|
Hakaretleri Çok Dinledik, Şimdi de Destekleyenleri Görelim |
|
Yazar Basından
|
|
Salı, 09 Şubat 2010 |
|
3H Hareketi Tekel Eylemi ile bazı sol-kemalist tandanslı kişilerin oldukça ağır tepkisiyle karşılaştı. Halbuki biz biliyorduk ki bu konuda sessiz kalmayı tercih etmiş nice insan, aslında tekel işçilerinin eylemi konusunda farklı düşünüyordu. İşte, hepsini koyamasak da, çeşitli haber siteleri ve web portallarından derlediğimiz bize gelen destek mesajları.
Haberturk.com
kesinlikle yaptıkları doğrudur, destekliyorum. yan yatarak maaş alma kapısı durumuna getirilmiştir devlet... (Misafir) tebrik ediyorum bu gurubu sonunan kadar arkanızdayız. evet tekel sigara üretmez yoksulluk ve yolsuzluk üretir eski hükümetlerin milatanları burda eylem yapıyor. esas işçi olanlar haklarını aldı yuvalarına çekildiler işlerine gittiler. (Misafir) teşekkürler, türk sendikacılığı haketmek üretmek üzerine değil,üretmeden yatıp yutma üzerine kurulmuştur.bir de ağızlarda bir slogan üretimden gelen güç.sahi siz ne üretiyorsunuz.sadece enflasyon. sayenizde işadamları uzakdoğuya kaçtı ve işsizlik hortladı.yok öyle millet sırtında mutlu azınlık (Misafir) bir tekel çalışanının yakını olarak bu arkadaşları tebrik ediyorum, yakınımın halini yıllarca ben biliyorum, hiçbir tekel işçisi aç değil kalmazda, yıllarca aldıkları yüksek maaşlarını biriktirmeyenlere hükümet ne yapsın, resmen saltanat sürdüler,ama devir değişti (Misafir) valla sessiz çoğunluğun sesi oldunuz. tebrikler. (Misafir) devlet isveren olmaktan cikip asli gorevi olan egitim, saglik, ekonomi, vs. ile ilgilenmesi gerekir. isletmeyi birakin ozel sektorler arz ve talebe gore ayarlasin. o zaman zaten herkes hakettigi kadar maas alir, is yapmayan issiz kalir. (Misafir)
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Şubat 2010 )
|
|
|
Televizyonda 3H Tekel Eylemi |
|
Yazar 3H Hareketi
|
|
Pazartesi, 08 Şubat 2010 |
|
TEKEL işçilerinin Ankara'da sürdürdükleri eylem, İstanbul'da bir grup tarafından protesto edildi. Taksim'de bir araya gelen "Hürriyet, Hukuk, Hoşgörü" (3H) gurubu üyeleri, devletçi politikalar ve oy kaygısıyla TEKEL işçilerine normalin üzerinde ücretler verildiğini belirterek bunun ceremesini bütün vatandaşların çektiğini dile getirdi. İşçilere teklif edilen şartların iyi seviyede olduğu ifade edilen basın açıklamasında, "devletin malı denizse biz domuzuz" yazılı pankart taşınması dikkat çekti. Ankara'da devam eden TEKEL işçilerinin eylemi bu kez karşıt bir grup tarafından protesto edilerek hükümetlerin devletçi politikalardan vazgeçmesi çağrısında bulunuldu. Taksim Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde toplanan 3H hareketi grubu üyeleri yaptıkları basın açıklamasıyla TEKEL işçilerinin eylemlerinden duydukları rahatsızlığı dile getirdi. İşçilerin eylemleriyle birlikte devletçi anlayışın iflas ettiğinin ortayı çıktığı, uzun vadede devletin sigara değil yoksulluk ürettiği savunuldu. Göstericiler, üzerinde "devletçi ekonomi anlayışına son", "tekel sigara üretmez yoksulluk üretir", "Devletin malı denizse biz domuzuz" yazılı pankartlar taşıdı.
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Şubat 2010 )
|
|
|
Yazar 3H Hareketi
|
|
Pazar, 07 Şubat 2010 |
|
BASINDA TEKEL PROTESTOMUZ Arkadaşlar; Onca baskıya, hakarete ve tehdite rağmen, eylemimizi yapmayı başardık. Bugün (7 Şubat Pazar) saat 10.00’da AKM önünde, Türkiye'de bir ilki başardık ve Tekel işçileri meselesiyle yaratılan populist rant ekonomisini protesto ettik, bu gizli sömürüye, kanıksanmış devletçi zihniyete hayır dedik.. Açıkçası provakasyonlara mahal vermemek ve protestomuzu sorunsuz bir şekilde kamuoyuna aktarmak için eylem yeri ve saatini değiştirme kararı aldık. Mecidiyeköy’de yanımızda olmaya niyetilenmiş ama eyleme katılamayan arkadaşlara destekleri için şimdiden teşekkür ederiz. Bizi sabote etmek için o yağmurda çamurda boşu boşuna bekleyen solcu ve kemalist arkadaşlar adına da çok üzgünüz:) Eylemimize basına yoğun ilgi gösterdi; google’a 3h hareketi ve tekel yazınca zaten görürsünüz. Sizin için seçtiğimiz haberler ise burada:
Vatan Gazetesi  Hürriyet Milliyet Haber Turk SamanyoluHaber Cnn Turk Kanal Turk Kanal D Ve tabii ki TKP :)
3H Hareketi, özgürlüklerimize göz diken kollektivist zihniyete akılcı ve barışçıl eylemlerle cevap vermeye devam edecek.. Siyasal, sosyal ve ekonomik hayatımızda 3H’nin hiç kaybolmaması dileğiyle. 3H Hareketi 3hhareketi.org
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Şubat 2010 )
|
|
|
Tekel Protestosu Basın Açıklaması |
|
Yazar 3H Hareketi
|
|
Pazar, 07 Şubat 2010 |
|
BİZ DE TEKEL İŞÇİLERİNİ PROTESTO EDİYORUZ! Son TEKEL özelleştirilmesiyle birlikte, devletçi ekonomi anlayış bir kez daha iflas etmiştir. Tarih göstermiştir ki, uzun vadede devlet sigara değil, ancak yoksulluk üretebilir. Bu konuda aslında geçmiş tüm hükümetler apaçık suçludur. Sırf oy alabilmek uğruna bu işçilere normalin çok üstünde maaş ve haklar verilmiştir. Bunun ceremesini de yıllarca cebimizden çıkan vergiler ve düşük büyüme oranlarıyla hep beraber ödedik. Şimdi soruyoruz ; birileri sırf “devlet memuru” diye neden diğer çalışanlardan farklı ücretlere sahip olmalıdır? Neden bazı insanlara, ‘ömür boyu iş garantisi’ verilmelidir? Bu mudur hak? Bu mudur adalet?
|
|
|
Tekel İşçileri, Devlet Baba ve 3H |
|
Yazar Ümit Çalık
|
|
Cumartesi, 06 Şubat 2010 |
|
Bilindiği üzere son günlerde ülkemiz gündeminde özelleştirilen Tekel’ de çalışma(ma)kta olan işçilerin eylemleri, talepleri yer almaktadır. Kamuoyundaki genel kanı özelleştirme nedeniyle iş değiştirmek zorunda kalan Tekel işçilerinin devlet tarafından mağdur edildiğidir. En son 3H Hareketi tarafından yapılan açıklamada ise asıl mağdur olanın Tekel işçileri değil, devlete sırtını dayayarak yaşamını garanti altına almaya çalışan bir azınlığın maliyetlerini sırtlanan halk olduğu vurgulanmış, bu nedenle Tekel işçilerini protesto amacıyla 7 Şubat’ ta bir eylem yapılacağı duyurulmuştur. Bireysel olarak takip ettiğim kadarıyla, 3H Hareketi tarafından yapılan duyuruya bazı çevrelerden sert tepkiler gelmektedir. Hatta bazen bu tepkilerin dozu kaçmakta 3H Hareketi üyeleri ağır ithamlara ve daha da vahimi edep dışı ifadelere, tehditlere mağruz kalmaktadır. Herşeyden önce bu edep dışı ifade ve tehditler 21. Yüzyıldaki Türkiye’ de bazı çevreler tarafından hala demokrasi, düşünce özgürlüğü gibi kavramların ne yazıkki benimsenememiş olduğunu göstermektedir. Gelen tehdit ve hakaretler bu açıdan çok üzücüdür. Hakaret düzeyindeki eleştiri ve tehditleri bir kenara bırakırsak gelen yorumlardan büyük bir kısmının Tekel işçilerinin mağdur tarafta olduğu, çözüm için devletin mağdur edilen işçilere derhal aynı şartlarda iş vermesi gerektiği, bu durumun gelecekte özelleştirme kapsamında olan kamu kurumlarında çalışan diğer işçilerin de başına geleceği, bu yüzden tüm kamu çalışanlarının Tekel işçilerine destek olması gerektiği şeklinde olduğunu görüyorum. Gelen yorumların genel olarak devlet babamızın zayıf, savunmasız işçilere karşı ayıp ettiği ve bu ayıbı ortadan kaldırması için işçilere aynı şartlarda iş vermesi gerektiği konusunda birleştiğini görüyoruz. Konuyu bu yüzeysel bakış açısıyla ele alan çevrelere göre devlet, adeta doğaüstü güçlere sahip, halktan kopuk tanrısal bir varlıktır. Devleti eline geçiren bir avuç insan canı istediği zaman istihdam sağlayabilmekte ve aynı şekilde de istediği zaman bazı insanları kapının önüne koyabilmektedir.
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 06 Şubat 2010 )
|
|
|
Statükonun Devamı mı Değişim mi? |
|
Yazar Mesut Önatlı
|
|
Perşembe, 04 Şubat 2010 |
|
Türkiye’de 1980lerle beraber şekillenen yeni bir çatışma alanı günümüzde en belirgin çatışma alanı haline geldi. Emek-sermaye, köylü-kentli, Türk-Kürt, Alevi-Sünni vb. çatışma alanları varlıklarını kısmen koruyor olsalar da oluşan bu yeni çatışma, bu çelişkileri kapsayan bir duruma geldi. Bu yeni çatışma alanı statüko-değişim çatışmasıdır. Bir tarafta mevcut sistemin (Kemalizm de diyebiliriz) devamından yana olanlar öbür tarafta talepleriyle bu sistemin değişmesi gerektiğini dile getirenler. Statükonun devamından yana olan cephede ordu, yargı, CHP, bunlar etrafında kümelenen sivil toplum örgütleri ve kısmen MHP sayılabilir. Değişim cephesine ise İslamcı Hareket, Kürt Hareketi, liberal-özgürlükçü yazar ve aydınlar, kısmen Aleviler ve önemli bir sivil toplum ağı yerleştirilebilir.
Bu cephelerin her biri içindeki güçler de kendi aralarında çatışmıyor değil fakat makro düzeyde temel amaç ve hedefleri onları statüko ya da değişim cephesine yerleştiriyor. Bu cepheleşme nasıl oluştu ve belirginleşti? Açık ki Kemalizm, yeni kurulan devlete ulus yaratma temel amacıyla işe koyuldu. Kemalizm’e göre ulus ayrılmaz organik bir bütündü. Ulusun içinde birbirleriyle çatışan farklı grup, sınıf veya örgütlenmeler olamazdı. Her şey birbirini tamamlıyor ve bir bütün olarak ulusu oluşturuyordu. Ulusu, Batıdan esinlendiği korporatist-dayanışmacı fikir doğrultusunda değerlendiren Kemalizm, bu tarz bir ulus yaratmak için bu bütünlüğü bozabilecek farklı her grup ve örgütlenmeyi tek merkezde toplama, buna karşı direnenleri de dışlayıp bastırma yoluna gitti. Bu durum Kemalizm’i gittikçe daha da tekçi, baskıcı ve yer yer faşizan bir yapıya büründürdü. Dahası Mustafa Kemal imgesi etrafında bir kutsallık oluşturulup Kemalizm’e olan veya olabilecek her türlü eleştiriyi yasaklama ve bu yolla bertaraf etmeye çalıştı.
|
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 04 Şubat 2010 )
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 81 - 90 Toplam: 915 |