Türkiye Gaza Bastı... Yazdır E-posta
Yazar Alper Akalın   
Çarşamba, 18 Temmuz 2007

http://www.konyapostasi.com.tr/posta/www/images/haber/haber_6328.jpg

Türkiye, geçtiğimiz cumartesi gecesi, İran ile yapmış olduğu doğalgaz anlaşması ile çok büyük bir başarıya imza atmış oldu. Anlaşma, hem zamanlama hem de taşımış olduğu stratejik önem sayesinde, bütün dünyanın ilgisini çekti. ABD ve Rusya’nın tepkilerine rağmen, bu projenin hayata geçmesi dahilinde, Türkiye,  jeopolitik anlamda daha da kilit bir ülke haline gelecek ve dış politikada elindeki kozlar daha da güçlenecek.

 

Hatırlanacağı üzere, Rusya’nın Kazak ve Türkmen gazını, Türkiye’den geçecek olan nabucco projesini by-pass ederek,  “güney akım” projesi ile Avrupa’ya taşıyacak olması, Türkiye’nin “Avrupa’nın enerji koridoru” olma iddiasını bir hayli zayıflatmıştı. Bu anlaşmayla, iran ile birlikte Türkmenistan doğalgazınının da  nabucco ile Avrupa’ya yeniden taşınacak olması,  Rusya’nın Avrupa’da doğalgaz tekeli olması yolunda önemli bir engel teşkil edebilir.


Rusya,  AB ülkelerinin doğalgaz ihtiyacının %41ini karşılamakta.  Bunun yanında Rusya’nın sürdürdüğü agresif enerji politikası, AB’yi git gide Rusya’ya bağımlı kılmakta. O kadar ki, ABD’nin Polonya ve Çekya’ya kuracağı füze sistemlerini bahane ederek, Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması’nı (AKKA)  tek taraflı olarak askıya almasına, AB çok da fazla ses çıkaramadı. Sovyetlerin dağılması ile ülkelere silahlanma ve askeri yığınak konusunda bazı sınırlandırmalar uygulayan AKKA’dan Rusya’nın çekilmesi, Rusya’nın Avrupa ve ABD için daha da tehlikeli bir durum arzettiğinin önemli bir göstergesi.

 

Fakat bu anlaşma yoluyla AB’ye sunulan alternatif, Rusya’nın doğalgaz konusundaki önemini biraz da olsun yitirmesine neden olabilir. Özellikle İran ve Türkmen gazının da bu proje ile piyasaya dahil olmasıyla beraber, Avrupa’da rekabetin iyiden iyiye artacağı ve bundan da en çok AB’nin yararlanacağı muhakkak. Bu yüzden, Rusya’nın AB nezdinde yitirdiği önemi, Türkiye’nin kazanacağını söyleyecek olursak mubala etmiş olmayız. Özellikle önümüdeki dönemde çok çetin geçmesi beklenen AB ile müzakereler konusunda Türkiye, bu proje sayasında masaya daha güçlü oturacaktır diye düşünüyorum.

 

Projenin önündeki tek engel olarak ABD’yi görebiliriz. İran’ın uluslararası anlaşmalar yoluyla serbest piyasaya yönlendirilmesi ve  küresel sisteme entegre olması, İran’ın demokratikleşmesi ve dünya için bir tehdit olmaktan çıkması için çok önemli. Ayrıca, yaklaşan Rusya tehlikesini dengeleyebilcek tek gücün İran olduğu da gözlerden kaçmamalı. Bu yüzden, İran’ın demokratikleşmesi konusunda samimi olduğunu göstermek isteyen ABD, bu anlaşmanın kendisi dahil bütün küresel aktörler için bir win-win durumu oluşturduğunu düşünmelidir..

 

Kısacası, Türkiye yaklaşan seçim gündemi içinde erise de, bu anlaşma ile çok büyük bir stratejik başarı yakalamıştır. Ülke içindeki sığ çekişmelerden nemalanarak oy toplamaya çalışan bazı siyasi güçlerin, vizyonlarını genişletmek adına bu tarz projelerden ilham alarak seçmen karşılarına çıkmaları, kendilerini halk gözünde daha samimi ve inandırıcı kılacaktır diye düşünüyorum.

 

Son Güncelleme ( Cumartesi, 17 Kasım 2007 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans