| Bir Cehalete Cevap |
|
|
| Yazar Efe Baştürk | |
| Pazar, 19 Ekim 2008 | |
|
[ Efe Baştürk, 3H Hareketi’nin sessiz ve derinden yürüyüşünü idrak edemeyip, bu hareket ve onun savunduğu liberal ilkeler ile dalga geçmeye yeltenen cesareti takdire şayan, cahillikleri ise ayan beyan belli olan kişilere bakın ne güzel cevap veriyor... ] Bu ülke sizin değildir! Bu ülkenin değerlerinin kendi kafanıza göre insanlara benimsetilmesi, benimsemezlerse hor görülmeleri hususunda kendinizi yetkili ve sorumlu görüyorsanız, hatırlatmak isterim ki, tarihte her şeyi bildiğini iddia edenlerin hepsi totaliter ve baskıcı olmuştur. Adları ise demokrasi tarihinin kara sayfalarındadır. Siz, kendi bilgi düzeyinizden ve fikirlerinden sorumlusunuz. Hiç kimsenin düşüncesini vicdan saflarına indirgeyerek meseleleri duygusal bağlama indirgeyip tribünlere oynama hakkınız yok. Burası herkesin aynı kıyafeti giymeye zorlandığı stadyum değildir! Burası, özgür insanların ve özgür felsefenin yeridir. Burası, liberalizme eleştiri getireceğiz diye çırpınan, fakat bunca çırpınmaya rağmen ortaya somut bir şey koyamayan, koyduğunu sanıp bir de üstüne üstlük cevap vermiş de bizi yerin dibine geçirmiş havalarında olanların idrak edebileceği bir yer değildir!
Keynesçi liberal ve Sosyal demokrat adlı arkadaşlarımızın yorum sayfasında paslaşmaları ve liberalleri ve liberalizmi sanki utandırmışlar da onun bir gururunu yaşıyorlarmış gibi davranmaları benim gibi pek çok liberal fikirdaşımı derin bir kahkahaya boğmuştur. Bu arkadaşların liberalizm ile ilgili bildiklerini bir başka yazının konusu yapardım fakat o yazı da birkaç satırdan ibaret kalırdı, bu nedenle olmayan bir şey üzerinden konuşmaya niyetli değilim. Elbette ki ifade özgürlüğü denilen bir şey var, herkes istediği şeyi söylemekte serbest. Ancak, görüyorum ki, bu beyler liberalizmin tortularından hiçbir şey kapamamışlar, kendilerini kolektif fikirlere o kadar çok adamışlar ki, liberalizmin sağladığı özgürlük dünyasını bünyeleri kaldırmıyor, hele bu imkanları bir olasılık olarak idrak etmeleri ise hayli zor görünüyor. Ama olsun, biz liberaller, ülkemizdeki bu kolektif düşüncenin sığlığına, baskıcılığına, her şeyi ben bilirim edasına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Entelektüel alanda yaşadığınız basitliği ve dar görüşlülüğü her konuda yüzünüze çarpmaktan biz usandık, siz usanmadınız! Hala bizi hedef alıyor, ortaya hiçbir argüman koyamıyor ve eleştirilerinizi cehalet kalıplarınızdan öteye götüremiyorsunuz. Sıkıştığınız zaman Atatürk’e sarılıyor, karşınızdakini Atatürk düşmanı ilan ederek fikirlerinizi meşru kılmaya çalışıyorsunuz. Savunduğunuz fikirlerin hiçbir maddi bilimsel alt temeli olmadığını sizler de çok iyi bildiğinizden dolayı ortaya koyup tartışmaya açtırmıyorsunuz. Her yorumunuzda yazdıklarınız çürütülüyor, ona rağmen bitmek bilmeyen bir saldırganlık ve inatla, hınç ile üzerimize saldırmaktan geri durmuyorsunuz. Her şartta savunduğumuz fikirlerden asla geri adım atmayacağımızı düşünemeden, tartışmayı vicdana indirgemeye, bizi devlet ve millet düşmanı gibi göstermeye çalışıyorsunuz. Cehaletinizin sizi vatan savunucusu, bizleri ise vatan haini yapacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu ülke sizin değildir! Bu ülkenin değerlerinin kendi kafanıza göre insanlara benimsetilmesi, benimsemezlerse hor görülmeleri hususunda kendinizi yetkili ve sorumlu görüyorsanız, hatırlatmak isterim ki, tarihte her şeyi bildiğini iddia edenlerin hepsi totaliter ve baskıcı olmuştur. Adları ise demokrasi tarihinin kara sayfalarındadır. Siz, kendi bilgi düzeyinizden ve fikirlerinden sorumlusunuz. Hiç kimsenin düşüncesini vicdan saflarına indirgeyerek meseleleri duygusal bağlama indirgeyip tribünlere oynama hakkınız yok. Burası herkesin aynı kıyafeti giymeye zorlandığı stadyum değildir! Burası, özgür insanların ve özgür felsefenin yeridir. Burası, liberalizme eleştiri getireceğiz diye çırpınan, fakat bunca çırpınmaya rağmen ortaya somut bir şey koyamayan, koyduğunu sanıp bir de üstüne üstlük cevap vermiş de bizi yerin dibine geçirmiş havalarında olanların idrak edebileceği bir yer değildir! Liberalizm, sizden önce varolan, sizden sonra da var olacak olan ve dünyanın geleceğinde değerleri tüm insanlığın barış içinde yaşamasına imkan sağlayabilecek olan tek düşünce akımıdır. Refah, zenginlik, üretim, özgürlük, demokrasi, girişim, ifade hürriyeti, mülkiyet, ancak bu fikir içerisinde kendisini göstererek toplumların kalkınmasına yardımcı olmuştur. Sizin gibi müdahale aşkıyla yanıp tutuşan, başkalarının paralarıyla başkalarını geçindirme sevdası içinde olup, savunduğu ütopyanın hayalinde sosyalist rejimlerin felaketlerini göremeyen, milyonlarca insanın açlıktan öldüğü demokratik sosyalizmin(sizin sosyal demokrasi diye adlandırdığınız şeyden bahsediyorum) pek çok örneğinin görüldüğü yerlerde katliamları es geçen insanlar olduğu müddetçe liberalizme saldırılar olacaktır. Ancak bizler, entelektüel hayatta sizlerin yaşatmış olduğu bu yozlaşmayı ortadan kaldırarak kimin ne olduğunu, neyi savunduğunu, savunduğu şeyin insancıl olup olmadığını göstereceğiz. Bunu açık yüreklilikle, korkmadan, tüm fikir gücümüzü ortaya koyarak yapacağız. Sizin çarpık eleştirileriniz ve kuru gürültüleriniz liberalizmi yıkmaya yetmez. Liberalizm, cehalet ile ortadan kaldırılabilecek bir şey değildir. Liberalizm, kanla dolu vahşet tarihinin arasında insanlığın yaşadığı en muazzam fikri gelişmeyi yakalayan yegane şeydir. Sizin bunu anlamanız zordur. Siz, hiçbir zaman insanı insan gibi görmeyen bir düşüncenin, kolektif felsefenin, savunucularısınız. Sizler, insanları bir araç gibi görerek, onları savunduğunuz düşüncenin altında zorla toplamak isteyen, kendini toplumun akil beyni olarak gören bir zihniyet yapısına sahip olan insanlarsınız. Sizler, insanların hak sahibi olduğu gerçeğini türlü ideolojik kalıplara sığınarak ve aşırı özgeci bir ruh haliyle saptıran insanlarsınız. Siz, herkesin iyiliğini istediğinizi sanırken kendinizi yanılmaz bir ruh hali içerisine alarak diğer insanlardan daha üst mertebeye yerleştiriyorsunuz. Siz Tanrı değilsiniz! İnsanın zihninin yetersizliğini öne sürerek gerçek bilgiye eksiksiz biçimde hiçbir insanoğlunun ulaşamayacağını öne süren Sokrates’i idama mahkum eden de sizin zihniyetinizdi. Ve siz, Platon’dan aldığınız mirası Hegel ile zirveye çıkardınız, Stalinizm ve Nazizm ile vahşete dönüştürdünüz. Sizi ve düşüncelerinizi, tarihe eklediğiniz kanlı zaferlerinizden ötürü tebrik ederim. Bizler, sizin deyişinizle, tatilden döndük, buradayız. Tüm fikri gücümüzle ve liberalizm değerlerine olan inancımız ve donanımımızla karşınızdayız. Ancak her şeyden evvel, bu tartışmayı galip bitireceğinizden ötürü sizi şimdiden tebrik ederim. Bir alimin sözünü hatırladım: “cahillerle girdiğim tüm tartışmaları kaybettim”. Tebrik ederim. |
|
| Son Güncelleme ( Pazar, 19 Ekim 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


