| Kapitalizm ve Emek |
|
|
| Yazar Çeviren: Alican Gülsevin | |
| Cumartesi, 13 Eylül 2008 | |
|
İşçilik ve Asgari Ücretler En Düşük İşçilik Ücretleri Kapitalist Düzenlerde Değil Midir? Hayır. Kapitalist düzende bir kişinin ücreti, o kişinin üretim kapasitesine bağlıdır. Bu; Michael Jordan’ın veya bir doktorun, asgari ücretten milyonlarca dolar fazla kazanmasının sebebidir. Söz konusu ücret, kişinin ürettiği miktara ve ürettiği metanın kalitesine bağlıdır. Amerika’daki fabrika işçilerinin daha yüksek ücret alma sebebi de sermayenin kullanılabilmesi için daha yüksek miktarda ürün üretmeleridir. Asgari Ücretin Ayarlanmasının Yolu Bunu Düzenleyen Kanunlar Değil Midir? Eğer asgari ücretleri yükseltmek, kazancı yükseltmenin gizli formülüyse, neden hükümetler asgari ücretleri milyonlarca dolara çekmek suretiyle herkesi zengin yapmıyor? Bu; üçüncü dünya ülkelerindeki fakirliği dahi çözer miydi, yoksa herkesin işsiz kalmasına mı sebep olurdu? Gerçek şu ki, asgari ücretin değerine uygun üretim yapmayanlar bu kanunlar sebebiyle işsiz kalacak, asgari ücret değeri üzerinde üretim yapanlarınsa böyle kanunlara ihtiyacı olmayacaktır. Eğer bir işçi –Michael Jordan olduğunu varsayalım- ürettiği şeyin karşılığını yeterince alamıyorsa, ona hizmeti karşılığında daha fazlasını öneren biri çıkacaktır. Bu işçi için yapılan bir rekabettir, asgari ücreti yükselten de tam olarak budur. Kapitalist Düzende İşçi Ücretlerini Belirleyen Unsur Nedir? Ücretleri belirleyen sistem, demin bahsedilen sistemle aynıdır. Ücretler herhangi bir işveren tarafından değil, serbest piyasa ekonomisi tarafından belirlenir. Fiyatları yükselten şirketlerin işçiler için verdiği mücadele, azaltan ise işçiler arasındaki mücadeledir. Sendikalı işçiler ve sendikaları, sendikaya üye olmayan işçileri çalışılan endüstrilerden tasfiye etmek için sendika birliklerini kurmuşlardır. Bu mücadelede de işçiler arasındaki rekabeti azaltmakta ve üretimi baltalamaktadır. Şirketler buna engel olduğu takdirde, tarafsız ve rahat bir ortamda çalışma sağlanabilir. İşçiler de İşverenin Elde Ettiği Karı Paylaşma Hakkına Sahip Değil Midir? Neden işçiler kar durumunda sürekli bundan pay talep etmekte ve zarar durumunda bu zarardan herhangi bir pay talebinde bulunmamaktadır? Neden bu zarardan pay almak için çırpınmamaktadırlar? Eğer tüm karın biricik mimarı işçilerse, neden tüm zararların yegane sorumlusu da onlar değildir? Açıkça görünmektedir ki işçiler, sadece kendilerinden beklenen görevden sorumludur. Yaşanan tüm zararların sorumluluğu da, karların sorumluluğu gibi, işverene aittir. Eğer işvereni bir işçiye, onun sömürüldüğünü hissetmesini sağlayacak kadar düşük bir ücret ödüyorsa ve işçi başka bir kurumda daha iyi bir iş ve ücret bulabileceğini düşünüyorsa, daha yüksek ödeme yapan bir kuruma gitmekte serbesttir. Sovyet Rusya, Nazi Almanya’sı ve Komünist Çin’deki herhangi bir işçi gerekli kurumlara başvurmadan işi bırakmayı deneyecek olursa, gerçek sömürünün ne olduğunu kısa bir süre içinde öğrenecektir. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 28 Ekim 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


