| Sosyal Devletin En Büyük Savunucusu: AKP (2) - Muhafazakâr Sosyal Demokrasinin Doğuşu |
|
|
| Yazar Kürşat Çetinkoz | |
| Salı, 19 Ağustos 2008 | |
|
Edibe Sözen taslağını gündeme getiren şey ibadethane vakası oldu. Bu da Muhafazakâr Sosyal Demokrat olmaları sebebiyle yaptıkları bir çıkarım. Zannedersem Edibe hanımın gençlik konusunda ya danışmanı yok ya da yanlış kişilere danışıyor. Ayrıca Türkiye gerçeklerinden ve gençlerin sorunlarından o kadar uzak ki bakın ibadethane konusu kendisine sorulduğu zaman ne demiş: “Buradaki çıkış noktamız Batı. Batıdaki birçok okulun kampüsünde farklı dinlerden insanlar olduğu için onların ihtiyaçları gündeme geliyor. Bu ihtiyaçları karşılamak için kampüslere ibadet yeri açılıyor. Türkiye’de daha önce yabancı öğrenci olmadığından böyle bir ihtiyaç yoktu. Ama artık Erasmus Projesi çerçevesinde Batı’dan gelen öğrenciler var. Teklifimi bu gerçeklikten hareketle hazırladım. Üniversite sadece bir eğitim-öğretim yeri değil aynı zamanda kampüs olarak sosyal, kültürel bir mekân. Şu anda ibadethane için bir talep yok ama biz bu teklifimizle geleceği düşündük. Biz farklı dinlerin ibadethanelerinin açılmasını öngörüyoruz. Alevilik bir din değil bir mezhep. Dolayısıyla teklifimiz Aleviliği, Cemevlerini kapsamıyor. Özrü kabahatinden büyük derler ya tam öyle bir açıklama. Türkiye’de yaşamasak, Türkiye hakkında şu fikirlere sahip olabilir. 1- Bu ülkede ya herkes Müslüman’dır, ya da Müslüman olmayanlar üniversiteye gidemezler. 2- Üniversitelerde Müslüman öğrenciler ibadetlerini gerçekleştirecek bir yere sahiptir veya böyle bir talebi yoktur zira ibadetlerini içten içe yapmaktadırlar. Ya da bu Müslüman öğrenciler dindar değildir. Ayrıca gelen Erasmus öğrencilerinin hepsi dini bütün insanlardır. 3- Türkiye’ye Erasmus kapsamında sadece Gayrimüslimler gelir. 4- Türkiye’de Kilise veya Sinagog yoktur. 5- Bütün Dünyalılar ilahi dinlere inanır. 6- Gelenek olarak AKP’li Siyasetçiler bir talep olmadan “ya olursa” diye önceden yasa tasarısı hazırlarlar 7- Türkiye’de Mezhepsiz bir Müslümanlık benimsenmiştir. Bunların kaçı doğru, kaçı gerçekle uyuşmakta? Hiçbiri. Sorun gayrimüslim sorunundan da öte bir boyutta kilitlenmekte bence. Zira gayri Müslimlerin sorunları ibadethane değil. Ya da Erasmusçuların böyle bir talebi yok. Zaten ülkemize gelen Erasmus öğrencilerinin çoğu ya Türk asıllı ya da ateist. Sorun Mezhepsizlik ve Ateizm üzerine hatta üniversite öğrencilerinin sorunu olmaktan da öte. İlk ve orta dereceli okullar bazında bir sorun var burada. 18 yaşına gelene kadar çocukların sorumlulukları velilerine aittir ve din devletin alanından çok uzakta bireyin en özelinde var olan bir olgudur. Her birey kendi evladını istediği gibi yetiştirme konusunda özgürdür Birey kendisinin sorumlusu olduğu bir çocuğu okula yolladığında orada adı konmamış bir ibadethane olacak. Mesela okulda bir mezhebin takipçileri olsa ve bu kişi bu mezhebi ( veya hiçbir mezhebi) takip etmiyorsa bu çocuğun üzerinde diğer mezhebin baskısı olmayacak mı? Ya da kişi Ateistse ve çocuğunun bu şekilde bir ortamda olmasını istemiyorsa ne olacak. Bize ne canım sosyal devlet sana ibadethaneni veriyor. Tıpkı okulu verirken sormadığı gibi: kesin sınırlarla belirlenmiş bir müfredat ezberci yetişmiş lise bitirmesine rağmen okul sayesinde hiçbir yetenek elde edememiş milyonlarca genç işte sosyal devletin size sunduğu imkânlar bu! Edibe Hanım’ın aklının çok karışık olduğu açık. Kendisinin gençlik konusunda büyük hizmetlere imza atmak gibi bir amacı varsa biz 3H Hareketi olarak kendisine danışmanlık yapabiliriz. Bu sayede gençliğin gerçek sorunlarını çözerler belki. |
|
| Son Güncelleme ( Pazartesi, 18 Ağustos 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


