Liberalizm Açığı * Yazdır E-posta
Yazar Taha Akyol   
Pazar, 20 Temmuz 2008

http://www.theatlasphere.com/ximages/main-gaetano-fountainhead.jpg

RAKAMLARI Milli Kütüphane’den aldım: 1923’ten 1980 yılına kadar geçen 57 yıl içinde adında “Liberalizm” kelimesi bulunan sadece 85 kitap yayımlanmış! Benim tespitlerime göre Tek Parti devrinde liberalizm konusunda bir kitap çıkmıştı, o da 1949’da yayımlanan “Liberalizm Nedir” adlı popüler düzeyde bir kitaptı.

Fikir tarihinde Prens Sabahattin Bey gibi büyük bir isme sahip olan Türkiye’nin liberal felsefe konusunda ne kadar habersiz kaldığını gösteriyor bu rakam!

Ama 1980’den sonra bir “liberalizm” patlaması gerçekleşmiş: 1980 yılından bugüne kadar geçen 27 yılda, adında “Liberalizm” kelimesi bulunan, yayımlanmış kitap sayısı tam 507’dir!

Bu patlama çok şeyi gösteriyor: ‘Özal devrimi’nin etkisini gösteriyor, 1980’den sonra dünyaya açıldığımızı, dünya ekonomisi gibi dünya fikir ve felsefe mirasıyla da temasa geçtiğimizi gösteriyor. Bir şey daha gösteriyor: çok yeni olduğu için liberalizmin ‘felsefi’ düzeyde algılanmasındaki zorluk ve bilgi yetersizliği...

Özellikle liberalizmi eleştirenlerde cehalet düzeyinde bilgisizlik göze çarpıyor.

“Liboş” lafı bu cehaletin bir belgesidir. Halbuki iyi incelenmiş bir liberalizm, felsefi düzeyi yüksek ve ciddi eleştirilere tabi tutulabilir. Bu düzeyde ciddi eleştirileri hak eden yönleri de vardır üstelik.

Modern toplum?
Modern toplumların olmazsa olmaz bazı özellikleri var: Modern toplumlar ulus-devlet olarak yönetiliyor; çok-uluslu imparatorluk yapısına sahip tek modern devlet yok...

Modern devletler demokratiktir; teokrasi, faşizm, komünizm, militarizm ve her türlü Tek Parti rejimleri çağdışı kalmıştır. Modern devlet, hukuk devletidir; fermanla da, emirle de yönetilemez.

Modern devlet gibi modern toplum da demokratiktir. Mülkiyet hakkı, fikir, inanç ve teşebbüs hürriyetleri adeta kutsallık derecesinde saygı görür. Toplum çoğulcudur; tek fikirli toplum projeleri çağdışıdır.

Modern toplum eğitimlidir, meslekleri adeta sonsuzca çeşitlenmiştir. Dışa açıktır, dünya ile sadece ekonomik değil, aynı zamanda akademik ve entelektüel ilişkileri de gelişmiştir.

Bütün bunlar sayesinde modern toplumlar dinamiktir...

Liste uzatılabilir ama bunlarsız modern toplum olmaz.

Sağ ve sol
Modern toplumun bu olmazsa olmaz niteliklerinden mülkiyet hakkı, teşebbüs, inanç ve fikir hürriyetleri, sınırlı devlet, siyasi çoğulculuk, bireyin önceliği gibi çağımızda modern toplumların temelinde yer alan birçok felsefi prensip liberal felsefenin damgasını taşır.

Sosyalist ve muhafazakâr akımlar ise, kendi işlevleriyle modern toplumun başka yönlerini inşa ettikleri gibi liberalizmi dengeleyerek de toplumsal gelişmeye katkıda bulunmuşlardır.

Fransız geleneğinde sol reformcu olmaktan çok devrimciydi, muhafazakârlık tutucuydu, liberalizm ise hayli cılız kalmıştı. Raymond Aron, bu yüzden, Fransa’da ideolojilerin çok katı olduğunu, siyasi çatışmaların çok sert geçtiğini hatırlatır. Ülke yüz elli yıl istikrarsızlıklar içinde çalkalanmış, ‘iş’ yapmaya yönelik pragmatizm ve hakemlik yapacak tarafsız yargı kültürü de yeterince gelişmemişti. Bu konuda Aron’un Demokrasi ve Totalitarizm adlı kitabı, yüzlerce kaynaktan biridir.

Türkiye’de liberalizmin felsefi gecikmişliği ile sosyal demokrasinin fiilen yokluğu, çok ciddi iki siyasi problemimizdir. Kavgalarımızın sertliğinden görülüyor zaten!

* Milliyet, 19 Temmuz 2008

Son Güncelleme ( Cumartesi, 19 Temmuz 2008 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans