Bizim Günümüz Aydın (Video) Yazdır E-posta
Yazar Alper Akalın   
Perşembe, 03 Temmuz 2008

Duyduk ki, NTV spikeri Duygu Canbaş, ergenekon operasyonu dahilinde emekli orgenerallerin tutuklanmaya başlamasının hemen ardından telefonla konuk ettiği konuşmacıyla şuna benzer bir dialog yaşamış ..

Duygu Canbaş: Günaydın Efendim..

Konuk: Günaydın..

DC: Aslında, günün çok aydınlık olduğunu söyleyemeyeceğim..

Medya’nın bu operasyonu küçültmek için kullandığı dil çok komik.. NTV’nin de bu medya sınıfı içerisine girmesi ise vahim..

Bazı köşe yazarlarının hamasi ve işe yaramaz salvolarını boş geçiyorum..

Ama gazete manşetlerinde kullanılan dile dikkat etmek lazım..

Mesela Hürriyet,  tutuklanan generalleri ima ederek “ Dağda terör avına çıkarken taş üstünde uyumaktan gocunmayan bir asker için, hapishane koğuşu çok da konforsuz olmasa gerek” mealinde sözlerle operasyonu duyurdu web sitesinde ..

Amaç belli.. Duygu sömürüsü ve çarpıtmalar yoluyla operasyonun ehemmiyetini kamuoyu gözü önünde düşürmek.. 

 

Yukardaki dilin bayağılığında bir çok karalama haber mevcut son iki gündür hürriyet gazetesi ve yandaşı medyada..

AKP kapatılması davası sırasında hukuka sonuna kadar güvenmek ve saygı duymak lazım diyenlerin, hukuk tarafsızlığını kaybetmiştir diye şu an bas bas bağırıyor olmaları üzerine,  “Daha önceleri nerelerdeydiniz?” şarkısı aklıma gelmedi değil..

Yalnız, AKP yanlısı medyanın da hınç alırcasına, bu operasyonda tutuklananları komik bir dille aşağılayarak haber yapması da, işin bir başka gıcık boyutu

Mesela, Sinan Aygün göz altına alındıktan sonra “Suçum Atatürk’ü sevmek” gibisinden bir laf etti..

Göz altı sonrası, evindeki kasasından 2 milyon euro çıkan Aygün’e bir polisin “ Atatürk’ü seviyorsunuz ama paraların üstünde Atatürk yok” gibisinden verdiği populist ve bayağı cevabını , al işte kapak olsun formatında vermek de oldukça mide bulandırıcı..

Her neyse, gazetelerin karşılıklı seviyesiz propagandalarını bir yana bırakıp esas konuya gelelim.

Bu operasyon, doğurduğu iki önemli sonuç açısından oldukça yararlı olmuştur..

İlk olarak, operasyon dahilinde göz altına alınan kişilerin çoğunluğunun öyle ya da böyle rejimi tehdit etme suçuna bulaştığı bazı belgelerle tescillenmiş olsa da, iddianeme hazırlanmadan, ne ile suçlanmadığını bilmeyen ve  1.5 yıldır içeride tutulan kişilerin mevcudiyeti, başlı başına bir hukuksuzluk..  Ve bu vahim durum, yargının tarafsızlığını ve hudutlarını kaybetmesi halinde ne tür garabetlerle karşılaşabileceğimizi gösterdiği için, AKP’nin temelsiz suçlamalarla kapatılmasını hiddetle savunan radikal kemalistlere, ülkede yaşanan anti-demokratik olaylara daha empatik ve özgürlükçü gözlerle bakma fırsatı doğurabilir. Ya da ben öyle umuyorum..

Bir ikincisi ve daha önemlisi, bu operasyon, 80 yıldır dokunulmazlıklarını 2 darbe ve 3 darbe girişimiyle pekiştiren ordu mensuplarının, artık dokunulabilir olduğunu gösteren ilk emsaldir. Görev süreleri boyunca yaptıklarından, emekli olduktan sonra mesul olacaklarını bilen generallerin,  ülke savunması dışındaki meselelere bulaşma hevesleri, son gözaltılar ile birlikte iyice kırılabilir.. Ya da, ben öyle umuyorum..

Bu umutlarımız boşa çıkabilir.. Yine de ne olursa olsun, halk tarafından başa getirilenleri, halk desteği aramadan devirmeye hazırlanan bu askeri ve sivil “komitacıları” göz altına alma cesaretini gösterebilmiş bir Türkiye ile,  bizim günlerimiz çok aydına benziyor.. Ya sizin ki ?

Son Güncelleme ( Cuma, 11 Temmuz 2008 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans