| Türkiye'de Siyasetin Finansman Sorunu * |
|
|
| Yazar Ural Aküzüm | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Cuma, 09 Mayıs 2008 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Aşağıdaki tabloda da göründüğü üzere 2002–2007 yasama döneminde 5 siyasi parti toplam 728 Milyon TYL, (yaklaşık 600 Milyon dolar) hazine yardımı almışken, Hillary Clinton, Barrack Obama ve John McCain ve diğer adaylar arasında 2007 yılının başından beri süren ABD Başkanlık seçimleri için, kaynağı belirli ve şeffaf biçimde toplanan paraların miktarı henüz 500 Milyon Dolar’ı aşmamıştır. ABD’de bu “fund raising” kampanyaları son derece şeffaf ve kurallara uygun yapılmaktadır. Devlet siyasi partilere hazineden bir yardım yapmamaktadır. Hem 1965 yılında çıkarılan 648 sayılı siyasal partiler kanunu hem de 1984 yılında çıkarılan 2820 sayılı Siyasal Partiler kanunu ülkemizdeki siyasi iklimin yarattığı fırtınalar nedeniyle çok sayıda değişikliğe uğramıştır. Her ne kadar Almanya, Fransa, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde de siyasi partilere hazine yardımı yapılıyor olsa da bunun koşulları ve miktarı Türkiye’deki şartlardan çok uzaktır. 2820 sayılı Siyasal Partiler Kanununun “Gelirler ve Kaynakları” başlıklı 61 inci maddesinde siyasal partilerin ne tür gelir elde edebilecekleri sayma yolu ile belirtilmiş bulunmaktadır. Türkiye’de hazine yardımının yasalarımızda bütçenin 5 binde 2’si oranında yapılacağının sabit olması, Türk ekonomisinin küresel ekonomiye entegre olması ve büyümesi ve bütün bu faktörlere bağlı olarak Gayrisafi Mili Hâsıla’nın da artması nedeniyle Siyasi Partilere Hazine Yardımı’nın 2007–2012 yasama dönemi için 800 Milyon–1 Milyar Dolar seviyesine geleceği öngörülmektedir. Bu “forecasting”, yani uzun vadeli öngörü döviz kuru ve diğer makro-ekonomik değişkenlere göre az da olsa değişebilir. Yukarıda anlattığımız 2007–2012 yasama döneminde 3 siyasi partiye yapılacak hazine yardımının boyutlarını anlatmak için bazı veriler ortaya koymak gerekir;
Bu para, evrensel demokratik normların geçerli olduğu hiçbir ülkede genel bütçeden bu ölçüde siyasi partilere dağıtılmamaktadır. Üstelik Türkiye’de siyaseti finanse eden, belediyeler, bağışlar ve sair katkılar bu rakamların içinde yer almamaktadır. Yüzde 7’lik yardım barajını aşamayan partilere oy veren 2 milyon 419 bin 630 seçmenin oylarını alan partiler bu yardımdan yararlanamamıştır. Bu durum demokratik rekabet ortamının oluşamamasına neden olmuştur. 2007’de yapılan genel seçimlerde en çok oy alan beş parti, bir önceki yasama döneminde en fazla hazine yardımı alan beş siyasi partidir. Her ne kadar matematiksel olarak doğrulanamasa da, siyasetin finansmanının çok belirleyici olduğu Türkiye gibi ülkelerde bu durum ciddi bir adaletsizlik yaratmaktadır. Bu nedenle demokratik siyasetin, eşitlikçi ve rekabetçi yapıda olması için;
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Son Güncelleme ( Cuma, 09 Mayıs 2008 ) | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


