Yeter ki Devlet Toplumdan Elini Çeksin Yazdır E-posta
Yazar Bilal Sambur   
Salı, 04 Mayıs 2010

http://z.mimy.org/dosyalar/1_mayis_2008_7.jpgOtuz üç yıl  aradan  sonra ilk defa 1 Mayıs’ın Taksim’de kitlesel olarak kutlanmasına izin verildi. Kalabalıklar, Taksim’e aktı ve hiçbir olay çıkmadan 1 Mayıs  şenlik havasında kutlandı. 1 Mayıs’ın bayram havasında kutlanmasını ve kutlamalar sırasında hiçbir olay çıkmamasını,  toplumumuzun olgunluk düzeyini  göstermesi açısından önemli bir pratik olarak değerlendirebiliriz.

1 Mayıs denince hepimizin şimdiye kadar bu tarihten korkmasının ve endişe duymasının arkasında   geçmişte yaşanılan kanlı bir katliam vardır. 1 Mayıs 1977’de meydandaki bir otelin üstünden  kalabalığa açılan  ateş sonucu otuz yedi  masum insan hayatını kaybetti ve onlarca kişi yaralandı. 1 Mayıs ve Taksim Meydanı’nın böyle bir katliamla özdeşleştirilmesi  büyük bir talihsizliktir. Bu katliam, Taksim’i ve 1 Mayıs’ı kirletmekle kalmadı, hepimize de gözdağı verdi.

Bu katliam sayesinde  dağlara taşlara korku sindi,   birçok şeyi konuşmaya ve düşünmeye korktuk. Çünkü kendimizle ilgili birçok şeyi  düşünüp ve konuştuğumuz takdirde başımıza  1 Mayıs katliamı gibi felaketler gelmesinden korktuk. Daha doğrusu  1 Mayıs katliamıyla katiller, yaşamak için en iyi yolun korkmak ve susmak olduğu mesajını hepimize  yıllarca verdiler.

Yıllarca yaşadığımız  bu  korku  dünyasından sonra bugün Taksim’de  1 Mayıs’ın  bayram havasında kutlanması çok olumlu bir gelişmedir. Taksim’de 1 Mayıs’ın kutlanması önemlidir, ancak yeterli değildir, çünkü  1Mayıs 1977 katliamını kimin gerçekleştirdiğini hala bilmiyoruz ve bu katliamın failleri hala cezalandırılmış değildir. Yıllardır 1 Mayıs 1977 katliamının kontrgerilla tarafından yapıldığı yazılıp konuşulmaktadır. Başka bir ifade ile toplum nazarında, 1 Mayıs 1977’inin faili meçhul değil, bilinmektedir. Bu fail,  kontrgerilla ya da günümüzdeki ifadesiyle derin devletten başkası değildir. 1 Mayıs katliamının faillerinin şimdiye kadar yakalanmaması ve cezalandırılmaması, insanım diyen herkesin vicdanını yaralamakta, ahlaki ve insani açılardan rahatsız etmektedir.

1 Mayıs 1977 katliamının, 12 Eylül 1980 darbesine  zemin hazırlamak ve darbe şartlarını olgunlaştırmak için   yapıldığı şeklindeki düşünceyi bugün geniş toplum kesimleri paylaşmaktadır. 1 Mayıs katliamının devamı olarak işlenen Doğan Öz ve Abdi İpekçi cinayetleri, Maraş-Çorum  katliamları hep 12 Eylül darbesine  meşruiyet sağlamak için yapılan kanlı organizasyonlardır.

Bugünlerde Meclise bir grup milletvekili tarafından   Sivas-Çorum ve Maraş katliamlarının araştırılması için bir önerge verilmiştir. 1 Mayıs 1977 katliamını organize eden güç ile Sivas-Çorum ve Maraş katliamlarını dizayn eden güç aynıdır. Ancak bu güce bir türlü erişilememesi, onun devletin ötesinde ve üstünde bir güç olarak tasavvur edilmesine neden olmuştur. Meclisin,  kendisini devletin ve milletin üstünde ve ötesinde gören bu gücü ortaya çıkarması ve ondan yaptığı bütün kirli işler için hesap sorması gerekmektedir.

Yıllarca, Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs kutlamalarına izin verildiği takdirde ortaya bir çok güvenlik probleminin ortaya çıkacağı klişesi tekrar edilerek  kutlama yapılmasına izin verilmedi. 1 Mayıs’ta insanların  coşkuyla Taksim’de kutlama yapması ve ortaya hiçbir güvenlik probleminin çıkmaması, resmi güvenlikçiliğin paranoyak özünü ortaya koyduğu gibi  toplumun özgürlükçülüğünü ve olgunluğunu tezahür ettirmektedir. Devlet, toplumu manipüle etmediği ve kışkırtmadığı sürece, Taksim’de, Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da katliam olmamaktadır. Yeter ki devlet, toplumdan elini çeksin! O zaman  birçok şeyin normalleştiği görülecektir.1 Mayıs 2010 kutlamaları, devletin değil toplumun aktör olması halinde   bu ülkede her şeyin daha çok normalleşeceğinin ve  doğallaşacağının bir uygulaması olmuştur.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Mayıs 2010 )
 

Yorumlar  

 
0 #5 RE: Yeter ki Devlet Toplumdan Elini ÇeksinAttilas Yalcin Tülü 2010-05-26 13:06
" MUSTAFA KEMAL ATATÜRK "

Atam
Kimimiz tam
Kimimiz tam tam

****
COK ÖZLEDIK
DÖN GEL GERI
GÖZLERIMIZ YOLLARDA
KULAKLARIMIZ KAPIDA
NEREDE KALDIN
GEL ARTIK GAYRI

TOPRAK KURUYOR
CICEKLER SOLUYOR
NREDE KALDIN
GEL ARTIK GAYRI

ZAMANI SOKTULAR SAATIN ICINE
UZUN SÜPÜRGE KUYRUKLU AK TILKILER
DANS EDIYOR ICINDE
KUYRUKLARI BIRBIRINE DEGMEDEN

AK TILKILERIN ÖDLERI KOPUYOR
ÖDLERI KOPACAK DIYE
YEMINLERI VALLAH BILLAH
AYÜCE ALLAH´I SATIYORLAR
DUA ILE SU FIYATINA
CÖLE GIDEN YOLLARA DENIZ FENERI DIKTILER
KAGITTAN KAYIKLAR GEMI NIYETINE

****PADISAHIN GAVUR DEDIGI
BASI KILLI
GÖGSÜ KILLI
KICI KILLI
AMA
GAVUR AKILLI
NEDE OLSA PADISAH AK´LI
AMA
ATTILAS HAKLI


*****DEGISME FORM ´DUR
GELISME REFORM´DUR*****
Alıntı
 
 
0 #4 RE: Yeter ki Devlet Toplumdan Elini ÇeksinAttilas Yalcin Tülü 2010-05-26 12:51
***Allah Türkiye Cumhuriyeti Devletini Tekne kazintisi padisah Tayyipson´dan ve disi ak ici kara AK´tan korusun!

***Allah Türk´ü Türk´ten korusun!

***Allah Müslüman´i Müslüman´dan korusun!

***Allah Atatürk´cülügü Atatürkcü´lerde n korusun !

?????????????????????????????????????????

*** Millet hasta
Devlet hasta
Hükümet padisah rüyasi görüyor!

***1923.....Günes
............Ay
............Yildiz
2oo2.........Mum

Mumu üflemeye gerek yok,yakinda kendiliginden sönecek !

****Ne yaptik ki Turkiya icin ?
Birde cennet isteriz
Hele kimileri var
Cehennemlik bile degil !

***AYNANIN ÖNÜNDEKI EKMEK PADISAHIN
AYNADAKI SENIN
SEYRET,SEYRET KARNIN DOYSUN !

*** KARDESCE***

EKMEK ARTIK ASLANIN MIDESINDE
BIZIM HAKKIMIZ GERISINDE
SURDA KAC MILYARIZKI
PAYLASIRIZ KARDESCE

www.ellada1-turkiya1.eu
Alıntı
 
 
-1 #3 RE: Yeter ki Devlet Toplumdan Elini Çeksinyiğit 2010-05-06 19:08
Mehmet Ali Birand'ın yaptığı 12 eylül belgeselinin bir bölümünde o dönemin CİA genel başkan yardımcılarında n olan bir kişi aynen şu sözleri söylüyor:

"12 eylül darbesi olmasaydı komünistler iktidara gelecekti"

inanmıyanlar belgeseli bulsun ve izlesin..
Alıntı
 
 
+4 #2 RE: Yeter ki Devlet Toplumdan Elini ÇeksinMustafa GUNEY 2010-05-05 18:08
O donemde hayatta olmasa da ailesinde cok sayida magdur insan olan, Bursa'dan Mamak'a Sultanahmet'ten ve Selimiye'den Diyarbakir'a cok sayida aile uyesi ( ki iclerinde tutuklandiginda 60 yaslarinda olan da var, 15 yasinda olan da ) tutuklanip yillarca cezaevinde kalan bir kisi olarak niye anayasa degisikligine karsi oldugumu yazayim. Karsiyim, cunku tarihe baktigimda bazen birilerinin gecmisteki kotu bir olayin magdurlarini kullanarak yeniden kotu bir sey yapmasinin mumkun oldugunu goruyorum. Israil yoneticilerinin ( ki bence onlar Dunya Yahudilerini temsil etmiyorlar ) Nazi zulmunu kullanip, Filistinlilere zulmetmesi gibi... Bu durumlarda oncelikle magdurlarin ve magdurlarin cocuklari ortaya cikip, yarattiginiz ulkemize Dunyaya daha cok zarar verecek politikalari mesrulastirmak icin bizi kullanamazsiniz buna izin vermiyoruz demektir. ( Keske mesela Nazi Toplama Kamplarindan kurtulan Yahudiler bunu Israilin yuzune vursaydi ) O nedenle evet yapildiginda henuz dogmasam da benim yasamima da buyuk zarar da vermis olsa, birileri sadece 12 Eylul Anayasasini degistiriyorum dedigi icin, ben o birilerine destek vermem.... O birilerinin beni yaptiklari degisimin 12 Eylul anayasasindan da daha kotu bir sey yaratmayacagina ikna etmesi lazim... Ki su anda da o birileri beni buna ikna edemiyor. O nedenle arkadaslar, 12 Eylulden zarar gorenler anayasanin degisikligine karsi cikmasi son derece saglikli ve dogaldir. Demek ki, zamaninda magdur da olsalar birilerinin magduriyetlerin i kullanmasina izin vermiyorlar demektir. Bana asil tuhaf gelen, bazi yazarlarimizin 12 Eylul'de magdur olanlarin kayitsiz sartsiz bu degisiklige destek vermesini beklemeleridir ki, birileri anayasa degisikliginin bir tur iyiye gidis olduguna ikna etmeden 12 Eylulden magdur olmus kisiden destek istiyorsa o kisi o insanin 12 Eylulde yasadigi magduriyeti kullaniyor demektir.
Alıntı
 
 
-4 #1 RE: Yeter ki Devlet Toplumdan Elini Çeksinmahir 2010-05-04 17:13
Bu suikastlerin kimler tarafından yapıldığı aslında o zamanlar da biliniyordu fakat dile getirenler bir şekilde bastırılıyordu. Oysa bunların üzerine kararlılıkla gidince nasıl püskürtülebilec eklerini pratikte gören bir toplum olma yolunda ilerliyoruz. Aslında o gün yapılanların solculara değil tüm topluma yapıldığını net bir şekilde görüyoruz. Hatırlayalım o zamanlar İslamcı kesim darbeyi savunan bir çizgideydi. Hatta toplum 82 anayasasını yüzde 92 oyla kabul etmişti. Ama şimdi yüzleşme sürecindeyiz ve o darbenin sadece solcuları esas almadığını net bir şekilde görebiliyoruz.Aslında tek tip insan modeli isteyen siyasi oligarşinin tüm toplumu baskı altına almak istemesinin sonu da yavaş yavaş geliyor. İyiye gidiyoruz. Şuan 12 Eylül darbecileri yargılansa ne olur hepsi yaşlandı zaten demek doğru bir tutum değil önemli olan geçmişle yüzleşmek ve bunu yapanların sembolikte olsa cezasız kalmayacağını derin devletçilere göstermektir önemli olan. Ama işin ilginci o günlerde mağdur olan solcular anayasa değişikliğine şiddetle karşılar bu da başka bir tartışmanın konusu...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans