Kimlerin Maskesi Düştü? Yazdır E-posta
Yazar Ümit Çalık   
Perşembe, 11 Şubat 2010
http://4.bp.blogspot.com/_9E1soGWi6d4/SxRbugaHTBI/AAAAAAAAIoA/PkmHizHmbC4/s1600/Socialism+is+the+New+Slavery+(With+Ball+and+Chain).jpg3H Hareketi’ nin geçtiğimiz Pazar günü yaptığı eylem oldukça ses getirdi. Eylem birçok medya kuruluşu tarafından son dakika haberi olarak verildi, birçok köşe yazarı eylemi referans alan analizler yaptılar. Bu kadar ses getiren bir eyleme gelen tepkiler de büyük oldu tabii. Eyleme toplumun birçok kesiminden olumlu ve olumsuz tepkiler geldi. Eylem için genel olarak amacına ulaştı denilebilse de gelişmeleri baştan sona takip eden biri olarak hedeflenen amaçtan çok daha farklı sonuçların da elde edildiği kanısındayım. Gelen tepki ve yorumlar adeta bazı kesimlerin maskelerinin düşmesini sağladı.

İlk olarak takip eden birçok kimsenin de fark ettiği üzere, grup yayınladığı ilk çağrıda eylemi Pazar günü Mecidiyeköy’ deki TEKEL binasının önünde yapacağını duyurmuştu. Kısa bir süre sonra yayınlanan ikinci bir çağrıyla eylemin tarihinin Pazartesi’ ye çekildiği duyuruldu. Fakat tamamen güvenlik nedeniyle, yayınlanan iki duyuruya da bağlı kalınamayarak eylem Pazar günü bambaşka bir mekanda Taksim’ de gizlice gerçekleştirildi. Peki yer ve tarih konusundaki bu karmaşanın nedeni neydi?

Açıklayayım, grubun açıkladığı yer ve mekana uymayarak eylemini gizlice yapmasının nedeni aldığı tehditlerdi! Özellikle sol eğilimli bazı kesimler eylem duyurusunun ardından 3H Hareketi’ ne yönelik ciddi tehditlerde bulundular. Hatta tehditle de kalmayıp 3H Hareketi’ nin eylem yapacağı tarihte eylemin yapılacağı mekanda toplanarak 3H Hareketi’ nin eylem hakkını gasp ettiler. Eyleme gelen tehditler ve gasp girişimi Türkiye’ de düşünce ve ifade özgürlüğünün bulunduğu nokta açısından son derece üzücüdür.

3H Hareketi’ nin düşünce ve ifade özgürlüğü bazı kesimler tarafından gasp edilmiştir. En üzücüsü de bu gaspın baş aktörlerinin, kendisini Türkiye’ de insan hakları, özgürlük gibi unsurların savunucusu olarak lanse eden kesimler olmasıdır. Peki 3H Hareketi’ nin kendi düşünce ve ifade özgürlüğünü gasp eden bu kesimlere yönelik tepkisi ne oldu? Bu noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum. 3H Hareketi’ nin özgürlük gaspına cevabı o gün orada eylemi engellemeye çalışan gruba yakın bir sitede, eylem hakkında verilen haberi yine 3H Hareketi’ nin anasayfasından yayınlamak oldu. Üstelik bu haberde 3H Hareketi’ nin gelen tepkilerden korkarak eylemin yerini değiştirdiğinden bahsediliyordu.

Yani sözde özgürlük savaşçısı bu kesimin yaptığı gasp yetmemiş, üzerine bir de yapılan çok olumlu bir şeymiş gibi, 3H’ nin kendilerinden korkup kaçtığını övünerek sitelerinde haber yapmışlar. Aferin size! İşte yapılan eylem sonucunda maskesi düşen ilk kesim. İşlerine geldiği zaman özgürlük savaşçısı kesilen bir kesimin alt tarafı bir avuç insanın yapacağı küçük bir gösteriye tepkileri… İşte iki kesim arasındaki yaklaşım farkı. 3H Hareketi’ nin özgürlüklerini gasp eden bu kesime karşı tutumu, o grubun düşüncelerine de sitesinde anasayfada yer vermesi… Yorumu okuyucularımıza bırakıyorum.

Eylem sonucu maskesi düşen ikinci kesim de bazı medya kuruluşları bence. Evet medyanın eyleme ilgisi büyük olmuştur. Bu anlamda 3H ve liberal değerlerin Türkiye’ nin gündemine oturmasında katkıları çoktur. Fakat bazı medya kuruluşlarında çıkan haberleri görünce kendimi gülmekten alıkoyamadım. 3H Hareketi’ ni belli bir partinin uzantısı olarak tanımlayanını mı ararsınız yoksa belli bir cemaatin mi… Yaptığı haberle ilgili en ufak bir araştırma yapma zahmetini bile göstermeyen medya mensupları. Halbuki 3H Hareketi hakkında bilgi edinmek çok basit. Internet tarayıcınıza 3hhareketi.org yazıyorsunuz bugüne kadar yapılan her şey önünüzde. Ama kolay yoldan sansasyonel haber yapmak varken bu çaba niye? Tabii bu medya kuruluşları konu hakkında biraz bilgisi olan kimselerin gözünde çok komik duruma düştüler. Bence bu noktada bu medya kuruluşlarının takipçileri kendilerini yalan haberlerle oyalayan, yayınladıkları haber hakkında en ufak bir araştırma bile yapmaya üşenen bu kuruluşlardan hesap sormalı.

Son olarak Salı akşamı  3H Hareketi’ nden Alper Akalın CNN Türk’ de bir tartışma programına davet edildi. Ben bu tartışma programının da bazı  kesimlerin maskelerini düşürdüğünü düşünüyorum. Program boyunca Alper’ e çok söz verilmedi. Tüm program iki kesimin savunucularının artık klasikleşmiş kavgaları ve birbirlerine yaptıkları saygısızlıklarla geçti. Alper yani 3H, bu karmaşanın içerisine hiç girmedi. Bu sığ tartışmaları uzaktan izledi ve söz hakkı kendisine geldiğinde mikro değil makro çözümler üretti. Kişilere, olaylara değil genel tabloya yönelik yorumlarda bulundu. En basitinden bu tartışma programı bile kimin konuyu nasıl ele aldığını, kimlerin hangi küçük amaçların peşinden koştuğunu, hatta bazılarının birbirleriyle kavga etmekten çözümü bile konuşamadığını, 3H’ ninse küçük unsurları bırakıp ana soruna yönelik eleştiriler ve çözümler getirdiğini gösterdi. Dedimya bu eylem amacını çok aştı, bazılarının maskesi düştü…

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Şubat 2010 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans