| Hakaretleri Çok Dinledik, Şimdi de Destekleyenleri Görelim |
|
|
| Yazar Basından | |
| Salı, 09 Şubat 2010 | |
|
3H Hareketi Tekel Eylemi ile bazı sol-kemalist tandanslı kişilerin oldukça ağır tepkisiyle karşılaştı. Halbuki biz biliyorduk ki bu konuda sessiz kalmayı tercih etmiş nice insan, aslında tekel işçilerinin eylemi konusunda farklı düşünüyordu. İşte, hepsini koyamasak da, çeşitli haber siteleri ve web portallarından derlediğimiz bize gelen destek mesajları.
kesinlikle yaptıkları doğrudur, destekliyorum. yan yatarak maaş alma kapısı durumuna getirilmiştir devlet... (Misafir) tebrik ediyorum bu gurubu sonunan kadar arkanızdayız. evet tekel sigara üretmez yoksulluk ve yolsuzluk üretir eski hükümetlerin milatanları burda eylem yapıyor. esas işçi olanlar haklarını aldı yuvalarına çekildiler işlerine gittiler. (Misafir) teşekkürler, türk sendikacılığı haketmek üretmek üzerine değil,üretmeden yatıp yutma üzerine kurulmuştur.bir de ağızlarda bir slogan üretimden gelen güç.sahi siz ne üretiyorsunuz.sadece enflasyon. sayenizde işadamları uzakdoğuya kaçtı ve işsizlik hortladı.yok öyle millet sırtında mutlu azınlık (Misafir) bir tekel çalışanının yakını olarak bu arkadaşları tebrik ediyorum, yakınımın halini yıllarca ben biliyorum, hiçbir tekel işçisi aç değil kalmazda, yıllarca aldıkları yüksek maaşlarını biriktirmeyenlere hükümet ne yapsın, resmen saltanat sürdüler,ama devir değişti (Misafir) valla sessiz çoğunluğun sesi oldunuz. tebrikler. (Misafir) devlet isveren olmaktan cikip asli gorevi olan egitim, saglik, ekonomi, vs. ile ilgilenmesi gerekir. isletmeyi birakin ozel sektorler arz ve talebe gore ayarlasin. o zaman zaten herkes hakettigi kadar maas alir, is yapmayan issiz kalir. (Misafir) sonunda biri yaptı şu eylemi... benim verdiğim vergiyle yatarak 3bin lira aylık alanlara kapak olsun. tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyor o ajitasyon yapıp çocuklarını eylemin ön saflarına süren tekelciler! (Misafir) protestoyu kesinlik'le destekliyorum sözcüleri çok güzel bi açıklama yapmış bence.. bu tarz kurumların özelleştirilimesi ülke ekonomisine büyük katkı sağlamakta türk telekomun eski bi çalısanı olrak buna defalarca şahit oldum 2 metre karelik çay ocagında 5 torpilli çaycının çalıstıgına şahit oldum. (Misafir) hiç ama hiçbir şekilde savunulacak yönleri yok tekelcilerin. benim dayım ayda 4 gün işe gidiyor 2.700 maaş alıyor. biz yıllarca unv oku git vanda çalış 1.3 maaş al. içlerinde doğru düzgün lise mezunu yok. ülkemizde bu kadar işsiz var bunlar 900 milyonu beğenmiyor. cehalet kötü birşey gerçekten. (Misafir) bu eylemi yapanlara helal olsun diyorum. devletçi ekonomi, devlet baba bize baksın dönemi bitti. devlet verdiğimiz vergilerle ayakta duruyor. 72 milyonun çıkarı, devletin bekası için yıllar boyu devam eden populist politikalara artık son verilmeli. (Misafir) artık türkiyede de sivil toplum hareketlerinin de olması, farklı seslerin de seslerini duyurabilmesi güzel bir şey. yıllarca ya sendika güdümündekilerin yada siyasi parti taraftarlarının gürültülerinden bu millet çook sıkıldı, usandı. gerçekten ezilen halk hep sessiz kaldı. (Misafir) arkadaşlar hiç boşuna tartışıp yorulmayın... tekel işçilerini sırf siyaset uğruna onların paralarını yiyen sözüm ona dernek başkanları gaz vererek meydana sürüyor. kendileride tv den seyredip yan gelip yatıyor. her ay maaşımın yarısını devlete vergi olarak veriyorum. çalışmayan işçiye para mara... (Misafir) ben tekel sigara fabrikasında sporcuydum.yeminle söylüyorum.tam bir çiflikti orası.işçilerin buzdolabı ağzına kadar içki doluydu.kimse çalışmaz gelmeyen arkadaşının kartını basar daha neler neler.evet durum aynen buydu.istanbul cevizli fabrika.ben hükümeti savunmuyorum ama gördüklerim buydu yeminle (Misafir) bravo tebrik ediyorum bu kişileri. nedir yahu bu acındırmalar açlık grevleri görende bunlara 5 kuruş para verilmiyor açlıktasn ölüyor sanacak 2 yıldır çalışmadan para almaya alıştınız tabi. yazık bizim vergilerimizle 2 yıldır yatarak para kazanıyorsunuz.sizin yerinizde olmak isteyen kaç milyon kişi (Misafir) hurriyet.com.tr Tekelciler alışmış yıllardır beleş para almaya millet 3-4 aydır fabrikalar kapandı maaş alamadı aç kaldık siz keyfinize baktınız. İşten atıldık tazminatımız alamadık o zaman nerdeydiniz devletin kucağında rahattınız sesiniz çıkmadı şimdi ne oldu herkesi yanınıza bekliyorsunuz. Arkadaşlara tebrikler (hakan fb) evet doğru söylemişler.senelerce KİT denen yerlere adamlar dolduruldu bir kişilik işi 10 kişi yaptı ve maaşları vatandaşın cebinden senelerce ödendi!TEKEL işçileri nasıl bir şanslı azınlıkta böyle hayatları boyunca devletin kanatları altında yaşamaya hakları var?bu ne arsızlıktır böyle! (hakan g) sayın Medeni Sungur ve 3H eylemcilerini tepkilerinden dolayı tebrik ediyorum. acaba tekel işçileri milyonlarca işsiz ve asgari ücretli için şimdiye kadar ne yapmışlar? gitsinler kendilerini torpille bu işlere yerleştiren eski siyasilerden hak istesinler. onlara destek verecek değiliz... (selami gültekin) milliyet.com.tr Tekel işçilerine sunulan teklif tatminkardır. İki yıldır yattıkları yerden maaş almaları da cabası. Hükümet bunlara istediğini versin yine bir numaralı hükümet yanlısı kesilirler. Bunlar şimdi hükümete oy vermemekle şantaj yapıyor fakat, bizim gibi akp ye oy vermeyen insanlar da hükümetin bu tavrından dolayı akp ye oy verecek. (emekçe) sonunda gercekleri anlayan bir grup cikti ortaya. Devletin isi ticaret degildir. Yonetmektir. . . (foxxy) helal olsun. kesinlikle haklılar 1 kişinin yapacağı işe 5 kişi alırsan olacağı bu bu zihniyet artık kalkmalı ne devlet varmışki bizde bu kadar yemeğe yine ayakta vallahi. . . . (atakan aksoy) Kamu kurumlarında çalışan arkadaşların yaptıkları işleri ve yapabilecekleri işleri biliyoruz. Önemli olan maaş almak değil insanlığa, milletine, vatanına, çalıştığı kurumuna yararlı olmaktır. TEKEL de çalışanlar 2 yıldır çalışmadan maaş alırken neden gösteri yapmamışlardı? O zaman yapsalardı yanlarında olurduk. Deniz bitti arkadaşlar. . Hükümeti haklı duruma getiriyorsunuz ona üzlüyorum. TEKEL cileri destekleyen politikacılaıda kınıyorum. Hepsine yazıklar olsun. (kartal pençesi) Yavaş yavaş da olsa halk gerçeği anlamaya başladı, çalışmadan maaş alma, ömür boyu iş garantisi, hangi devlette var. Özel sektördeki işçiler fransız vatandaşı mı. Onların fabrikaları kapanınca devlet onlara 4C maaşı bağlıyor mu?Tekel var mı ki işçisi olsun. Bu kandırmacayı halk artık yemiyor. Ben işsiz kalksam tekel işçisi bana mmaş verecek mi?Deniz bitti!. . (Ali Ay) Bu eylemi düşünen ve cesurca yapanlara teşekkür ederim. tam da benim düşüncelerime tercüman olmuşlar. türkiye ağır bir sosyalist baskı altında. işçiyiz haklıyız diyerek zaten az olan ekmeğimize ortak oluyorlar. sessiz çoğunluğun sesi olmuşlar. çalışmayana maaş yok. (ALIBERAL) samanyoluhaber.com AYNEN KATILIYORUM tekel işçileri yatarak para kazanmak istiyor Milletin hakkını yemeyin Tam desdek kanaldhaber.com.tr Lütfen bilmeden propaganda amaçlı yorum yapmayalım. kritize.net Ben de aynısını düşünüyorum. Devletin sırtından geçinen tekel işçilerini protesto eden 3h'cileri kutluyorum. (Ben de Aynısını Düşünüyorum) Eksisozluk.com turkiye'de liberalizmi gorenlerin her "yabanci"ya oldugu gibi bu "yabanci"ya da "tas atma"lari rutindir. bu platformdaki loser "yorum"larini kale almadan devrimci misyonlarina devam etmelerini diliyorum. soylemlerinin cogunu dogru buluyorum. sitelerindeki bir video icin: (bkz: http://www.youtube.com/...eq&feature=player_embedded#) (biliyorum; bakiyorsunuz ama gormiyorsunuz. guess why?) konuyla ilintili: (bkz: ekşi sözlük'teki sosyalist refleks) (kont) kemalistler tarafından yine anlamadan etmeden saldırılan oluşum. kardeşim, bi şeyi de götünüzle değil aklınızla eleştirin. bu komik elemanlardan daha da komik duruma düşüyorsunuz. yok akp'nin gençlik kollarıymış, yok sivil örümceğin ağındalarmış, sivil dikta istiyorlarmış filan. he evet cia topladı bunları etrafına, "gençler alın size harcırah, gidin akp'yi savunun kötülük edin" dedi. fethullah da dua etti arkalarından, gözyaşı döktü. böyle mi sanıyorsunuz gerçekten? bu adamlar liberal. dünyanın birçok yerinde var böyle insanlar, zira yüz yıldan uzun bir süredir böyle bir akım var. devletin mümkün olduğunca her şeyden elini eteğini çektiği ancak ekonomik sistemin* değişmeden devam ettiği bir dünya istiyorlar. bunun özgürlük getireceğini zannediyorlar, zira kapitalizmi anlamamışlar, dünyanın kağıt üzerinde hazırlanmış planlara, yöneticilerin niyetlerine göre işlediğini sanıyorlar. ütopik düşünüyorlar, saçmalıyorlar. hatta içinde yaşadığımız sistemin kapitalist olmadığını iddia ediyorlar. akp'nin liberal politikalarını desteklerken, sosyal politikalarına karşı çıkıyorlar. ekonomik içeriği olan söylemlerinin hiç birisine katılmıyor, sonuna kadar karşı çıkıyorum. komik ve sonuç olarak zararlı buluyorum. lakin eylem yapma haklarını sonuna kadar savunurum. ırkçılığa, milliyetçiliğe bulaşmıyorlar gördüğüm kadarıyla. şiddetten uzaklar. yapsınlar eylemlerini, karşılarına geçip alay edelim. sonuna kadar eleştirelim. ama doğru düzgün eleştirelim. ne sivil diktası birader, ne alakası var? hasta mısınız? neyse efenim, kısa bir süreliğine de olsa liberal demokrat bir dönem geçirmiş şahsıma neden sosyalist olduğumu bir kez daha hatırlattıkları için eyvallah diyorum ben bunlara. belki bir gün kafalarına dank eder de o istedikleri özgürlüğün aslında insanlığın yalnızca çok küçük bir kısmı için özgürlük, geri kalanı için ise felaket anlamına geldiğini anlarlar. anlamazlarsa özgürlükçülükleri de zaman içinde törpülenecektir, gerileye gerileye akp'nin gençlik kollarına kendiliklerinden düşeceklerdir zaten. telaşa mahal yok. (unconscious) ekşi sözlükte tekel işçileri hakkındaki düşüncüleri yüzünden hakaret edilen, küçük düşürülmeye çalışılan oluşum. halbuki söylediklerinin inandıkları ideal olan liberalizm in söylediklerinden farklı birşey içermiyor.bu bağlamda bu grubu eleştirenlerin acaba liberalizmi ne kadar bildiği konusunda kafa patlatıp insanlara mesajlarını daha hafif bir şekilde vermesi gerektiğine inandığım oluşum. (bkz: ayn rand) (bkz: rawls) not:3h hareketiyle alakam yoktur. (noghai) öfke malum solun en büyük yakıtı. isyan edecekler ya, öfke olmazsa olmaz. bir liberalin ise bu türden bir lüksü yok. sabırla, en azından laf anlamak isteyenlere anlatalım. protestoculara kızanlar her zaman yapageldikleri gibi "x olurken y diyenler şimdi neredeler dedirten olay" mantalitesi ile, bir straw man yaklaşımı ile ele alıyorlar meseleyi. bu hadisede sen benim yakalşımımın, akıl, hukuk, mantık, vicdan, insaf, izan yönlerinden en az herhangi biri yönüyle yanlışlığını ispat edebiliyor musun? hayır! kamu hazinesinin bir siyasi partinin propagandası adına kullanılması da yanlıştır. hatta partilere hazineden yardım da yanlıştır. ama bunun şimdi bu konuyla ilgisi ne? yahu ben vergisini veren bir vatandaş olarak mecbur muyum bu işçileri finanse etmeye, beslemeye? bana mı sordunuz o işçileri kamu adına alırken? benim gibi yüzbinlere mi sordunuz? işçilerin hakkı var da bizim yok mu? sonra devlet neden parasını topladığı insanlara sormadan bir sektöre girip orada yatırım yapar, işçi alır, çalıştırır ki? ben tekel ürünü kullanmıyorum. sigara kullanmıyorum. ve benim paramla sigara üretimi yapılsın da istemiyorum. hakkım değil mi? devlet isterse insanlara faydalı diyerek süt üretsin. ki daha önceleri yapmadığı şey de değildi. vergisini veren vatandaş istemiyorsa devletin ona da hakkı yoktur ki. avrupalı müslümanların paralarını toplayıp, onlara sormadan onların parasını dilediği gibi kullanan, batıran sahtekarın yaptığından ne farkı var bu yapılanın? bunun için liberal demokrasilerde devletin görevleri herkesin itiraz edemeyeceği, ihtiyaç olduğunda ittifak ettiği alanlarla sınırlandırılmıştır. liberal demokratik bir devlet, 1) adalet tevzi eder, mahkemeleri eliyle. 2) iç asayişi emniyet/kolluk kuvvetleri vasıtası ile temin eder. 3) dış güvenliği ordusu vasıtası ile sağlar. 4) parayı basar. 5) dış işlerini yürütür. bu hizmetler asla özelleştirilemez. hiçbir şahsın, grubun, zümrenin hükümranlığına terk edilemez. herhalde aklı başında hiçbir insan da bunlara itiraz etmez. çünkü bu hizmetler istisnasız bütün türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının faydalandığı hizmetlerdir. farkında olsun ya da olmasın. ve vatandaşlar sadece faydalandıkları hizmet için para öder, ödemelidir. akıl da mantık-muhakeme de hukuk da vicdan da, insaf izan da bunu gerektirir. devlet sadece ve sadece bu hizmetleri adam gibi yerine getirebilsin diye vergi toplar. topladığı vergileri bu amaçların dışında bir alanda kullanması vergileriyle kamu maliyesini finanse eden vatandaşların bir kısmı tarafından mutlaka itirazla karşılanacaktır. diğer saha ve sektörler tamamen özel sektöre bırakılır. devlet kamu adına, kamu talepleri doğrultusunda ilgili sektörün faaliyet ve denetim standartlarını belirler, takipçisi olur. şimdi, şart mı devletin tekel diye fabrika kurup benim vergilerimle sigara üretiminde bulunması? tekel işçilerinin sözümona hakını savunanlar ve bunlar içindeki sol kesim, yeri geldiği zaman benim de hak verdiğim bir eleştiri ile diyorlar ki, devlet diyaneti ne diye finanse ediyor? aleviler de bu devlete vergi veriyor ve istedikleri gibi hizmet alamıyorlar diyoruz. demiyor muyuz? e doğru değil mi bu? diyanet kaldırılsın derken kullandığınız mantığı -ki kesinlikle kaldırılmalıdır- neden fabrika için kullanmıyorsunuz? neden burada da öyle düşünemiyorsunuz? aleviler, ateistler vergi verip verdikleri verginin amacı dışında kullanıldığını gördüklerinde ya da hzimetinden asla faydalanmadıkları bir hizmete sarfedildiğini gördüklerinde haklılar da ben haksız mıyım? benim gibi düşünenler haksız mı? bana bu dediklerimi yedirin, bırakacağım liberal demokrat olmayı. (dalgaci) devletin iş kapısı olarak görülmesinin ve devletin fabrikalar açmasının, sanayici, tüccar rolüne bürümesini ne kadar kötü sonuçlar doğuracağını gösteren, yerinde eylem. ayıca eylemi yapacak gençler "böyle gelmiş, böyle gitmez" duruşlarını da bu eylemi yapma niyetleriyle göstermişlerdir. her ne kadar işi kavrayamamış insanlar onlara nefret kussalar da kendileri, özgürlükçü düşünen insanlar tarafından son derece takdir toplamaktadır. (gremlin) kufretme, hakaret etme ve suclama disinda bir tane adamakilli karsilik verilememis eylemdir. lan bir taneniz de ciksin, su su bu da bu, dolayisiyla bu desin. bir taneniz lan. ama yok. herkes tukuruyor siciyor bosaliyor vs. e haliyle delinin biri kuyuya tas atmis, 40 tane akilli kuyuya attiricam derken birbirinin suratina bosalmis oluyor. yav arkadasim, bana ajitasyonla gelme, duygu somurusuyle gelme, bana baska olayla da gelme, sadece bu olayi konus. bana asgari ucret az de cevabini vereyim, bana ozluk haklarimiz yetmiyor de cevabini vereyim, ama yok varsa yoksa tukur aq. ne kadar lamalik egiliminiz varmis be? hukumet destekcisi degilim. yolsuzluklara karsi sesimi yukseltiyorum. dinci de degilim, ya da akepeci de degilim. ama hala tekel iscilerinin bu direnisine karsiyim. simdi ne diceksiniz lan bi argumaniniz olsun be sig herifler. ha pardon liberal olmak da sizin icin kufur gibi bir sey zaten degil mi? (augustus) verilen hak mantigini gotunden anlayanlarin anlayamayacagi eylemdir. adam secim doneminde devlet arazisine gecekondusunu konduruyor, ya da secim doneminde kacak kat cikiyor, yikilmak uzereyken verilen hakkim geri alinir mi diyor. adam secim doneminde bos olmayan tekel kadrolarina ucer beser dolduruluyor, isten cikarilmayi birak, baska yerde normal sartlarda calistiralim dendiginde verilen hakkim geri alinir mi diyor. iki resim arasindaki 1 farki gosteren bu eyleme karsi ciksin. bir de, bu zamana kadarki hirsizliklara ses cikarmadiniz vs vs diyenler ne dediginin farkinda degiller, bu zamana kadar yapilan hirsizliklara karsi cikmadiniz, bu hirsizliga neden karsi cikiyorsunuz demek, alenen hirsizligi ifsadir. karsi cikanin tutarli bi argumani olsa gam yemeyecegim, ama burasi turkiye, agzi olan konusuyor. tanim: turkiye'ye fazla olan eylemdir. (augustus) eleştirenlerin nedense genelde küfür, hakaret ve alayla karşı çıktıkları eylemdir. yalaka, satılık, zengin piçinden başka argüman mı kalmadı? mesela neden kimse tekel işçilerinin büyük bölümünün oy sevdasıyla, gereksiz yere işe alınması meselesine girmiyor? neden kimse söz konusu işçilerin yaptıkları iş için hiçbir vasıf gerekmediğini yani vasıfsız işçi konumunda olduklarını dile getirmiyor? hadi bunları geçtim, herkesin bu meselelere yaklaşımı farklı. ulan arkadaşım bu adamlar kendi içlerinde tutarlı mı değil mi? kendileri; siz düşük ücrete razı olun ki biz de devlete kapağı atalım mı diyor? tekel işçisi konusunda karşı olduğu şeylere, kendisi dahil tüm toplum için karşı değil mi? veya kendi için savunduğu bir şeye tekel işçisi için karşı mı çıkıyor? millet öylesine gaza gelmiş demek ki. birilerinin çıkıp kendi görüşleri doğrultusunda eylem yapmasını bile hazmedemiyor, ağzına gelen küfrü çekinmeden savuruyor. sonra da başbakan tekel işçisini işgalcilikle suçlamışmış. birileri başbakan olsa rteyi hiç aratmayacak gibi duruyor. (thorin orcrist) sonuna kadar desteklediğim eylemdir, istanbulda olsam katılırdım, burada herkes tekel işçilerinin şahsına bir eylem yapıldığını sanacak, hatta tekel işçileri mitingi basıp mitingdekileri dövebilir! ama burada bir duruşa, bir zihniyete karşı tepki var. tekel işçileri bir şekilde mağdur olmuştur, ama sadece özel sektörde de birinin mağdur olacağı kadar mağdur olmuştur. biz işten atılınca, başka bi şekilde başımızın çaresine bakıyoruz, memurların bu konuda sadece memur oldukları için bizden neden farkı olsun, bu bağlamda sadece aramızdaki fark onun devlet memuru olması ise ben böyle bir düzene karşıyım. tekelin özelleştirilmesinde 3000 kişiye istihdam sağlayacağını söyleyen firma yerine, 1000 kişiye istihdam yaratacak olan firmaya ihaleyi veren hükümet eleştirilerin en büyüğünü hakediyor. ancak burada hükümet, hata yaptı diye, atıl kalacak ve bir iş yapmayacak olan işçilere benim paramı dağıtamaz. bu entry altında yazan herkes hükümetin yaptığını yanlış buluyor. ama bu konuda bir çok sesliliğe bile tahammül yok. zamanının ötesinden gelen edit: devletin cebi yoktur, sizin cebinizden alır ve dağıtır. isterseniz tekel işçilerinden birer tane alın nüfusunuza, zira arasında pek fark yok. (ozkannnn) gelir dagilimini duzeltmek adina bir seyler yapilsa ve tekel iscilerinin istedigi avanta parasi butun issizlere verilse mesela, seslerini cikarmayacak guruhtur. ama hali hazirda toplumda boyle bir anlasma yokken, firsatini bulanin vurkac taktikleriyle avantasini koparmaya calistigi bir ortamda, simdiye kadar calismadan maas alanlarin durum duzeltilmeye calisilinca "ayni maasi almaya devam etmek istiyoruz, ustelik bizi baska kadrolara atayacaksiniz" demelerdir bu guruhu cileden cikaran. sosyal devlet de sosyal devlet. lan issizlik maasini mi tartisiyoruz? saglik reformunu mu tartisiyoruz? tam gun yasasini mi ya da hastalardan somurulen doner sermayelerin birilerine kanalize edilmesini mi tartisiyoruz? yoksa tersane iscisi olurken kimse ses cikarmiyor da, birileri havadan para kazanmaya devam etmeye calistiginda solculuk adina onlara destek olmaya mi calisiyorsunuz? su gosterdiginiz tepkinin birazini tersane iscilerinin arkasinda gorebilseydik keske, hepinize degil ama cogunuza sesleniyorum. orada hakli bir direniz hakli bir ciglik vardi, ama burada bir hirsizin piskinligi mevcut. tabi ki protesto edecegim ve tabi ki vergilerime sahip cikmaya hakkim var. tanimli edit: ankarada olsa seve seve katilacagim protesto gosterisidir. (augustus) yapilmasinda sakinca gormedigim eylemdir. zira herkes kendi gorusunu savunabilir. ben bir gazi universitesi kimya muhendisligi mezunu olarak bu ulkede 600 tl aylikla sigortasiz bir sekilde calistim. yeterince is aramadigimi ve ya yetersiz oldugumu dusunenlere burdan beddualarimi yolluyorum. eksra olarak web tasarimi bilirim, 2 yabanci dili akici olarak konusur ve ceviri yapabilirim, teknik elektrokimya dalinda proje ve arastirmalarim vardir ayrica bu dalda tez yazmisligim da vardir. sonuc olarak amerika'da bu adamlarin aldigi maasin neredeyse aynisini alarak hayatta kalmaya calisiyorum. hayatta kalmaya calisiyorum diyorum cunku burada bile o maasi alabilmek icin haftanin 6 gunu gunde 11 saatten asagi calismiyorum. simdi tum dediklerinizi tekrar dusunun. hala ayni dusunuyorsaniz bardaginiza cay koyulurken demligin altindaki sicak su damlasi bacaginiza damlar issallah. (etilendiamintetraasetikasit) başta +1 dediğim eylem. bak daha önce izah da edilmiş. şimdi bu adamlar diyor ki, "mezunuz, işsiziz, razıyız". işsiz oldukları için belirli bir kazançları yok demektir. kazançları olmayınca da devlete kendi kazancından vergi vermiyor henüz demektir. fakat ben veriyorum kardeşim. ve vergilerle oluşan kamu kaynaklarında benim de payım var. benim gibi milyonlarca insanın, emekçinin var. devlet dediğin aygıt, kamunun, yani senin benim, hepimizin mutlaka bir şekilde yerine getirilmesi gereken işlerinin tedviri için var. apartman yönetiminde nasıl ki aidat veriyorsun, müşterek yaşam alanınızda temizlik, çöplerin dökülmesi vb. işlerin muntazaman giderilmesi, yerine getirilmesi için; işte aynen öyle devlet de apartman yönetimi gibidir. senin işlerini gidersin diye apartman yönetimine verdiğin aidat gibi devlete senin/hepimizin işlerini gidersin diye vergi veriyorsun kendi kazancından. çünkü devletin bu sağladığı hizmetler parayla mümkün olabiliyor. apartman yönetimi nasıl ki benim verdiğim aidatı kılı kırk yararak ve sadece meşru amaca yönelmiş biçimde harcamak zorunda ise, devlet de aynı şekilde benim verdiğim vergiyi tasarruf etmek, harcama zorunda. devlet yönetimine gelen kişi cebinden iş görmüyor. senin, benim, hepimizin vergileriyle oluşan kamu kaynaklarıyla, bunu kullanarak iş görüyor. bu metaforla biraz olsun işin garabeti gözünüzde canlanmıştır umarım. şimdi ben de vergi veriyorum bu devlete. mezunum işliyim ve razı değilim. işçilere bu kadar para verilmesine. oldu mu? benim ne 1/35 milyon oyum olsun diyelim. daha benim gibi kaç kişi var, haberin var mı? neden devlet benim paralarımı çarçur etsin? o işçilerin patronu devlet ya. devlet diyerek sıyrılıyorsun işin içinden. neden? devlet soyut bir varlık. tüzel kişilik. oysa o devlet kamuyu temsil ediyor. kamu adına iş görüyor. yani o devlet perde. devlet perdesinin akrasında aslında asıl patron kamu. yani halk. yani sen, ben, hepimiz. ben razı değilim kardeşim benim paramın o işçilere verilmesine. o işçilerin patronu kamu değil de özelde bir patron olsaydı da koysalardı böyle bir eylemi. göreydim onların delikanlılığını. hep destek, tam destekmiş. kimin parasıyla destek veriyorsun? bu destek verenlere teklifim şu. burada klavyeden atmakla olmuyor öyle. elinizi cebinize atın. hepiniz ama. işçilerin taleplerini siz karşılayın. hem vallahi hem billahi gıkım çıkmaz. çıkarsa ne olayım. hadi göreyim sizi. (dalgaci) bu eyleme katılanların ya da destekleyenlerin vergi mükellefi olması şart değil. ama ben vergi mükellefiyim. ve verdiğim isterse bir kuruş olsun. ve bu durumda olan da sadece ben değilim. benim gibi yüzbinler, milyonlar var. ben o işçinin patronuyum aynı zamanda. patronlarından biri. oldu mu? ve sen arkadaşım, benim paramla, benim param adına destekte bulunamazsın. benim rızamı almadan benim adıma benim paramı bir başkasına veremezsin. ha çok mu acıdın ve destek olmak istiyorsun? bak ne diyorum sana? o kadar samimiysen bunda, git o işçiler için para topla. benim paramla ahkam kesme. (dalgaci) istanbul'da olsaydım kesinlikle katılacağım protesto gösterisi. bunu protestoyu protesto edenler (düşünceleri ile değil elbet. küfrederek, orospu çocukları diyerek, kamyonla adam getirip dayak attırmaktan bahsedenler tabii ki) hala bazı şeyleri anlamamakta ısrar ediyorlar. bu protesto'nun asıl adresi devletçilik protestosudur. az sayıda kişinin yapacağı işe, zamanında hiç bir vasfı olmayan kişilerin kayırılarak işe alınmasını ve milletin cebinden çıkan paralarla ömür boyu maaş verilmesinin, o kişilerin hak araması olarak gösterilmesine sadece gülüyorum. devletin memuru veya işçisi olmak demenin, ömür boyu maaş almak demek olmasının neresinde hak vardır? bu insanlara kıdem ve ihbar tazminatları olarak ortalama 41,000 lira ödenmiş, yaklaşık 1000 liraya yakın iş teklif edilmiş, ilk senesinde olan hiç bir kişiye 22 gün izin hakkı verilmezken bu da sağlanmış, ama sen hala diyorsun ki, yetmez! fakat daha önce de söylendiği gibi, bu haklı protestoyu küfrederek protesto (!) eden kesim zamanında, sosyal güvenlik reformunu da protesto etti. dediler ki mezarda emeklilik. bu kesim devletin de bir birey gibi işçi olduğunu ve başkasından maaş aldığını ve vatandaşlara dağıttığını sanıyor heralde. zira erken emekli olan vatandaşların emekli maaşlarını çalışanlar değil de bu maaş alan devlet bireyi ödüyor değil mi? bir de bu küfürcü arkadaşlar demiş ki, bu protestocular bir eli yağda ötekisi balda keyifleri yerinde kesimden veya dinci- akp'ci takımdan. ben de üniversite mezunuyum. şu anda 320 lira net maaş + vergi iadesi + yemek + prim şeklinde part-time çalışıyorum, oy kullanmaya başladığım 2002'den beri de sadece liberal demokrat parti'ye oy verdim. daha fazla bilgi için (bkz: #18073270) (beersheva) karşıtlarını serbest ticaret kavramı ile tanıştıran protesto. ticarete, tüccara hoş bakmayan kesimin konu tüccar devlet olunca nasıl da birden ticareti, tüccarlığı savunduklarını görmek göz yaşartıcı. daha düne kadar devlet kar etsin diye işletme kurmaz, kurmamalıdır derlerdi. şimdiki bahaneleri "ama kar ediyor". her şeyden önce devlet benden vergi alırken velev ki sonunda muazzam kar edeceği bir iş olsun bana sormadan bir sektöre girebilir mi? devlet benden vergi alırken, "yahu birader, bak nefis bir sektör buldum, çok iyi para getirecek şerefisizm, hem sana da kar payı veririm" diyerek mi para topluyor? azıcık kullansanız aklınızı? devlet tüccar da olamaz, ticaret de yapamaz. yaparsa ne mi olur? bak sana bir örnek: iktidardaki a partisi kar eden ve bir kamu iktisadi teşekkülü olan tekel fabrikasına, fabrikanın kapasitesi normalde 250 işçi iken 150 işçi daha alır. nasıl olsa aldığı işçilerin parası, finansmanı kendi cebinden çıkmayacak; kamu maliyesinden, hazineden, yani senin benim paradan çıkacak. ama oy getirisini parti alacak. oh miss.. sonra o parti gidecek ve yerine b partisi gelecek. bir 200 işçi de o alacak. derken c partisi iktidarda iken bir 150 de onlar. ne etti toplamda? 750. oysa bu fabrikanın verimliliği için optimal rakam 250 idi. ve iktidardaki siyasi partilerin arpalık gibi kullanması sonucu 1 kişinin yapacağı işi 3 kişi yapar hale geldi. bu dediklerim iyimser rakamlar. bu şişirilmiş kadroların finansmanı da vergisini veren bizlerden çıkıyor. o finansmanı karşılayabilmek için devlet ekstardan vergi yükü bindiriyor vergi mükellefine. sonuçta gene sen ben zararlı çıkıyoruz. daha düne kadar 100 lira vergi veriyorsam devletin işletme hevesi yüzünden oluyor bu 120. ne gereği var? reva mı? nasıl bana kar olarak dönüyor? devlet oradan bana 3 liralık kar sağlıyorsa 20 liralık zarar ettiriyor. 17 lira yine içerdeyim. ve dediğim gibi, bunlar iyimser rakamlar. hala devletin trt'sine elektirk vergisi ödediğinin farkında mısın? trt diye bir kurum var. 10 binin üzerinde personelle çalışıyor. allah aşkına, 10 bin kişilik ne yayını yapıyor trt? o yayını yapabilmek için 10 bin kişi mi gerekiyor? cnn international oldu da trt haberimiz mi yok? neden 80 kişiyle yayın yapan show tv trt'den daha çok reyting ve reklam alıyor ve daha çok kazanabiliyor? devlet ticaret yapmaz arkadaşım. yaptı ve ne hale geldi hepimiz gördük. hele hele bana danışmadan benim paramla bir işe, sektöre hiç dalamaz. benden muvafakatname filan mı aldı? noter tasdikli onayım mı var? devlet kazansa da benim onayım olmadan finansör olarak, benim istemediğim bir sektöre giremez. devlet dediğin cihaz bir arada yaşamanın getirdiği ihtiyaçlar tedvir edilsin diyedir. apartman yöneticisi senden benden aldığı aidatı ticarete yatırıp para kazanayım, bakın süper olacak diye harcayamaz. sadece apartmanın ilgili hzimetleri yerine getirilsin diye harcayabilir. devletin de ondan farkı yoktur. o kadar. edit: bir de denmiş ya, o gelirlerle karşılanan adalet, emniyet, dış güvenlik gibi hizmetlerden faydalanma madem diye. arkadaşım, ben zaten vergi vererek o hizmetleri satın alıyorum. o hizmetlerin bedelini zaten bedelini vererek ödedim ben. ne akıllıymışsınız siz yahu? (dalgaci) şahsıma yönelik ucuz eleştiri girişimini geçiyorum. önce cümle kurmayı öğren sen. "kültüre haiz" olunmaz, "kültürü haiz" olunur. diyanet ekonomik temelli bir kuruluş değilmiş. oysa tekel öyleymiş. peki diyanet de tıpkı tekel gibi bir hizmet sunmuyor mu? mesele para getirip getirmemesi mi? diyanet de tekel gibi hizmet sunma iddiasında değil mi? yarın öbür gün diyanet de çeşitli kitap ve organizasyonlardan, mesela hac organizasyonundan filan para kazandığını ortaya koyarsa ne yapacağız? "tamam, kalabilir, bak para getiriyor" mu diyeceğiz? siz çok tutarlıymışsınız. gördük. hala adam akıllı bir cevap alamadım karşıtlarından. (dalgaci) liberalim, demokratım. aç olan varsa, kapım açık, buyursun doyurayım. çıplak olan varsa imkanlar nispetinde giydireyim. liberal olmak insan içindir. liberaller insan. hepsinin de kendi şahsi değerleri var. benim bu yapacağımı söylediğim şeyi yapmak zorunda da değil kimse. yapanı olur, yapmayanı olur. bir şey diyemeyiz. ama kimse benim hakkımı istismar etmesin. iyilik istemek ile hak olduğunu iddia ederek bir şey istemek arasında fark var. iyilik yapmak mecbur olmadığın bir şeydir ve senin insaniyetine kalmıştır. ama hak sahibine teslim edilir. ve burada tekel işçileri haksız. hiçbirini tanımam, hiçbirine gıcıklığım yok. bu kadar. (dalgaci) karşıtlarının hala anlamadığı şey şu: devlet benim istemediğim bir sahada benim paramı kullanamaz. benim satın almadığım, faydalanmadığım bir hizmet için benim paramı finansman olarak göremez. evet, ısrarla ve ısrarla bizim vergilerimiz. benim vergim. çok istiyorsan sen git para ver diyorum o tekel işçilerine. sen finanse et. elini tutan yok. ama benden zorla bunun için para isteme, paramı gaspetme. devlet bana detaylı ve opsiyonel bir vergi dökümü yollamıyor. "şunlar kaçınılmaz vergiler, bunlar isteğe tabi" demiyor. tek seferde kesiyor vergisini ve o parayı bana sormadan kullanıyor. yapamaz arkadaşım. benim paramı senin istediğin sektöre kim olursa olsun, kul-la-na-maz! bana bunun garabetini anlatın bir hele. nesi tuhaf? nesini anlamıyorsun? devletin amacı kar etmek mi? "olmaya devlet cihanda" kafasından şimdi de "tröst devlet" kafasına mı geldiniz? hem devletin ticari faaliyette bulunduğunda ne tür sonuçlara yol açabileceği de size anlatıldı. ona da cevap veremediniz. siyasi partilerin arpalığı haline gelir, yandaş ve vasıfsız işsizlerin doldurulduğu yerler haline gelir ve geldi de nitekim dedik. ne diyebildiniz? bunun sonucunda vergiler iki büklüm olur geri döner, son tahlilde giren yine vergi mükellefi olarak bize olur dedik. ne diyebildiniz? hala aynı teraneler. sizde bu ısrar oldukça ben de aynı inatla veririm cevabını. ama siz sorularımın hiçbirine cevap vermeyin, plak gibi tekrarlayın aynı şeyleri. çok inandırıcı oluyorsunuz. (dalgaci) bu protestoyu savunanların devlet bankası ya da kamu kaynaklarından, siyasilerin yakınlarına, başkalarına yapılmadığı bir şekilde imtiyazlı krediler kullandırılmasını savunduğu filan zannediliyor. evet, dediğimiz de bu. devlet ticari faaliyette bulununca oluyor bunlar. iktidardaki ali olmuş, veli olmuş önemli değil. yapana lanet. dediğimize geliyorsunuz işte. devletin ticari faaliyette bulunduğu zaman ortaya ne gibi sakıncalar çıktığını, ne tür sıkıntılar yaşadığımızı hepimiz gördük, yaşadık. mesele pozisyonel bir tutum alma meselesi değil. ilkesel tutum gösterebilme meselesi. devlet bankasına çöreklenen iş adamlarının liberal kafalı olup olmadığını bilemem ama ne zemin liberal bir zemin, ne de davranış. ve evet,devlet bankaların garantörü olamaz. ve evet, devlet batık bankaları benim vergilerimle kurtaramaz. edit: sen zemin hazırla, bak utanan iktidar bulabiliyor musun? şu ana kadar zemin vardı ve bana utanan tek bir iktidar göster. hukuk boşluk kaldırmaz ve şahısların insafına, kişisel namusuna, kefaletine terk edilemez. edit 2: vergiyi/masrafı hizmeti sağlayan koyar. devlet iletişim hizmeti sağlamıyorsa vergisini de almaya hakkı yoktur. edit 3: ben mevcudun kefili değilim. mevcut devlet de liberal demokrat bir devlet değil. benim söylediklerimi devletin mevcut yanlışları üzerinden ilzam edemez, geçersiz kılamazsınız. o yanlışlar zaten liberal demokratların da işaret ettiği yanlışlar. (dalgaci) burada aslında bir zihniyet protesto ediliyor. tekel işçilerini protesto ediyoruz cümlesi belki daha vurucu olsun, daha cok kişiye hitap etsin diye konmuştur belki. bu protestoya karşı çıkanların yazdıklarından anladığım, işçilerin kendilerince haksız gördüğü bir konuyu protesto etmeleri en doğal hakları iken, bu protestoyu haksız görüp bunu protesto etmek ibnelik puştluk hatta bazı yorumlarda orospu çocukluğu. bazıları ise sopayla eylem alanına gidip dövmekten bahsediyor. nalıncı keseri gibi olayları kendimize yontalım, çokseslilik neyimize bizim değil mi, bizim gibi düşünmeyenlere küfür edelim, hatta sopayla gidip dövmeye kalkalım. tabi şöyle düzeyli eleştiriler de yok değil (#18101902) ayrıca bunu protesto edeceğinize yüksek vergiyi protesto edin, şunu protesto edin, bunu protesto edin diyenler var, tekel işçilerini protesto etmek sanki bunları protesto etmeye engelmiş gibi, sanki tekel işçlerini protesto eden aynı zamanda vergileri de adaletsiz buluyor olamazmış gibi. bazı insanların hayatında gri renkler neden yok acaba. (ozkann) itusozluk.com kendisi gibi düşünmeyen milliyetçi bir gruptan dayak yedikten sonra barış,kardeşlik,düşünce özgürlüğü klişelerini söylemekten vazgeçmeyen anlayış yoksunları, tarafından aynı fikri taşımadıkları için dayağın müstehab görüldüğü yeni bir oluşum. (Maninthemirror) bu ülkede solcu kesim haricinde hiç kimsenin eylem yapamayacağını yine gözümüze sokan hareket. sizden farklı düşünüyorlar ya hemen gidin dövün. ama sonra gelip ülkücü faşistler bizi dövdü böhühü diye ağlayanı bizzat ben döverim. iki dakka adam olun lan (Ambrassador) fikirleri ne olursa olsun -ki fikirlerine katılmıyorum-, eğer bu dayak olayı gerçekse kendilerine cidden ayıp edilmiş oluşum. (Aleksikazancekis) lafmacun.org iktidar yanlısı felan değildir. bilip bilmeden konuşmak ne güzel lan öyle. cahilce, malca eleştiriler. hayatlarında okudukları son kitap cin ali, kendi söylemlerine ters gelen herkes de iktidar yanlısı. allah akıl fikir versin. daha hala 3h yi hükümet yardakçısı olarak ilan eden cahillerin öncelikle 3h nin web sitesine gidip, mevcut hükümetin sosyal politikalarını nasıl çatır çatır eleştirdiklerini görmeleri gerekir... (Captitall) şimdi de, liberal kelimesini sözlükten aratarak, bulduğu şeyin liberal teori, liberalizm felan olduğunu zanneden cahillerce liberal olmamakla itham edilen liberal gençlik hareketi. tey allahım.. ben diyordum lisede ders olarak vermek lazım liberalizm sosyalizm gibi temel teorileri diye... (Captitall) fokurfokur.com alman vakıflarından destek alıyor diye birileri tarafından eleştirilen hareket. acaba bu yüzden 3h hareketini eleştirenler, "eylemde olan tekel işçileri"nin de "dış mihraklar" tarafından desteklendiğini bilmiyorlar mı? yoksa biliyorlar da bilmiyoruz ayağına mı yatıyorlar? haber.sol.org Destekliyorum Liberallerin kendi adları ve sloganları ile politika yapması desteklenmelidir. Burjuva demokrasisi her siyasi ve dini eğilimin temsil edilebileceği iddiasını taşır. Faşistler, İslamistler, muhafazakarlar, sosyal demokratlar neyse liberaller de odur. Doğru yanlış, bir fikri savunan kişilerdir. Bu arkadaşların pür liberal sloganlar ile ortaya çıkması ve kendi kimlikleri ile politika yapmaya çalışması, biz sosyalistleri değil, kendini solcuymuş gibi göstermeye çalışan Baskın Oran, Ahmet İnsel, Ufuk Uras gibilerini rahatsız eder. Çünkü bu pür liberal arkadaşlarla aşağı yukarı aynı fikirleri savunup da solcu olma iddiasını sürdürme şanslarını kaybederler. Liberalizm ve sosyalizm aydınlanma düşüncesinin iki düşman kardeşidir. Kadın hakları, düşünce özgürlüğü ve hatta laisizm konularında benzer düşüncelere sahip görünsek de çok ciddi ayrımlarımız vardır. Bugüne kadar kendilerini ifade edecek mecra bulamadıkları için sol içinde yer bulmaya çalışan liberaller de dahil olmak üzere, hepsi bizden ayrılıp yollarına gitsinler. Bu bir yönü ile de iyi bir gelişmedir. Liberallerin bir kısmı bizim içimizden çıkacak. Bizden ayrılanların bir bölümünü biz doğuracağız. Bir bölümü ise, habis bir urun atılması gibi atılacak bünyemizden... (Abdullah Mekanik) hocam.com çok doğru benim annemde tekel emeklisi annemler 2001de özelleştirilince emekli oldu onun gibi binlerce işçide onlar bir şey demediler çünkü özelleştirilmesi gerektiğini biliyorlardı şimdi ise hem tazminatlarını alacaklar hem de başka bir kurumda işe başlayacaklar buna rağmen grev yapıyorlar ülkenin gündemini meşgul ediyorlar bir an önce bitmeli diye düşünüyorum (Betül Lale) katılıyorum 3H ye. biz duygu sömürüsünü ayırt edebilen bi toplum olamadık. ne koyarlarsa önümüze yeme alışkanlığı oluştu. her açlık grevine giden haklı olsaydı keşke (Selman Kartal) Görüyorum ki bu başlık altında da bekar olup eş boşayan çok sayıda kişi var. Yanlış anlaşılmasın ben Tekel işçileri mağdur edilsin falan demiyorum baştan belirteyim. Benim daha önceden de buna benzer bir başlıkta daha yazım vardı. Orda da söylemiştim. Kadrolaşma 1923 ten beri devam eden bir olgudur. Ve devlet bünyesinde çalışan bir kişinin işten çıkarılması inanılmaz zordur. Dolayısıyla yaklaşık 90 yıl içinde devlette kadrolaşma üstüste gele gele 100 kişinin yapabileceği iş için devlet 500 kişiyi istihdam etmiştir. Burda tek sorumlu CHP-AKP-MHP-ANAP falan değil iktidar yüzü gören her partidir. Şu anda tekel işçilerini destekleyen bir çok kişiye bu olay olmasa ve bir soru yöneltilse "Devlette iş yapmadığı halde, mesleğini icra etmediği halde devletten düzenli maaş alıp sosyal olanaklarından faydalanan insanlar var mı varsa ne düşünüyorsunuz?" şeklinde çoğu kişinin devleti meşhur benzetme olan çiftliğe benzeteceklerinden adım gibi eminim. Dolayısıyla şu an yapılan olumlu olumsuz her yorumun mevcut hükümetin yandaşı/muhalefeti olmakla eşdeğer olduğunu düşünüyorum. Onun için de yeterince objektif değil yapılan yorumların çoğu. Ayrıca yanlış hatırlamıyorsam 1 yılı aşkın süredir bu işçilerin hiç bir hizmette bulunmadan devletten maaşlarını tıkır tıkır aldığı da biliniyor. Yani açıkçası 1 yıl ses çıkarmayıp maaşlarını alırken sorun yokken birden süre dolumuna yakın eyleme geçmeleri zaten bence olayın içinde suistimal olduğunun işaretidir. Neyse umarım bi gün herkes çalışmasının karşıığını aldığı bir ülkede yaşarız. (Volkan Karahanoğlu) 1 Kişinin yapacağı işi 3 kişi yapıyor çoğu Tekel'e bağlı kurum ve fabrikalarda! Burdan Çok yakın tanıdık biri çıkartıldı işden! Ama adamın bizzat kendisi diyor ki, zaten 1kişinin yapacağı işi 3kişi vardiyalı yapıyorduk! İşsiz kaldım ama haksız kazanç içindeydik çoğumuz! Çıkarılmayı hak eden de hak etmeyende çıkartıldı :( Hak eden ya da hak etmeyen çoğu oturarak elini bile kıpırdatmayarak maaş alıyordu' Kurunun yanında ıslakta yanar misali geçmiş olsun ne diyeyim!!! (Furkan Azal) Elbette mağdurun yanında olmak gerek. Bu yüzden Tekel İşçileri'ni destekleyememeyi mantıklı buluyorum. 4/c ve 4/b saçmalık. ama bu saçmalıkları oluşturan şey devletin tekel işçileri gibi milyonlarca elemanı "ihtiyaç olmadığı halde" çalıştırmaya, taşımaya kalkışması. Özelleşem tekel işini yapıyor mu? Yapıyor. Peki eski tekel işcilerinden kimseyi calıstırdı mı? Ihtıyacı oldugu kadarını. Daha az ıscıyle, özelleşen tekel donuyor. Devletın bosu bosuna aldıgı onbınlerce masabası "bos ıslerın memuru" var. Vasıfsız, zımba memurları... Ozellesen her alanda bu vasıfsız "bos ıslerın memurları" ıssız kalmak zorunda kalacak. Peki devleti ve bu memurları besleyen halk mecbur mu vergisiyle işine yaramayan adamlara maas odemeye. Ben devletten ve hukumetlerden bu yuzden sıkayetcıyım. Ozellestirmeyi bu yüzden mantıklı buluyorum. Devletin bosa harcadıgı paralarla bır baska devlet daha kurulur ve gecinirdi. (İskender) |
|
| Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Şubat 2010 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Yorumlar
Biz Bireyler için kredinin ardından Çeşitleri Teklif
* Yurtiçi Kredi (Güvenli ve güvenli olmayan)
* Bireysel Krediler (Güvenli ve güvenli olmayan)
* İşletme Kredileri (Güvenli ve güvenli olmayan)
* Konsolidasyon Kredi.
* Öğrenci Kredileri.
TAM ADI:.
ÜLKE:
DEVLET:
ADRES:
CİNSİYET:
AGE:
AYLIK GELİR:
MİKTAR KREDİ İÇİN GEREKLİ:.
AMAÇ KREDİ OF:.
TELEFON NUMARASI:.
İletişim Email: morganloaninves tment20
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.