3H Yayın

Liberalem - 2010 Kış

 Sample Image

3H Hareketi’nin 2010 kış sayılı Liberalem dergisini indirmek için resme tıklayınız..

 

Mail Group

Mail Grubumuza Üye Olun...

3H Hareketini daha yakından tanımak ve

3H Çalışmalarında aktif rol oynamak için...

Mail grubumuza üye olabilirsiniz...

  Click here to join 3hhareketi

 Üye olmak için Tıklayınız

 

FaceTube

3H @ Facebook & Youtube

Bizi Websitemiz Dışında da Takip Edebilmek Mümkün...

Facebook Grubumuza Üye Olmak İçin Tıklayınız...

 Sample Image

Youtube Kanalımız için Tıklayınız... 

 Sample Image

 

Son Yorumlar

İslam Düşmanlığı, Anti Semitizm, Mason Karşıtlığı ve Hoşgörü - 2 Yazdır E-posta
Yazar Kürşat Çetinkoz   
Cuma, 05 Şubat 2010
http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2009/01/20090113_derin_dusunce_org_her_firsatta_anti-semitizm.jpg

TÜRKİYE’DE IRKÇILIĞIN BOYUTU VE ANTİ SEMİTİZM

Anti-Semitizm’i genel olarak anlamam.  Ama Türkiye ve İslam dünyasında son çeyrek asırda ortaya çıkışını ve bu kini hiç anlamam. Önce bir Orta Doğu  boyutuna bakalım. Arapları düşünün ki İbranilerle aynı soydan gelen bir kitle. Anlaşmazlık noktasına din oturtulmuş. Farklı dinlermiş. Öte yandan da bütün peygamberlerin Hz. İbrahim soyundan geldiğini düşünürsek ilahi dinlerin bütün peygamberlerinin İbrani kökenli olduğu gerçeği var.

Örneğin son peygamber Hz. Muhammed’in Hz. İbrahim soyundan geldiği ve Kureyş Arabı olduğu biliniyor. Fakat Türkiye’de ve hatta Orta Doğu’da  birilerinin söylemediği bişey var. Özellikle cadı avlar gibi Sabetaycı avlayan muhafazakar kesimin söylemediği şey: Kureyş Arapları İbrani – Arap kırmasıdır. Yani zaten Araplarla İbraniler aynı soydandır ama Kureyş Arapları, İbranilere diğer Araplara nazaran daha yakındırlar. Hadi değiller diyelim Hepsi Sami ırkıdır. Anti Semitizm Sami karşıtlığı demektir Arapları da içerir. Araştırın göreceksiniz.  Kureyş Arapçasıyla Yiddiş’in ne kadar yakın olduğunu biraz inceleyin göreceksiniz. Yani ırkçılık yaparken bütün soy lanetlidir derken iki kere düşünmesi lazım bu arkadaşların.

Şimdi sizin inandığınız kutsal kitabı getiren bir İbrani kökenli Peygamber, O kitap baştan aşağı İbrani Peygamberlerin kıssalarıyla size çağrı yapıyor. Kitaptaki Peygamberlerin neredeyse tamamı Tevrat, Zebur ve İncil’de bahsi geçen peygamberlerden ve kıssalardan bahsediyor. Fakat siz orada sadece dönemsel hatta kişisel olarak “lanetleme” ifadelerini alıp bütün İbranilere karşı düşmanlık amacıyla kullanıyorsunuz. Bu kadar mantıksız bir şey olabilir mi Allah Aşkına? Yani onu bunu “ Büyük büyük dedesi Yahudi dönmesidir bu da gizli gizli Museviliği yaşamaya devam ediyor” diye suçlarken ( Sanki suçmuş gibi) Sizin inandığınız peygamberlerin tamamının Yahudi kökenli hatta çoğunun bizzat Yahudi olduğunu görmezden gelmeye utanmıyor musunuz? Yahudi olmak suçsa ayıpsa bu peygamberler de bu dini yaydıkları için suçlu demektir.  Bunu mu savunuyorsunuz?

Türkiye’de unutulan iki şey var. Birincisi Sabetaycı düşmanlığı yapılırken ortaya çıkıyor. Sabetaycı dediğimiz kitle’nin neden Müslüman olduğu unutulmuş mesela. Kısaca hatırlatalım 17. Yüzyıl başlarında bir inanış gereği 1666 yılında dünyanın sonu gelecek denmiş. 2012 miti gibi bir mit. O dönem İzmir’de bir Musevi vatandaş Sabetay Zvi Mesih olduğunu iddia etmiş. Biliyorsunuz Osmanlı’da “Millet sistemi” var. Musevi’ysen vergini Haham’a vereceksin. Haham kendi payını alacak kalanı devlete verecek. Vergi vermezsen seni devlet cezalandıracak. Çünkü cezalandırmak sadece devletin tekelinde ( şiddet tekeli ).

Haham rahatsızlık hissediyor bakıyor vergiyi de alamadı Sultan’a yetiştiriyor. Yasa gereği Zvi’nin yaptığı suç, Yahudiyse Hahama vergisini verecek. Sultan bakıyor, cezalandırırsa hem Zvi kahraman olacak hem de Musevi milletinin içinde iç karışıklık olacak. Zvi’yle anlaşıyorlar “Sen Müslüman oldum de yolundan gidenlere bunu anlat, hahamın yetkisinden çık, seni Haham’ın elinden kurtarmamın tek yolu bu”. Zvi akıllı adam Sultanın teklifini kabul ediyor. Böylelikle Haham efendinin elinden kurtuluyor. Takipçileri de aynı şekilde Müslüman olduklarını beyan ediyor. Bir kısmı zaman içinde Musevilğini yaşatıyor bir kısmı gerçekten Müslüman oluyor.  Günümüzde ise artık çoğu Müslümanlaşmış. Efendim hala Yahudi adetlerini koruyorlar. E izin ver korusun. Türklerde Müslüman oldu fakat hala şaman dönemindeki gibi sağa sola dua edip çaput bağlıyor ne haber?

Kin insanlığın damarına bir defa girdimi vücutta gezen kan kör eder adamı.  Örneğin geçenlerde iki olay oldu. Önce Mısır da Filistin halkına insani yardım taşımaya çalışan konvoyumuza gözü dünmüş Mısır polisi saldırdı. Halktan da yardım aldı. Kimse ülkemizden açık açık özür dilemedi ama Türkiye tarafında olay kapandı. Neticede yardım Filistin’e girdi ya o da yeter.

Sonra İsrail’de başka bir olay oldu. Kendini bilmez bir politikacı  kalktı aklınca Türkiye’yi aşağılamaya çalıştı. Hem de bunu yapan İsrail dışişlerinin iki numaralı adamıydı. Sonra özür dilemem dedi. Başbakanı ilk başlarda bunu destekledi. Fakat basın ve kamuoyu “Sen İsrail’in bölgedeki tek müttefiğine ve tarih boyunca zulme uğrandığı dönemlerde Yahudi halkına kucağını açan bir devlete nasıl bu hareketi yaparsın diye baskıya başladı. Nihayetinde Erdoğan’ın “van münit!” ayarı çektiği fakat o dönem bile herhangi bir ters davranışta bulunmayan deneyimli politikacı ve devlet adamı Simon Peres araya girdi ve özür dilemem diyen adam birde yazılı olarak güzel güzel özrünü diledi.

Türkiye ve Orta Doğu sallandı: İsrail’i dize getirdik! İşte Sultan Erdoğan. Göremedikleri de bir şey vardı İsrail yıllar yılı  devlet politikası olarak Türkiye’ye karşı kırıcı  ve yıkıcı hareketlerden kaçınır. Örneğin kriz dönemlerinde Türkiye İsrail’de temsilciliğini Maslahatgüzarlık seviyesine düşürdüğü günlerde bile İsrail genel teamüllere aykırı  olarak temsilciliğini Büyükelçilik seviyesinde tutmuştur.

İsrail’in ve Yahudi halkının gözünde Türkler ve Türkiye onları İsabella döneminde Avrupa’nın zulmünden korumuş bir devletin torunlarıdır. Hatta öyle ki Doğu Avrupa’daki hakimiyetinin bitmesinin üzerinden çeyrek asır geçmeden bütün bölgedeki Yahudiler yerel halk tarafından Almanlara teslim edilip zulüm tekrarlanmıştır. İsrail’de ana akım Türk düşmalığına izin vermezken biz de genel akım buna müsaittir. Hatta maalesef bazen bu düşmanlığı 3H’de bile kimi üyelerde üzülerek hissediyorum.

Son Güncelleme ( Perşembe, 04 Şubat 2010 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

3H'nin Menüsü

Ziyaretçilerimiz

Bugün29
Dün543

(C) macroajans
design by macroajans