| Tarih Ve Din |
|
|
| Yazar Haydar Eren | |
| Pazartesi, 01 Şubat 2010 | |
|
Yunanlı bir papaz, görev yaptığı manastırın da bulunduğu deprem bölgesinde Richter ölçeğine göre büyüklüğü 5'i aşan sarsıntıları, okunan özel dualarla durduklarını iddia etti. ...diyen bu haber dikkatimi cekti. Israilde Yahudilerin Domuz Gribini Savusturma Duasi haberi ve Istanbuldaki malum "7,4 yetmedimi" pankartlari gozumun onunden biranda geciverdi. Tamam, papazlar, imamlar bunu yapiyor. Ama birde hala bunlarin arkasina takilan buyuk kitleler var. Ister istemez Makedonyali Buyuk Iskender'i rahmetle (!) andim. Buyuk Iskender mezarindan kalkip dunyada olup biten tantanalara bakinca gevrek gevrek guluyordur "vay be amma is becermisim" diye. B.Iskender, zamaninda Pers Imparatorlugunun bir parcasi olan Anadolu uzerinden Iran'a girip Pers kralini Afganistan daglarina kadar kovalamis, gittigi yerleri biryandan yakip yikarken biryandanda yeni sehirler kurmus, ordusunun bir bolumunu orada birakmis, yerli halktan topladiklarinida ordusuna katip Afganistan'dan Misir'a, Mezopotamya'dan Makedonyaya kadar haritadaki kulturlerin birbirleriyle kaynasmasina onculuk etmisti. Bu yorelerden ogrenilenleri kurdugu sehirlerdeki (Misir Iskenderiye, Hatay Iskenderun ve niceleri) kutuphanelerde topluyor yeni bir anlayisa onculuk ediyordu. Sadece kultur ve bilim degil yoresel dinlerede etki ediyordu. O zamanar Perslerin dini olan Zerdustluge epey darbe indirirken, kendiside birseyler ogreniyordu. B.Iskenderin olumunden sonra toparlanan Persler, yeni liderleri Cyrus'la tekrar eski gucune kavusup ulkelerine yeni topraklar kattilar. Bunlardan biride Babil (bugunki Bagdat civarinda) sehrini ele gecirmek oldu. Babil sehrini kusattigi zamana kadar adet "fethettigin sehri yak yik, halkini katlet, kole et, ganimet topla ki bir daha sana tehdit olmasin" anlayisi idi. Fakat Cyrus tersini yapti. "Benim hukumranligimi kabul eder, dinimi kabul ederseniz size dokunmayacagim" sozu verdi. Bunun uzerine Babil teslim oldu ve Cyrus'u ciceklerle karsiladi, kimseye dokunmadi... hatta senelerdir orada olan Ibrani koleleri once azad edip sonrada Filistin’e (Kenan) donmelerine musade etti. Iste zurnanin zirt dedigi yer burada basliyordu. Muslumanlarin Tevrat, Yahudilerin Torah dedikleri kismen yazili, kismen sonradan eklenmis dini bilgiler (kitap?), bu Babil azad’lari tarafindan etkileniyor, Zerdustlukteki yeni yeni kavramlar (Melek, Seytan, Azrail, Cebrail, Adem Havva ve en onemlisi TEK TANRI) o tarihlerde (Istanbul Altiyol daki heykele benzeyen) "Altin Inek" tanrisina tapan Ibranilerin dinlerine ekleniyordu. Sonrasi malum. Yuzyillar sonra yayilan Hiristiyanlik Musevi'lerin dinini temel alarak kabul edip onun uzerine insaa ediliyor... ve bugunlere geliyoruz. Islamiyet Musevilik ve Hiristiyanliktan ne kadar etkilenmistir... onada herkes kendi karar versin |
|
| Son Güncelleme ( Pazar, 31 Ocak 2010 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
3H'nin Menüsü
- Bu Sitelere Girmeli
- Macroajans
Ziyaretçilerimiz
| Bugün | 26 |
| Dün | 543 |
| (C) macroajans | |






Yorumlar
Ilgi olursa ilerde daha uzun acmaya calisitim ama simdilik bir iki paragrafta aciklik getirmeye calisiyim.
En sonda soyleyecegimi basta soyleyeyim: 1- Evet ibranilerin tarihi = Musevilik degildir.
2- Zerdustluk Musevilikten daha eski tek tanrili dindir... ama ondan daha eski olanlarida var.
***
Kuduste Mescidi Aksa denilen ve her 3 dininde kutsal kabul ettigi bir "tapinak" var. Gerek Musevilik, gerk Hiristiyanlik ve gereksede Islamiyet din deyince bu 3 dini "adamdan" sayar ve digerlerini (budizm, Hinduizm, Samanizm, Zerdustluk, Taoizm vs yi) 2. lig diye kayleye almaz. Dolayisi ile genis halk kitleleri onlarin ne oldugu konusunda merakli degilse pek birsey bilmez.
Gerci Hiristiyanlik 20 YY dan itibaren yayilmaciligi geregi diger dinleride incelemis, ulkelerinde o dinlerden insanlara gocmenlik vermis olmasi nedeniyle biraz daha hasir-nesir olmustur ama ne Islamiyet nede Musevilik hala ben-merkezlilikten cikmis degildir.
***
Kronolojik olarak yuruttugun mantik dogru. Firavun donemi kole edilen, sonra ulkelerine donen Ibraniler + zaten oradan hic ayrilmayan Ibraniler "Altin Inek" denilen bir tanriya inaniyorlardi.
BKZ. http://en.wikipedia.org/wiki/Golden_calf
Bunun tarihini iyi bilmiyorum ama bildigim birsey varsa pek cok tarihcinin bu konuda kavga ettigidir. Sanirim buna neden de "dinsel" nedenler. Malum, Dunya 7 gunde yaratildi savi ikna edici olmayinca bu sefer "efendim o 7 gun senin bildigin 7 gun degil... belkide 7 sene vs vs" ufurmeleriyle aciklanmaya calisilmis, buna benzer Hz. Suleyman bilmem kac sene yasamis, her hayvanin dilini konusurmus, yok Ibrahimin oglu falanca filancaymis, onun ogluda falancaymis... diye uzayan bilgiler bugun bizim Tevrat diye bildigimiz kitabin esasini olusturuyor. Yani bazilarina gore masal kitabi. Sonra Babilden azad edilenlerin donmesiyle birlikte bu "kitap"a bahsettigim kavramlarda ekleniyor. Musa bu kavramlarin ne kadarini almis (vahiy olmus?) orasini bilmem. Ama birsey varki o donemde "inek"ten vazgeciliyor.
Ve bugunlere geliyoruz.
Tesekkurler.
Meseleye kronolojik acidan bakarsak: Iskender (buyuk demekten kaciniyorum, zira kendisi en buyuk despotlardandir ) bilindigi gibi M.O. 4.yy'da yasamistir. Yahudiligin kurucusu kabul edilen Ibrahim de, iddiaya gore, M.O. 19.yy'da yasamistir. Bu durumda ya Tevrat'ta Ibrahim konusunda verilen bilgiler dogru degil, ya da, Ibrahimle baslayan dinin modern Yahudilikle alakasi yok.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.