| Liberalem - 2010 Kış Sayısı Yayında.. |
|
|
| Yazar Ahmet İhsan Kaya | |
| Pazartesi, 04 Ocak 2010 | |
|
LiberAlem’den merhabalar... 2010’a girdiğimiz şu günlerde 3H Hareketi olarak hayli hareketli ve heyecanlı günler geçiriyoruz. Öncelikle, liberal bir gençlik hareketi olarak Türkiye’nin kronik sorunlarına yönelik hakim devletçi siyasi ve iktisadi fikirlere karşı, bireyci ve özgürlükçü bir perspektifle bakacağımız bir kongre düzenliyoruz. İkinci olarak, uzun bir aradan sonra elinizde bulunan 3 aylık yayın organımız LiberAlem’i yeni bir tasarım ve formatta tekrar yayınlamaya başlıyoruz. LiberAlem’in bu sayısında ekonomiden siyasete, eğitimden yargıya olmak üzere son zamanlarda Türkiye gündemini meşgul eden sorunlara liberal teoriden hareketle eleştiriler ve çözüm önerilerini içeren birbirinden güzel makaleler sizleri bekliyor. Bu sayıda ilk olarak Alper, liberal demokrasinin ihmal edilen bir önkoşulunun da ekonomik özgürlükler olduğunu vurguluyor. Burak, eğitim ile demokrasi kültürü arasındaki ters ilişkiye dikkat çekerken Kadir, hayli tartışılan sosyal güvenlik sistemini masaya yatırıyor. Ahmet, Danıştay’ın katsayı kararından yola çıkarak Türk yargısının içler acısı durumunu eleştiriyor. Soner ve Serkan kapitalizme yönelik eleştirileri kılı kırk yararcasına incelerken Efe, Rawls ve Habermas’ın demokrasi teorisine yaptıkları katkıları tartışıyor. Ümit, liberalizmin “müstemleke ideolojisi” olmadığını ispatlamaya çalışırken Ebuzer, sosyalizmin gençler üzerindeki tesirinin saiklerini sorguluyor. Son olarak, Öner, darbe ile mücadele için acil eylem planını bir nevi “demokrasi manifestosu” şeklinde sunuyor. Ayrıca bu sayıda, misafir olarak Yunanistan’da liberal fikirlerin siyaset hayatında daha fazla yer alması için mücadele eden bir ismi, Fotis Perlikos’u ağırlıyoruz. LiberAlem’in Kış ’09 sayısını buraya tıklayarak indirebilirsiniz...
İçindekiler: Ekonomik Özgürlükler Olmadan Demokrasi Olmaz / Alper Akalın Eğitim ile Demokrasi Kültürü Ters Orantılı mı? / Burak Başkan Katsayı Krizi ve Türkiye'de Yargı Problemi / Ahmet İhsan Kaya Sosyal Güvenlik Sistemi Değişmeli / Kadir Amarat Serbest Piyasa ve Katırcıoğlu’nun İktisadı / Soner Tunceli Kapitalizm Hakkında Efsane Ve Gerçekler / Serkan Kiremit Rawls – Habermas Tartışması / Efe Baştürk Söyleşi: “Özgürlüğün Önündeki Temel Engel Korumacı Devlettir” / Fotis Perlikos Ezilenlerin Liberalizmi / Ümit Çalık Sosyalizme Duyulan Hasret / Ebuzer Irkıçatal Darbe İle Mücadele Eylem Planı / Öner Bulut |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 23 Mart 2010 ) |
| Sonraki > |
|---|


Yorumlar
Dünyanın hemen her yerinde, ticari mahkemeler karar alırken ticari örf-adetlere başvururlar; bunu gıcıklıktan değil, bir sebepten yaparlar.
Örneğin, diyelim ki bir uçak motorunun 1000 adet parçası var; ticari teamüllere dair genel bir önkabulü, yani ticari örf ve adetleri -ki soner bunu vurgulamış- baştan varsaymazsak, ve ben de bu uçak motorunun içindeki 1000 parçayı da istediğimi önceden söylemezsem, bunlardan biri eksik geldiğinde -yine- önceden pazarlık yapmamış olmamdan dolayı hatalı mı kabul edilmeliyim?
Düşünün: Bir dergide gördüğüm motorsikleti sipariş etmişim, fakat hata bende ya (!), dergi kapağında motorun pedallarının olmadığını görmemişim.
Şimdi bu pedalları talep edemem mi?
Bir ticari anlaşmayı mümkün kılan açık sözleşme/ler kadar, gizli çok sayıda varsayım, önkabul vardır. Bunların her birine ilişkin pazarlık yapmak durumunun maliyeti inanılmaz olur, dolayısıyla ticari örf, adet ve teamüller önemsenir.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.