| Toplumsal Anlayış Sorunsalı Olarak Eşcinsellik |
|
|
| Yazar Ebuzer Irkıçatal | |
| Çarşamba, 16 Aralık 2009 | |
|
Toplumda eşcinsellik kolay kolay hoş görülen bir şey değildir. Bu bizim toplumumuzda böyledir, diğer toplumlarda da… Tabi toplumdan topluma ve zamandan zamana bu hoşgörüsüzlüğün derecesi değişir ve hatta kaybolabilir. Bazı çağlarda, özellikle bazı toplumlarda homoseksüelliğin, heteroseksüellikten daha meşru ve hatta erdemli görüldüğü de olmuştur. Bugün baktığımızda da gayet normal kabul edilen toplumlar mevcuttur, fakat genel manada toplumda kabul edilebilir bir olgu olduğunu söylemek imkânsızdır. Bugün en doğal kabul edilen ülkelerde dahi, bir aşağılama ve bir küçük görme vardır. Hatta hakaretler olarak çok kullanılır. Her şeyden önce belirmeliyim ki, ben hoşgörü kelimesine herhangi olumsuz bir mana yüklemem. Bu hoşgörüsüzlüğün en büyük sebebi bence, insanın doğası itibariyle tutucu olması. Değişime ve değişikliğe kolay adapte olamadığı (istemli veya istemsiz) gibi, değişene de pek hoş bakmaz. Bu tabi benim inancım. Dolayısıyla insan değişeni ötekileştirir. Eşcinsellik gibi, farklı bir cinsel hayat yaşamak kadar değişiklik yapan insanlara da hoşgörüyle bakılmaz. İnsanda doğal olarak var olduğuna inandığım bu tutuculuk, heteroseksüelliği alternatifsiz kılar. Çünkü heteroseksüellik doğal kabul edilen, genel durumdur. Eşcinselliğin bir sorun olarak algılanmasında dinin de payı yok değildir. Hatta tarihte bu kadar karşı duruş sergilenmesinin belki de en büyük sebebi Katolikliğin güçlü olduğu ülkelerde eşcinselliğin pek de hoş görülmesi beklenemez. Mesela A.B.D.’ne baktığımızda cumhuriyetçilerin yoğunlukta olduğu eyaletlerde insanların eşcinselliğe pek de hoş baktığını söyleyemeyiz. Tabi özellikle bizim toplumumuzda da İslam’ın etkisi de vardır. İslam’da da eşcinselliğe hoş bakmaması, Türkiye’de özellikle dindarları, genel manada eşcinsellere karşı hoşgörüsüz kılmıştır. Bir Müslüman -özellikle hassas biriyse- açısından bakıldığında; bir günahkara mutlaka hoşgörüyle bakması gerektiğini de söyleyemeyiz. Dediğim gibi ne de olsa siyasal bir problemden çok sosyal bir sorun ve meseleye herkesin aynı mesafede durması da beklenemez. Fakat İslam’daki yasakların silahlı otorite tarafından sağlanmaya çalışılmasının da manasız olduğunu düşünüyorum… Yani tekrar evliliğe gelirsek, İslam’da yok diye eşcinsel evliliğin siyasal otorite tarafından kabul edilmemesi gerektiğine inanan zihniyetin değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca bazılarına göre eşcinsellik normal kabul edilmez. Hatta bunun bir hastalık olduğunu düşünenler de yok değildir. Burada düşünmemiz gereken kime göre ve neye göre normal olup olmadığı. Genel kabule muhalif olanın yanlış olduğu inancı kadar totaliter zihniyet mevcuttur. Genel manasıyla totaliter anlayış tarihteki yerini yavaş yavaş alıyor olsa da bu gibi spesifik durumlar için devam etmiyor değil. Ne de olsa eşcinseller toplumun çürük! parçaları… Eğer eşcinsellik doğal bir şey değilse, bu bizi ne ilgilendirir. Eşcinseller doğal olmayan hayatlarını yaşamak istiyorlarsa bırakın yaşasınlar. Kıstasımız doğallık değil, bireysel özgürlük olmalı. Doğal olmadığı tezinin altında biraz paternalizm biraz da “iyi toplum” anlayışı yatar. Unutulmamalıdır ki hiçbir bireyin kendi tercihleri, toplumun doğallığı için feda edilemez… velev ki eşcinsellik doğal olmayan ve anormal bir durum olsun, o zaman da özgürlük mantalitesinin en büyük ve basit argümanını vermek gerekir: “SANANE?!.” Şunu da belirteyim ki eşcinsellin hoş görüyle karşılanmasına inandığım kadar homofobinin de hoşgörüyle karşılanması gerektiğine inanıyorum. Bazı “çağdaş!” kişilerin homofobi insanlara bağnaz veya çağdışı gözüyle bakması da pek razı olduğum bir durum değil. Bir insan eşcinsellerden korkabilir veya kendini eşcinsellerden uzak tutmaya çalışabilir. Bence bu da hoş görülmelidir. Yeter ki başkasına müdahale etmeye çalışmasın, rahatsızlık vermesin, aşağılamasın. Başta da belirttiğim gibi, eşcinsellik bir sosyal algı problemi. Devletten, bir şey yapmasını beklemekten önce, toplumda hoş görülmesini beklemek gerekir. Tabi bunda eşcinsellerin pozitif ayrımcılık fikirlerine de karşı çıkıyorum. Pozitif ayrımcılık, çoğunluğun maruz kaldığı ayrımcılıktır. Bu da beklenmemeli. Yani eşcinselliğin sorunsalının, toplumun algısında ki bir problem olarak değerlendirmek gerekir. Sonuçta bireylerin giyimine, yaşamına, çalışmasına, harcamasına hoşgörüyle bakarken, cinsel yaşamlarına da hoşgörüyle bakılmalı.. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 15 Aralık 2009 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Yorumlar
Eşcinsellik farklı bir cinsel hayat yaşamak kadar değişiklik yapmak değildir, değişiklik yapmak hiç değildir. Etimolojik olarak yanlış, Kim neyi değiştiriyor. Önceden heteroseksüeldi şimdi bunu değiştirdi mi?
Benim size önerim, bu meselelerle ilgili yazı yazmadan önce biraz daha bilgilenmeniz. Bu sadece bir tavsiye, ego meselesi yapılmaması önemle rica olunur
İkincisi homofobiyi bir anlamda hoşgörmeniz, görülebilir. Demişsiniz ki "bir insan eşcinsellerden korkabilir ve kendini eşcinsellerden uzak tutabilir!" İşte o bir insan binlerce insan olmaya başlayınca ve bu bir kamuoyu olunca sorun başlıyor. Bir travesti öğretmen, doktor vb. kamu mesleklerinde çalışamıyor; tek çözüm seks işçiliği oluyor. Seks işçiliği yapmak istemeyen için büyük haksızlık. Korkmalarının bir hak olduğunu kabul edebilirim; ama kendini uzak tutma hakkı yoktur, Kamu alanı içinde böyle bir hak insan haklarına aykırıdır, bu söylediğiniz ucu açık bir söylemdir. Kimse evine alıp beslesin demiyor, ama kamuda her vatandaş kadar bulunabilsin diyor.
sağolasın Alper...
Berna
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.