İstanbul'da Ulaşım Zammı ve Tepkiler Yazdır E-posta
Yazar Ümit Çalık   
Perşembe, 10 Aralık 2009
http://www.alinteri.org/img/ulasim-zam-gencsen02.jpg

Son günlerde özellikle İstanbul’  da metrobüse yapılan zam ve bu zamma gelen tepkiler medyamızda geniş  yer tuttu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi zarar ettiği gerekçesiyle metrobüse zam yaptı. Yapılan zammın ardından sol kesimde yeralan bazı gruplar zamma tepki niteliğinde gösteriler yapmaya başladılar. Hatta bu gösteriler halktan kısmen destek de gördü. Sol kesim tarafından organize edilen bu gösterilerde yapılan zamma tepkinin dışında özellikle ulaşımın devlet tarafından halka bedava bir hizmet olarak sunulmasının gerekliliğine ilişkin sloganlar oldukça dikkat çekiciydi. Hatta gösterilerde ulaşımın bedava sağlanması fikrinden hareketle göstericiler ve göstericilere destek veren halk metrobüse para vermeden bindiler.

Ulaşım zammına yönelik olarak yapılan gösterileri irdelediğimizde, aslında konunun son derece yanlış bir noktadan ele alındığını görüyoruz. Öncelikle ulaşımın tamamen bedava bir hizmet olarak verilmesi, gösterileri düzenleyenler tarafından sunulduğu gibi sorunun çözümü değildir. Hatta bu hizmetin belediye tarafından bedava verilmesi mevcut sorunlardan daha büyük sorunlara yol açacaktır.

Öncelikle ulaşımın bedava olarak sunulması büyük bir kaynak israfına yol açacaktır. Ulaşımın bedava olmasıyla birlikte insanlar bu hizmeti gereğinden fazla kullanacaklar, böylece hem belediye bütçesine büyük bir yük gelecek, hem de ulaşım nedeniyle çevreye verilen zarar önemli noktalara yükselecektir. Zaten ulaşımın bedava olmasıyla birlikte artacak yolcu kapasitesi ve trafiğini kaldırabilecek düzeyde bir altyapının İstanbul’ da ne bugün ne de gelecekte varolabilmesi mümkün değildir. Diğer yandan bedava ulaşımla birlikte aşırı derecede artan maliyetleri yine halk karşılayacaktır.

Üstelik bu sefer ulaşım maliyetleri her bireyden bu hizmetten faydalandığı ölçüde değil, herkesten eşit tutarlarda tahsil edilecektir. Bu da ulaşım hizmetinden çok faydalanan bireylerle bu hizmetten hiç yararlanmayan ya da az yararlanan bireyler arasında büyük bir eşitsizliğe yol açacaktır. Ayrıca ulaşım maliyetlerinin çok artışı ve gereğinden fazla talep ulaşım hizmetlerinin kalitesinin ciddi anlamda düşmesine de yol açacaktır. Aslında yukarıda saydığımız durumlar bedava olarak sunulan birçok mal ve hizmet için geçerlidir. Bu noktada para gerçekten mucizevi bir araçtır. Çünkü karşılığında para/bedel alınan tüm hizmetlerde kendiliğinden verimlileşme görülmektedir. Bedel karşılığı verilen tüm hizmetlerde israf, gereğinden fazla talep engellenmektedir. Peki bedava ulaşım hizmeti, israf, artan maliyet, eşitsizlik, çevre gibi birçok soruna yol açıyor, düşük ulaşım fiyatları da belediyenin bu hizmetten dolayı zarar etmesine neden oluyorsa çözüm ne olabilir?

Aslında birçok konuda olduğu gibi bu konuda da çözüm çok basittir. Çözüm birçok alandan olduğu gibi kamu sektörünün bu alandan da elini çekmesidir. Özellikle şehiriçi ulaşım hizmetinin özel sektöre bırakılması bu hizmetin hem etkin hem de ucuza verilmesini sağlayacaktır. İstanbul’ da mevcut durumda ulaşım hizmeti belediye ve belediye tarafından imtiyaz verilen özel girişimciler tarafından verilmektedir. Yani İstanbul’ da şehiriçi ulaşım hizmeti belediyenin tekelindedir.

Yine ulaşım sektöründen bir örnek vermek gerekirse, yakın zamana kadar Türkiye’ de iç hatlarda havayolu taşımacılığının devlet tarafından kurulmuş bir şirketin tekelinde olduğunu biliyoruz. Hepimizin bildiği gibi serbest piyasaya geçilene kadar Türkiye’ de havayolu oldukça pahalı bir ulaşım şekliydi. Kısa süre önce bu alanda devlet tekelinin sona ermesiyle birlikte, artık halkın her kesimi havayolu ulaşımından faydalanmaya başlamış, hatta bu alanda artan rekabetle birlikte bazı özel şirketler tekel dönemindeki fiyatların yüzde birine varan fiyatlarla hizmet vermeye başlamışlardır. Hava ulaşımında devlet tekelinin olduğu dönemde verilen hizmetle, serbest piyasaya geçildikten sonra verilen hizmetin yolculara maliyeti arasındaki fark, ulaşım alanında serbest piyasanın en etkin çözüm yolu olduğunun çok açık ve net bir örneğidir.

Şehiriçi ulaşım konusuna dönersek, bu durumda da asıl sorunun ulaşımın devlet tarafından bedava veya paralı verilmesinin değil, ulaşımın devlet tekeli tarafından veya düzgün bir rekabet ortamında çalışan özel şirketler tarafından verilmesinin olduğunu görürüz. Birçok konuda olduğu gibi bu konunun da çözümü sol kesim tarafından yüzeysel bir şekilde sunulmuş ve konu hakkında detaylı bir şekilde düşünmeyen halkın bir kısmı göstericilere destek vermiştir.

Halbuki biraz detaylı düşününce ulaşım hizmetinin bedava verilmesinin, serbest piyasa yapısı içerisinde özel şirketler tarafından verilmesinden halka çok daha maliyetli olacağı, toplumda eşitsizliğe ve çeşitli çevre sorunlarına yol açacağı açıktır. Çözümse hizmetin serbest piyasa yapısı içerisinde özel kesim tarafından etkin bir şekilde sunulmasıdır. Bu sayede hem ulaşım maliyetleri minimum düzeylere inecek, hem de israf, adaletsizlik ve artan çevre sorunları gibi konular bertaraf edilecektir. Burada liberal kesime düşen görev sol kesim tarafından çözüm gibi sunulan, aslında sorunu arttırmaktan başka bir işe yaramayacak politika seçeneğinin gerçek yüzünü halka anlatarak, doğru çözüm yollarını içeren tepkilerin belediyeye iletilmesini sağlamaktır.

Son Güncelleme ( Cuma, 26 Mart 2010 )
 

Yorumlar  

 
0 #4 Ah Şu Solcularıııın.....Meraklı Minik 2010-03-27 22:06
Yazıyı okuyunca aklıma direk bu şarkı geldi nedense... Neyse konumuza dönelim. Şimdi arkadaşlar yanıldığınız noktaların olduğunu düşünüyorum. İlki teoride... Sanırım şöyle düşünüyorsunuz, bir şey bedava olursa ona talep artar, öyle artar öyle artar ki, artık o talebi karşılayabilene helal olsun deriz. Gerçek böyle değil arkadaşlar... Bakın hava bedava, her birimiz bedensel ihtiyacımız kadar soluyoruz. Otobüsü de eninde sonunda herkes ihtiyacı kadar kullanacaktır bedava olunca... İlk günlerde otobüs bedava oldu diye talep artabilir ama eninde sonunda makul seviyelere düşecektir. İkincisi talep ilk etapta durdurulamasa bile bu defa da otobüsten biraz daha kaliteli ama paralı araçları insanlar tercih etmeye başlayacaklar ve belediye otobüsüne talep yine düşecektir.

Mesele şudur, ulaşım doğal bir ihtiyaçtır. Ulaşım olmadan, İstanbulda adam iş yerine gidemez, istihdam sağlayamaz. İş yeri sahibi kar edemez, ekonomi işleyemez. İstanbulda ulaşım ihtiyacını karşılayamayan çok sayıda insanın olması ekonomiyi çökertir. O nedenle zengin yoksul tüm ülkeler büyük şehirlerde mutlaka ucuz ve evet bazen bedava ulaşım sağlamaya çalışırlar ( Örneğin New Yorkta Staten Island Feribotu bedavadır ) Bu da devletin sahip olduğu son derece kapitalist bir güdüdür aslında... Bir de merak ediyorum, mesela şehirler arası otobüs ulaşımına devlet karışmıyor, acaba bu otobüs hatları istenen kalitede hizmet veriyorlar mı? Hakkaten de arz talep eğrileri arasında seyir eden bir ekonomik sistem her şeye ilaç olabiliyor mu sizce? ? ? ?
Alıntı
 
 
+3 #3 RE: İstanbul'da Ulaşım Zammı ve TepkilerKeco 2010-03-26 21:03
Ekonomi dersinin ilk dersine gidip serbest piyasada arz, talep ve fiyatı öğrenince liberal kesilen öğrenci gibisiniz. Sonraki dersleri asmayın, onlara da gidin derim. Zira Adam Smith'den sonra çok sular aktı o dereden. Kapitalizm bile defalarca kendi yapısını eleştirdi, siz hâlâ 1700'lerin diliyle ekonomi konuşuyorsunuz. Mutfakta Smith mi var, yoksa sizin oralarda Smith'in hayaleti mi dolaşıyor bilmiyorum ama günümüz dünyası için fazla indirgemeci bir ekonomi-politik üzerinden çok yanlış tespitler yapıyorsunuz. Şehir ve Bölge Planlama okuyorum, yani üzerinde atıp tuttuğunuz konunun ilmini alıyorum ama söylemek zorundayım ki; buradan bakınca söylemleriniz gerçekten içler acısı.
Alıntı
 
 
+4 #2 RE: İstanbul'da Ulaşım Zammı ve TepkilerSedef Süner 2010-03-26 20:18
Bir yerde ciddî bir mantık hatası ya da kafa karışıklığı yaşıyorsunuz. Ulaşımın halk hizmeti olması işi gücü olmayan insanları yola dökmeyeceği gibi, dökse dahi nitelikli bir hizmetle kişisel araçlar ve taksilerden topladıkları ile nihayetinde çevreye maksimum faydası olacağı kesindir.

Düşünce temelinizin merkezine aldığınız mantık, malesef ekolojik, ekonomik ya da toplumsal anlamda sürdürülebilir yaklaşımları kavrayamamanıza neden oluyor. Halbuki konuya olan yabancılığınıza rağmen, "40 otomobil > 1 otobüs" gibi enerji ve verimlilik temnelinde basit bir yaklaşımı bile gösterebilseydi niz, paranın mucize sandığınız ilüzyonlarına kanıp akılcı çözümlere bu kadar yabancı kalmazdınız.
Alıntı
 
 
+5 #1 RE: İstanbul'da Ulaşım Zammı ve TepkilerSalih Uyur 2010-03-26 14:00
Mevcut sistemin basarisiz isledigi bir gercek, fakat teme iktisadi prensiplerin cogundan bihabersiniz.

Bunlarin ilki, kimi pazarlarin dogal tekel oldugudur. Yani, yuksek sabit maliyeti olan yatirimlar gerektiren pazarlar rekabette dogal olarak tekele gider. Demir-celik gibi.

Ikincisi, her yatirimda sistem butunlugu gozetilmelidir. En basitinden, deniz ulasimi ile kara ulasimi ayirt edilemez. Pek cok sirket bu ise girerse, telekominikasyo n gibi hatlar arasi sorunlar olabilir.

Ucuncusu, belediye her ne kadar kar etse de, kamu hizmeti sagliyor ve etmek durumunda degil. Oysa sirketler, karlarini yukseltmek amacinda olacak ve olasi bir kartele karsi ne yapacagiz? Otobus firmalari adeta bir kartel yaparak, sehirler arasi ulasim fiyatlarina taban belirlemiyorlar mi?

Dorduncusu, gercek bir cozum olan metro-rayli sistem yatirimlarini sirketler sizce yapacak mi? Yapacaksa, sehir planlamasi ile butunlugu nasil saglanacak?

Besincisi, buyuk sistemlere butunsel yaklasim gerekirken, ornegin komple bir sistem tasarimi mumkun iken, pek cok sirketle sistem butunlugu nasil saglanacak? Yani, ulasim, trafikten, cevre kirliliginden, sehir planlamadan ayri ele alinamazken, bu konuda olasi bir kaos nasil engellenebilir?

Yazilariniz, maalesef yuzeyseli asmiyor. Sadece sermaye saksakciligi yapiyorsunuz. Tekel iscileri icin de benzer bir durum sozkonusuydu.

Liberalizmi desteklemiyorum , fakat hakkiyla yapsaniz katkisi olacagina inaniyorum, fakat onu da yapamiyorsunuz. En basitinden, liberaller olarak, telekomda rekabet olmayisini ve usulsuz ozellestirmeyi elestirmeniz gerekirdi.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans