| Liberalizm ve Ekonomik Krizler (Son): 2008 Krizi ve Aynı Senaryo |
|
|
| Yazar Alper Akalın | |
| Perşembe, 03 Aralık 2009 | |
|
1970’ler ve 80’lerde yükselen liberal iktisadi anlayış, 2008 Eylül ayında çatlak veren emlak piyasası kaynaklı finansal kriz nedeniyle alışılagelmiş bir şekilde yeniden sorgulanır hale gelmiştir. Sosyalist çevreler, bu sefer de “vahşi kapitalizmin sonunun geldiğini” iddia etmekte, Keynesyen ekole mensup kimi iktisatçılar da, 70’lerde liberal iktisada gösterilen teveccühün sonucunda bu noktaya gelindiğini söylemektedir (Krugman, 2009). 2008 krizi, içerik olarak 1929 buhranına çok benzemekte, serbest piyasa ekonomisine getirilen eleştiriler ve alınan politik önlemler de bu benzerliği pekiştirmektedir. O dönemde Keynesi haklı bulan ve ekonomiyi canlandırma amacıyla harcamalarını arttırmaktan çekinmeyen hükümetler şimdi de kriz sonrası çözümü Keynes’te aramakta ve başta ABD olmak üzere trilyonlarca dolarlık harcama paketlerini, çözüm için devreye sokmaktadır. Akademi dünyası Klasik anlayışın yeniden test edilmesi gerektiğini yüksek sesle dile getirirken, 2008 Nobel İktisat ödülünü Krugman’ın almasıyla da, global ölçekte yeniden Keynesyenizme dönüşün sinyallerinin çoktan verilmiş olduğu söylenebilir. Halbuki Neo-Avusturyalılar ve Neo-Klasik iktisatın öncüsü Chicago Okulu bu krizin, sanıldığı gibi serbest piyasanın krizi olmadığını, bu bunalımda da yine devletin büyük rolü olduğunu iddia etmekte ve bu iddiaları da oldukça güçlü temellere dayanmaktadır. Mesela Neo-Avusturyalılar, 2001’de Amerika’da patlayan NASDAQ balonunun hemen ardından ekonomiyi canlandırmak için faizleri enflasyonun da altında bir seviyeye düşüren ve para arzını 2001-2007 yılları arasında %50’den fazla arttıran FED’in, tıpkı 1929 bunalımındaki gibi suni bir balon yarattığını ve bu balonun nihayetinde patlayacağını 2003 yılından itibaren ısrarla savunmaktaydı. Neo-Avusturyalıların bu öngörüsü, 2008 yılında patlayan emlak balonuyla bir kez daha teyit edildi. [11] Chicago Okulu mensupları da, finansal piyasaların deregüle edilmesinden* dolayı krizin çıktığını iddia edenlere cevap olarak, 1980-2007 yılları arasında finans sektöründe yapılan regülasyon harcamalarının 3 kat arttığına işaret ederek, deregülasyonun söz konusu olmadığını belirtiyordu (Yayla, 2008). Bunun yanında, ABD’de imkânı olmayanları konut edindirmek için kurulan devlet destekli Fannie Mae ve Freddie Mac adlı kuruluşların sübvanse edilmesi yoluyla emlâk piyasasının baltalandığını ve tüketicilere yanlış sinyaller verildiğini iddia eden liberal iktisatçıların bu görüşleri ne yazık ki kamuoyunda yeterince yankı bulmuyor (Çetin, 2008). Yani, tıpkı 1929 bunalımında olduğu gibi, Neo-klasik iktisat anlayışının kriz analizleri bugünlerde yeninden ihmal edilmektedir. [12] Kuşkusuz burada liberal geleneğe mensup iktisatçıların sabırlı olması ve gelişmeleri soğuk kanlı takip ediyor olması da, klasik iktisadın bozguna uğradığı yanlış imajını güçlendirmektedir. Oysa liberallerin sakinliği, her kriz sonrası saldırıya uğramaya alışmaları ve toz duman dağıldıktan sonra yeniden haklı çıktıklarını bilmelerinden kaynaklanan özgüven duygusunun sonucu olarak da yorumlanabilir. Kuşkusuz krizden kurtuluş amacıyla Keynesyen-devletçi bir mantıkla akıl almaz büyüklüklerde açılan kurtarma paketleri, merkez bankalarının denetimden uzak şekilde bastıkları ve piyasaya sürdükleri bu paralar yüzünden eninde sonunda yeni bir kıyametin kopacağını öngörmek için kâhin olmaya gerek yoktur. Klasik iktisat, bugünlerde bozulmuş görünen itibarını, hükümet harcamalarının katlanarak artırılmasına dayanan bu paketlerin etkisiyle bir gün yeniden patlaması kaçınılmaz suni balonlar, yüksek enflasyon ve muhtemelen yeni bir bunalım sonrasında yeniden kazanacaktır. Devletin piyasaya her müdahalesinin ardından yeni bir krizin geldiğini görmemekte ısrar eden iktisatçıların şekillendirdiği dünyayı ne yazık ki hep benzer acı sonlar beklemektedir. Başta uyarıları ve önerileri ihmal edilen liberal iktisatçılar sonunda haklı çıkmakta, ama bunun anlaşılması çoğu kez yeni bir bunalım sonucu olmaktadır.
Referanslar: Çetin, Ünsal (2008), Finansal Krize Yakından Bakış, Liberal Düşünce, Sayı:51-52, Yaz-Sonbahar 2008, s. 25-31.
Krugman, Paul (2002), Dubya's Double Dip?, New York Times, 2 August 2002, url: http://www.nytimes.com/2002/08/02/opinion/dubya-s-double-dip.html, Son giriş tarihi: 5 Eylül 2009 Yayla, Atilla (2008), Krize Piyasa Ekonomisi İçinden Bakışlar, Liberal Düşünce, Sayı:51-52, Yaz-Sonbahar 2008, s. 45-61. Dipnotlar:
[11] Ayrıntılı bir okuma için bkz: http://mises.org/story/3128 [12] Burada ilginç ve traji-komik olan, NASDAQ balonunun patlaması ile beraber “ Hükümetin bu krizi aşması için bir emlak balonu şişirmesi lazım” önerisini FED’e sunan Krugman’ın, krize sebep olan iktisatçı değil de krizi öngören büyük bir deha ve fikirlerine en çok itibar edilen ekonomist olarak anılıyor olmasıdır (Krugman, 2002).
|
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 02 Aralık 2009 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

