Sivil Seslerin Tek Liberal Sesi Yazdır E-posta
Yazar Ebuzer Irkıçatal   
Salı, 29 Eylül 2009

http://img406.imageshack.us/img406/9535/sivilsesler2.jpg

Geçtiğimiz cuma ve cumartesi(25-26 Eylül), STGM tarafından İstanbul'da "Sivil Sesler Festivali" adı altında bir STK'lar buluşması gerçekleşti. 3H Hareketi olarak bizler de oradaydık, liberalizmin yegane temsilcisi olarak. Her ne kadar katılım çok iyi olmasa da -ki tanıtımın zayıflığı bunun en büyük nedeni idi- yine de orada bulunuşumuzun gerekli olduğunu gördük. İyi ki 3H Hareketi olarak katılmışız o festivale... Hoş, çok olumlu sonuçlar doğurur mu yaptığımız, bunu bilemem ama yine de orada bulunulması gerektiğine eminim.

Festivalde şunu gördük ki insanlar bizim sandığımızdan çok daha fazla önyargıyla ve olumsuz gözle bakıyorlar liberalizm ve kapitalizme. Gerçi Türkiye'deki politik STK'Ların çoğunu sosyalistlerin oluşturuyor olması ve diğerlerinde de genel bir sosyalist etkinin olduğu bir realite ana yine de hayrete düşeceğimiz kadar kapitalizm düşmanlığı, bizi bekliyormuş... Bu durumu, az da olsa güzel ve bizim pozisyonunuzu ehemmiyetli kılan tarafı ise; bu, kapitalizmi öcü olarak algılayan insanların çoğunun bilgisizlikten kaynaklanan bir kapitalizm ve liberalizm düşmanlığı oldu.

Sivil sesler festivalinde, liberalizmin tek temsilcisi olarak ayak üstü, anti-kapitalist zihniyeti çok fazla  düzeltme imkanımız olmasa da, 3H Hareketini tanıtarak, insanların merak duygusunu kabartmış olabileceğimizi düşünüyorum. Sonrasında sitemize giren kişilerin kapitalizm ve liberalizm hakkında önyargılarının yıkılıp, daha liberal düşünceler edinmeleri çok muhtemel. Bu da bizim katılmış olmamızı ehemmiyetli kılan ve bizi umutlarndıran olaydı. Şüphesiz, iki gün boyunca orada bulunmak, 3H Hareketi'ni ve liberalizmi iyi veya kötü onalrca insana tanıtmak, bizim için hoş bir hadiseydi. Bir kaç somut örnek daha açıklayıcı olabilir.

Silopi'den gelen, çevrecci bir gruptan birisiyle sohbetimiz yavaş yavaş samimi olmaya başlamıştı. Kendisini siyasetten uzak tutmak istediğini söyleyen bu çevre dostu, birden konuyu kapitalizme bağlayıverdi. Biz yarasının kapitalizm olamdığını anlatmaya çalışırken pek itiraz etmemiş, bilgisizliğinin farkına olarak genelde dinlemekle yetiniyordu. Bu esnada, yüzene baktığımda okuduğum ifade sanki "acaba bunların dediklerinde haklılık payı var mı, kapitalizm sandığımız kadar dorkunç değil mi?" gibiydi... Fırsattan istifade broşürümüzü verip, oradan bizi takip ederek kapitalizm hakkında daha fazla bilgi sahibi olabileceğini söylediğimde, teşekkür etti fakat ne yazık ki kendisi, internet kullanmıyormuş ve kendi çağında bir protesto hali içindeymiş. Sağlık olsun dedim içimden...

Liberaller, eşcinsellerin özgürlüklerini ve haklarını savunur diye düşünürdüm. Ama ya sanki öyle değildi ya da işin içinde farklı bir sebep var ki Kaos GL'nin standını ziyaretimizde pek hoş karşılanmadık. Standlarına varınca doğal olarak merhaba deyip kendimizi tanıtırken, birimizin, "Biz liberaller olarak bireylerin cinsel yönelimlerini savunuyoruz" diyince, galiba söylenmemesi gereken bir şeyler söyledik ki hemen düzelttiler. Bulunduğumuz sürece de bize somurtararak, çok soğuk bir tavır takınmalarını hâlâ anlayabilmiş değilim. Galiba eşcinsellerin haklarını savunurkeni onların lügatını eksiksiz bilmelisin ki, onları razı edebilesin. Tabi benim derdim insanların özgürlüklerini savunmak, onalrın rızasını kazanmak pek değil...

Liberaller, sosyal yardımımın halkın vergileriyle yani halktan zorla toplanan parayla yapılmaması gerektiğini, sosyal devlet olmadığında; bireylerin, fakir ve ihtiyaç sahibi insanları daha fazla düşüneceklerini iddia eder. Şu an hatırlayamayacağım bir Güneydoğu ilinde faaliyet gösteren bir yardım kuruluşuyla konuşmamızda da benim açımdan ilginç bir diyalog yaşadık. Muhtaç insanlara yardım götüren bu STK'yı takdir ettik. Sonrasında orada bulunan temsilci bize, aslında bunun kendilerinin yapmamasının gerektiğini, bunun devletin üzerine bir vazife olduğunu belirtti. Tabi biz aksini iddia ettikçe o da düşüncesinde ısrarını sürdürdü. Sınırlı devleti savunan bizlere karşı devletsizliği savunan bu STK temsilcisi,"madem devlet var, o zaman yoksullara da yardım edecek, sosyal devlet olacak" anlayışındaydı. Tabi bu düşünce sadece orada bulunan bireye ati değil. Ama hiç anlayamamışımdır bu devleti istemeyenlerin, olduğu takdirde ona çok fazla görev atfedip hayatımıza daha fazla müdahil olması gerektiği, ifratla tefritten oluşan görüşlerini.

Ordunun çevreye verdiği tahribatı kapitalizme bağlayanlar da, "devlet yıkılsın diyip" sonra kapitalizme sövenler de, önce " siz kimsiniz" diyip "ha liberaller mi?" gibi garip küçümsemeye sahip olan da, "siz toplanıp, seminer yapıp, yazı yazarak elinize ne geçiyor, neticede ne oluyor?" gibi kavrayamadığım bir bakış açısını sahip olanla da kaşılaşsak da, bu festivale katılmış olamamızı gayet olumlu buluyorum. Daha önce de belirttiğim gibi; çoğunun sandığımızdan daha bilgisizce anti-liberal olduğu bu ortamdaki insanların, liberalizmi araştırmasına vesile olabilmişsek, ne mutlu bize... Gerçi orada nadir de olsa bize olumlu yaklaşanlar ve 3H Hareketini gerçekten takip etme niyetinde olanlar da yok değildi. İnsanların liberalizmi ve kapitalizmi, eleştirmeden önce öğrenmeleri gerektiğini gün yüzü gibi gördük ve liberalizmi orada layıkıyla mı bilemem ama bir şekilde temsil etmiş olduk. Bu da beni geyet mutlu ediyor...

Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Eylül 2009 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki
design by macroajans