Kapitalizm Hakkında Efsaneler ve Gerçekler (1) Yazdır E-posta
Yazar Serkan Kiremit   
Pazar, 27 Eylül 2009

             Hıncın ve Cahilliğin Feryadı:             

             KAPİTALİZM ÖLDÜRÜR!

"Kamu iyiliği için çalışır gibi görünenlerin çok iyilik yaptıklarını hiçbir zaman görmedim"

Adam Smith

http://api.ning.com/files/UBbLClQ2QX51ShueTf3GBz-LAEorv-OTOq-Aonn6ku*5RtmbQUG0FKQkkD4V6vb0uEnf7wEZ*kI4CADR0UVTNjLk5RO1Xzer/capitalism.jpgSerbest piyasa ekonomisinin ürettiği erdemler, rasyonel plancıların bilinçli eylemlerinden çok iktisadi güçlerin serbest hareketleri yoluyla sağlanır. Serbest piyasa hataları düzelten süreçler yaratır. Kamusal iyilik denilen ne dendiği belirsiz kavrama karşı piyasa, kişisel çıkarların yada sayısız öznenin kendi etkinliklerini koordine etmelerini sağlayarak farkında olmadan iyilikler üretir. Bu iyilikler fiyat mekanizması yoluyla alıcı ve satıcıların kendi stratejilerini, nakledilen bilgilere göre kişinin yada kurumun duruşunu değiştirmesini sağlar. Esasen iktisadi düzende yada ahlak hayatında öyle bir düzen vardır ki, “insan aklının ona yeni bir şeyler eklemek için yapabileceği çok az şey vardır.

Peki, neden dünya bu kadar sağlam bir mantığa karşı koyuyor? Açıklama son derece kolay ve basit: KAPİTALİZM ÖLDÜRÜR. Bu son zamanların en etkin sloganına karşı elimiz kolumuz bağlı gibi duruyor. Çünkü medya, siyasiler, din adamları, aydınlar ve hatta ilginç bir şekilde üreticiler, kendilerini “Yurtsever” bir direnişle savunuyorlar. Bu kartele karşı gene de Piyasa kendi yolunda ilerliyor.

Piyasa, bu güç birliği yapan kartellere karşı eskiyen her şeyi yok etmeye devam ediyor. İşi yaramayan ne varsa ezip geçiyor. Piyasa çarklarını döndürüyor; krallıkları, sınıfları, gelenekleri, ırkçılığı, fakirliği, kolektivizmi, imparatorlukları, tek tipliliği, kaosu, beleşçileri, liyakat sahibi olmayanları, ayrıcalık elde edenleri, zulmü, kökten dincileri, sınırları, çeşitliliği hoş görmeyenleri, milliyetçileri, kâhinleri, cahilliği, işsizliği, çevreyi kirletenleri, tekelleri, devletçileri… Vs. nereye kadar direnirlerse dirensinler ideolojileri yada felsefeleri teoride ne kadar sağlam olursa olsun, günün birinde hepsi sırasıyla yok oldu yad a yok olacaklar. Evet, KAPİTALİZM ÖLDÜRMEYE DEVAM EDİYOR VE EDECEK…

Piyasa kaçınılmaz bir biçimde dünyayı dönüştürüyor ve gezeni bütünleştiriyor. Nasıl ki, Thomas Edison, yalnızca kar içgüdüsüyle hareket edip “elektrik ampulünü icat etmekle yetinmeyip her eve dağılımını sağladı ve ilginç bir şekilde elektrik üretim sistemini yarattı”. Yeni teknolojide aynı yoldan gidiyor. Bugünün girişimcileri de aynı kar içgüdüsüyle belki sadece kendi çıkarlarını düşünerek farkından olmadan toplumsal faydaya katkı sağlıyor.

Kapitalizm, pazar yoluyla herkese iyilik sağlar. Bugün çok az insan televizyon, buzdolabı, cep telefon, internet ve sayısız ulaşım aracına (toplu taşıma araçlarını unutmayın) ulaşmakta ve kullanmaktan yoksundur. Oysaki bu araçlar daha düne kadar lükstü, fakirlerin bunları kullanma şansı yoktu. Hatta 19.yüzyılda herhangi bir kral, bugünün modern insanın sahip olduğundan daha az şeye sahipti. Hangimiz bir padişahtan yada imparatordan daha mutsuz olabilirdi ki? Bir düşünün televizyonu olmayan bir yerde acaba kaç gün yaşayabilirdik? Tuttuğumuz futbol takımının maçının asla oynanmayacağını bilmek kim bilir bizi nasıl etkilerdi? Seyahat özgürlüğümüzün olmadığını bir düşünün ilim Çin de bile olsa gidemeyeceğimizi…

Sayısını bilmediğimiz kişilerle yaptığımız sohbetlerin çok azını gerçekleşebileceğini, domatesi kışın hiç yiyemediğinizi, muzu hiç bilmediğimizi, nescafe’yi hiç tatmamış olmak, baş ağrımızı geçirmek için aspirin almadığımızı düşünmek, milyonlarca kitaptan ve şarkıdan habersiz olmak, kralın herhangi bir tebaasının ömrünün hiçbir yerinde statüsünün değişmeyeceğini bilmek, sayısal loto gibi oyunların olmadığını düşünmek, günün birinde zengin olmanın hayalini bile kuramamak, cep telefonunuza gelen herhangi bir mesajınızın olmadığını bilmek, aşk ilişkilerindeki tam rekabet ortamından dolayı sevgilinizi kaybetmemek için harcadığınız vakitlerin olmadığını bilmek, yeni sevgililer elde etmenin verdiği risklerden yoksun olduğunu bilmek, çizgi filmlerin olmadığını bilmek… Kim bilir bize yani modern insana nasılda koyardı, bunların herhangi birisinin olmadığını düşünmek…

Evet, kapitalizm öldürür. Acıyı, mutsuzluğu, rahatsızlıkları, haksızlıkları, adaletsizlikleri ve sefaleti öldürür. İnsan yaşamının süresinin uzamasını sağlayan kar içgüdüsünün ta kendisidir. Şirketlerin, sağlık sistemi için harcadığı her araştırma- geliştirme programları yeni icatların, kimyasal ve genetik gelişmenin motivasyonudur. Kapitalizm, verimlilik esasına dayanır. Eğer bir şirket, yeni bir ilaç keşfedemezse, eski buluşlarını yenileyemezse, maliyetlerini düşüremez ise kendisi ölür.

Kapitalizm eler. Eğer bir ilacın fiyatı, diğer şirketin ürettiği ikame ilaca karşı daha pahalıysa -tüketici rasyonel bir şekilde aynı kalitedeki ucuz ilacı alacaktır- pahalı ilaç üreten şirket iflas eder. Tüketici kaliteyi, ucuzluğu, kolay elde edilebilirliliği, iyi hizmeti ve farklılığı sever. Üretici, tüketiciye mahkûmdur. Tüketiciyi memnun eden kazanır ve yaşar. Edemeyen ölür. Unutmayalım ki tüketici herkestir. Üreticiler, tüketicilerin –sözde- sırtından kazandıklarını aynen tüketicilere dağıtmak zorundadır. Üreticiler mallarını satmak için ve hatta daha fazla kişiye satmak için herkesi zengin yapmak zorundadır. Bu pastayı büyütmenin zorunlu yasasıdır. Bu görünmez elin yarattığı sosyal adalettir. Bu zorlama olmadan yapılan iyiliklerdir.

Kapitalizm sorumsuzlukları affetmez. Rekabet ortamından kaçan, ödevlerini yerine getirmeyen, rasyonel davranmayan ve statükosunu değiştirmekten çekinen her kurum ticari yaşamına devam edemez.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 26 Eylül 2009 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans