| 3H Seminer Raporu: Kadının Siyasetteki Yersizliği |
|
|
| Yazar Medeni Sungur | |
| Perşembe, 21 Mayıs 2009 | |
![]() Hepinizin bildiği üzere hem Ankara hem İstanbul 3H olarak bu haftaki seminerlerimizde sözü erkeklerden alarak kadınlara verdik. Mottomuzda “Erkeklerden sıkıldık, sözü kadınlara veriyoruz“ idi. Ankara’lı arkadaşlarımız aynı zamanda Avrupa Günü olarak anılan 9 mayıs Cumartesi günü, liberal camianın ünlü ismi Prof. Dr. İhsan Dağı hocamızın eşi ve Akp 23. Dönem Ankara miletvekili Doç. Dr. Zeynep Dağı ile “Vazgeçilmez İdeal: Avrupa” başlıklı bir seminer düzenlediler. Bizde İstanbul ekibi olarak İstanbul üniv. Siyasal bilgiler fakültesi öğretim üyesi Dr. Ayten Alkan ile “Kadının Siyasetteki ‘Yer’sizliği” başlıklı çok keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşiden önce Tennur “Liberal Feminizm Mümkün mü?” sunumunda bizlere avcılık/toplayıcılık döneminden başlayarak Avrupa’da kadının ve feminizmin tarihini anlattı. Feminizmin farklı tanımlarından bahsederek, feminizmin farklı modellerini tanıttı. Ayrıca post-modern feminizmin en temel argümanlarından sex/gender tartışmasını açıkladı. Temel anlayışları oturmuş olan iki farklı düşünce sisteminin birebir örtüşmesinin zorluğundan bahsetti. Böylece “feminizim ile liberalizm uzlaşır mı?" sorusuna yanıt aradık. Tennur’un bu güzel sunumundan sonra Ayten hocamız ile olan söyleşimize geçtik. Ayten Hoca öncelikle Türkiye’de yerel yönetimlerdeki kadın-erkek oranlarını vererek kadın yöneticilerimizin azlığından bahsetti. 2004 rakamlarına göre kadınların dünyada temsil ortalaması % 21. Bu rakam Yunanistan’da % 55, Kosta Rika’da ise % 73 lere kadar çıkıyor. Türkiye ‘ ye baktığımızda ise bu oranların belediye meclislerinde % 2.5lara, il genel meclislerinde % 1.8lere, belediye başkanlıklarında ise % 0.5lere kadar düştüğünü görüyoruz. Hoca bu rakamlardan yola çıkarak kadın temsilinin Türkiye’de dünya siyasetine kıyasla neden çok düşük olduğu ve avrupalı kadınların temsilinin neden daha yüksek olduğu soruları üzerinde durdu. Bu bağlamda Türkiye’deki sosyal kültürün yaratmış olduğu “hizmet vermek daha çok kadına yakışır” algısını eleştirdi. Türkiye’de feminizmin 80 sonrasında akademik manada kabardığını vurguladı. “Partilerin kadın kolları siyaseti dışlıyor mu?” sorusuna ise şu şekilde cevap verdi: “ Kadın’ın siyasette yer alması için olumlu bir girişim ama ‘siz burada kendi kedninize uğraşın’ manasına da geliyor ve bu problemli bir durum teşkil ediyor.” Dtp’nin kürt kadın hareketinin başlatığı bir girişim olmasını anlamlı bulduğunu söyleyen hocamız buradaki % 40 kotasının örnek teşkil ettiğini söyledi. Ayrıca Adana belediyesinin erkek işçilerle yapmış olduğu sözleşmede eşlerine şiddet uygulayan işçilerin maaşlarının eşlerine teslim edilmesi zorunluluğu getirilmesi gibi girişimlerin önemli olduğunu vurguladı. 2009 yerel seçimlerinin son derece apolitik bir seçim olduğunu iddia eden Ayten Alkan, seçimin merkezi siyasetin bile tartışılmadığı, analiz etmek için sıkıcı bir seçim olduğunu öne sürdü. Son olarak da Türkiye’de kadın üzerine olan tartışmalarda ‘erkek’lerin hep ’kadınlık’ı tartışmalarını eleştirerek şu soruyu sordu: “Peki ‘erkeklik’in hiç mi bir problemi yok? Neden bunu tartışmıyoruz. Kadınlar ve erkekler hep kadın üzerine konuşuyorlar. Neden hiç erkek üzerine konuşmuyoruz? Erkeklikle bu kadar mutlu mesut muyuz? Görüldüğü gibi, programımızda Ayten hocamızla 2009 yerel seçimlerinden, dünyadaki ve avrupadaki kadının temsiline, Türkiye’deki kadın hareketlerinden, partilerin kadın kollarına kadar bir çok farklı konuyu tartışma fırsatı bulduk. Bu ve bunun gibi bir çok faklı konulardaki seminerlerimize hız kesmeden devam edeceğiz. Bizi izlemeye devam edin. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 26 Mayıs 2009 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


