| Tek Başına Demokrasi Yeter Mi? |
|
|
| Yazar Mahmut Kaya | |
| Perşembe, 23 Nisan 2009 | |
|
Uzun bir fıkra, türlerinden birinde, şöyle der:
Demokrasi, iki inek ve süt İki ineğiniz var. Doğrudan demokrasi: komşularınız sütü kimin alacağını karar verir. Singapur demokrasisi: devlet sizi çiftlik hayvanlarını apartmanda izinsiz tutmaktan ötürü cezalandırır. İngiliz demokrasisi: inekleri koyunların beyinleriyle beslersiniz ve inekler delirir. Devlet hiç bir şey yapmaz fakat güvenli olduğunu göstermek için sütü içer. Amerikan demokrasisi: hükümet size ona oy vermeniz halinde daha çok inek vermeyi vaat eder. Seçimden sonra inek piyasalarda spekülasyon yapmaktan ötürü görevden alınır. Basın olayı “Cowgate” olarak isimlendir. Bir inek sizi sözleşmeyi ihlalden dolayı dava eder. Alman demokrasisi: vicdanınız sızlar çünkü devlet size çok zengin olduğunuzu söyler. Fransız demokrasisi: İnekleri Paris’ e götürürsünüz, Tarım Bakanlılığının ana girişine kapatırsınız ve daha fazla inek talep edersiniz. Avrupa Birliğin’ de demokrasi “komisyon” inekleri neyle besleyeceğinizi ve ne zaman sağabileceğinizi regüle eder. Bundan sonra onları sağmanız için size para öder. Sonra ikisini alır birini vurur, diğerini sağar ve sütü kanalizasyona döker. Ardından sizin kayıp inekler için form doldurmanızı ister. Fıkrayı vermemde ki sebep; demokrasi her şey değildir. Yani mükemmel demokrasi yoktur. Winston Churchill’ in deyimiyle: bu günah ve acı dolu dünyada pek çok yönetim biçimi denendi ve denenecek. Demokrasinin kusursuz ya da tamamıyla bilgece olduğunu kimse iddia etmiyor. Aslında zaman zaman denenmiş tüm diğer biçimler dışında, demokrasilerin en kötü yönetim biçimi olduğu söylenmektedir der. Demokrasinin kendi kusurları vardır ve demokrasinin ilkeleri ülkeden ülkeye değişir. Birbirinin aynısı olan iki demokrasi yoktur. Hepsinden öte demokrasi karşılaştığımız problemlerin tam çözümü değildir. Aynı zamanda bir ideoloji de değildir. İdeolojilerin cevap verdiği hiçbir soruya cevap vermez. Demokrasi en iyi yönetim biçiminin ne olduğu, özgürlüğün ne olduğu, iyi yönetimin hangi ilke ve kurallara dayanması gerektiği, adaletin ne olduğu, özgürlüğün ne olduğu gibi konularda söyleyecek sözlere sahip değildir. Mesela, çoğu kararlar buna siyasal kararlarda dahil beklenmedik sonuçlar verir. Bu çoğunluk tarafından alınan kararlar içinde geçerlidir. Bu yüzden bir demokraside kontrol ve dengeler biçiminde garantiler çok önemlidir. Bu yüzden bir liberal için demokrasi, bir ideal demokratik politik sistemin bir parçasıdır. Kendisi değildir. Sadece tek başına yetmez demokrasinin yanında; hukukun üstünlüğü, düzenli seçimler ve muhalefete şans tanınması, iktidarı sınırlayan denge ve kontrol sistemi, çoğunluk ve medeni kurumlar, piyasa ekonomisi, aynı zamanda temel hakları koruyan sözleşmeler olması gerekir. Peki o zaman bir liberal niçin destekler demokrasiyi; Demokrasi katılımın bir ifadesidir ve katılım liberal özgürlük mefhumunun bir parçasıdır. Fakat demokrasi olmadan özgürlük olmaz diyemeyiz. Özgürlük bir temel değerdir, demokrasi ise bir yönetim biçimidir. Demokrasiden önce özgürlükle meşgul olunmuştur. Barışçıl değişimin yegane metodudur. Hayek’ inde dediği gibi: her ne zaman çatışan birkaç kanaatten birinin hakim olması gerekli olsa ve ne zaman bir görüş, eğer ihtiyaç varsa, zorla hakim kılınmak zorunda olursa, dövüşmek yerine sayıları sayarak hangisinin daha güçlü olduğunu belirlemek daha az müsriftir. Demokrasi insanın şimdiye kadar keşfettiği yegane barışçıl değişim metodudur der. Hayek’ in bu sözleri şunları söyleyen won Misses’ ı hatırlatmaktadır: demokrasinin özü herkesin kanunları yapması ve idare etmesi değildir fakat kanun yapıcıların ve yöneticilerin, ihtilaf olması halinde, barışçıl yollarla değiştirilebileceği şekilde halkın iradesine dayalı olmasıdır. Demokrasinin bir diğer avantajı da alternatiflerine müsaade etmesidir. Ön şart güçlü, güvenilir ve kurumsallaşmış muhalefettir. Demokrasi bir çoğulcu toplum için yegane yaşayabilir ve tatminkar siyasal çerçevedir. Demokrasinin öneminin yanında işler olması çok önemlidir. İşte burada devreye liberalizm giriyor. Hemen herkesin oy verme hakkı olmalıdır. Yani evrensel onay hakkı bulunmalıdır. Serbest, açık ve periyodik seçimlerin yapılması zorunludur. Seçimler seçmenlerin oylarını yasadışı baskılar olmadan verebilecekleri şekilde serbest olmalıdır. Hesap verme ve sorumluluk arasında denge sağlamak için seçimler 3 veya 5 yılda bir yapılmalıdır. Böylece halkın hükümetlerin icraatları hakkında karar vermeden önce sonuçlarını görme imkanı olacaktır. Çok partili bir sistemin olması zorunludur. Konuşma ve bir araya gelme özgürlüğü olmalıdır. Parti ve çıkar grubu kurma özgürlüğü olmalıdır. Çoğunluğun ya da azınlığın zulmünden kaçınmak için, gücün tek bir kişinin ya da kurumun elinde toplanmaması gerekir. Bu nedenle liberal bir demokraside denge mekanizması gücün yürütme organında toplanmasını engellemek için işler. Devlete ilişkin kanunları ve prosedürleri belirleyen bir anayasanın olması zorunludur. Yani insanların hakimiyeti yerine kanunların hakimiyetini olmalıdır. Sonuç olarak: iktidarın sınırlı olması ve yönetilenlere hesap vermesi, insan haklarına saygı göstermesi, önceden belirlenmiş sınırlar içerisinde işlemesi, parçalanması ve bir denge kontrol sistemine yerleştirilmesi isteniyorsa bu sadece ama sadece liberal demokrasi ile mümkündür. Gelmiş geçmiş en büyük demokrasi teorisyeni Sartori’ nin dediği gibi liberal demokrasinin liberalizminden vazgeçerseniz geriye sadece diktatörlük kalır. |
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 22 Nisan 2009 ) |
| Sonraki > |
|---|


