Çakma değil Demokrat Kahramanlara İhtiyaç Var (Video) Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 13 Nisan 2009

Muhsin Yazıcıoğlu ölünce, kör öldü, arkasındakiler badem gözlü oldu diye iç geçirmiştim.

Yazıcıoğlunun ölüm şeklinin üzüntlü verici hali, “alperen ocakları”  adlı gruba bağlı gençlere sempatik yaklaşan kişilerin sayısını doğal olarak arttırmıştı.

Kamuoyu, bu acı ölüm sonrası, Hrant Dink’in ve belki de benzeri bir çok faili-meçhulun zanlılarının bu gruptan çıktığını çoktan unutmuştu. Ya da unutmasa bile bu gençlere yeniden kredi açmak istiyordu.

Zaten rahmetli Yazıcıoğlu’da Hrant Dink suikasti ile önderlik ettiği hareketin beraber anılmasına çok üzülüyordu. Hatta ölmeden önce liberal aydınlarlara, milliyetçi-muhafazakar hareketin daha demokratik bir çizgiye kayması için neler yapılabileceğini konuşmak için görüşme talebinde bulunmuştu.

Alperen ocaklarından habersiz bir girişimdi bu.. Habersizdi çünkü rahmetli de farkındaydı ki alperen ocaklarının bir kısmı artık ergenekoncuların emrindeydi. Şamil Tayyara vermiş olduğu röportajda boşu boşuna “Bizim tarlayı daha önceden sürmüşlerdi” dememişti.

İşte Kütahyalı’ya yapılan bu saldırı, bu sürülmüş tarladan elde edilen hasatın vukuatıdır. Aynen Dink suikastinde olduğu gibi.

Birileri, elini kolunu sallayarak demokrat aydınlara şiddet yoluyla haddini bildirme cesaretini nereden bulabiliyor? Bu sorunun cevabı işte çok önemli.

Bu soruların cevabı verilince, belki de ülke geçmişindeki karanlık olayları aydınlatabilecek.

Rasim’in yukardaki videosunda söyledikleri ne kadar da haklı. Bu zihniyetteki insanlar çakma vatanseverler, dandik kahramanlar.  Ülkemi seviyorum adına milletin içine nifak, kaos ve şiddet duygularını beslemekten çekinmeyen riyakar sahte kabadayılar.

Biliyoruz ki, bu adamlar alperen ocaklarını da kullanıyorlar. Bu durumda, alperen ocaklarındakiler liderlerini iyi bir şekilde anmak istiyorlarsa, bu adamlara pabuç bırakmamalı ve milliyetçi-muhafazakar gençleri, Yazıcıoğlu’nun son yıllarında denemiş olduğu gibi, anti-statukocu ve şiddetten uzak barışçıl ve demokratik çizgiye getirmeliler.

Aksi takdirde, son zamanlarda kazandıkları sempatiyi kaybetmeleri çok zor olmayacak.

Dünya’da dengelerin değiştiği bir devreden geçiyoruz. Bu yeni devirde, Türkiye’den istenilen, karanlık geçmişi ile yüzleşip aydınlık, özgürlükçü ve hoşgörülü bir yolculuğa çıkması. Ergenekon zihniyetini içinde barındıran gruplara bu yeni düzende yer yok..

Alperen ocakları, dünya dinamiklerini iyi okumalı ve çakma kahramanlık sevdalarından bir an önce vazgeçmeliler. Yoksa, Yazıcıoğlu’nun kendilerine bırakmış olduğu mirasa hıyanet etmiş olurlar..

Son Güncelleme ( Pazar, 12 Nisan 2009 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans