| Kölelik Yolu |
|
|
| Yazar Friedrich August von Hayek | |
| Çarşamba, 08 Nisan 2009 | |
|
Yorumlayan: Emir Uzunoğlu
Friedrich August von Hayek ‘Kölelik Yolu’ kitabında plancılığın köleliğe giden totaliter bir yol olduğundan bahseder. Plancılık insanın özgürlük alanına müdahele eder ve onu kontrol etmeye başlar. Bu sayede birey kendi değerlerinden uzaklaşır ve sadece bir topluluğun parçası olarak görülmeye başlar. Liberal düşünce ise bireyi köleleştiren bu müdaheleyi engeller. Plancılık Hayek için çok farklı düzlemlerde gelişebilir: iktisadı plancılık, tarih plancılığı, akıl plancılığı, hürriyet plancılığı vb. Friedrich August von Hayek bireylerin iradelerinin üzerinde bir plancılığı totalitarizm olarak görür. Bu anlamda total ideoloji, insanların yaşam alanlarına istediği gibi müdahele edip düzene sokar. “İnsanların planın gayesi üzerinde anlaşmaya varmaksızın sadece merkezi planlamanın lüzumu konusunda uyuşmaları durumu, tıpkı bir grup insanın nereye gitmek istedikleri hususunda bir anlaşmaya varmadan birlikte seyahate çıkmağa kalkmalarına benzer. Netice şudur: Bu insanların hepsi, içlerinden çoğunun hiç de istemediği bir seyahat yapmağa mecbur olacaktır” Hayek’e göre totaliter iktidar plancılık vasıtasıyla toplumda bütüncül bir iktidar alanı yaratır. Zoraki konsensüs sağlanmaya çalışan temel ilkeler üzerinden toplum tektipleştirilmeye çalışılır. Devlet bireysel alana karşı üstünlük sağlamak için en başta akıl planlamacılığı yapar. Akıl planlamacılığı otoriteye saygı duyan, kollektivitenin parçası, resmi ideoloji sınırları içerisinde yaşamayı öğrenen insanlar yaratır. Akıl planlamacılığından sonra ‘hürriyet planlamacılığı’ devreye girer. Özgürlük alanlarımız kendiliğinden değil devlet müdahalesi ile ‘toplumsal fayda’ gözedilerek oluşturulmaya çalışır. Bu ise Hayek’e göre iki yüzlülüktür çünkü birey kendi özgürlüğünü kendi planlamalıdır. Bir sonraki adım ise iktisadi planlamacılıktır. İktisadi planlamacılık rekabeti ve doğal düzeni yok ederek, devletin ekonomik hayata direkt kontrolünü sağlar. “İktisadi planlamacılıkta zenginliğe, güce ve şerefe giden yol devletten geçer. Bu düzende sistem nitelik, liyakat, rekabet, başarı gibi ilkelere degil çıkar ilişkilerine, kayırmacılığa, yolsuzluğa, ahlaki yozlaşmaya dayanır. Devlet, kendi yandaşlarna makam, güç, zenginlik dağıtan bir adaletsiz soygun düzenine dönüşür. Böylece her şey iktisadi olmaktan çıkıp siyasetin konusu olur. Bireylerde bu ahlaki yozlaşma içerisinde bireysel ahlaki değerlerini ve erdemlerini kaybederler.” İktisadi plancılıktan sonra tarih plancılığı kendini gösterir. Tarihin hangi istikamette gideceğini planlamak ve insanları buna uydurmaya çalışmak tarih plancılığıdır. Hayek’e göre toplum ve iktisadi süreçler o kadar komplekstir ki plancının kavrama kapasitesini aşar. Planlama yerine insanın kendini gerçekleştirmesi için uygun iklimi sağlamak ve insanın kendisini ifade etmesini engelleyen olguları ortadan kaldırmak gerekmektedir. Bu da ona göre liberalizm ile mümkündür. Hayek için liberalizm “bırakınız yapsınlar” sözüne indirgenemez çünkü onun için şahısların değil hukukun üstünlüğü geçerlidir. Kendi kurallarıyla işleyen bir mekanizma değil hukuka uygun işleyen bir mekanizma liberal anlayışa uygun düşer. "Liberalizm, insanların ahenkli bir düzen dahilinde gayret sarfetmelerini sağlayan rekabet kuvvetlerinden kabil olduğu kadar iyi bir şekilde istifade edilmesini ister, yoksa her şeyin olduğu gibi bırakılmasını istemez. Liberalizm, ferdi gayretleri sevku idare etmek için en iyi vasıtanın rekabet olduğuna kanaatine dayanır. Rekabetin hayırlı bir rol oynayabilmesi için itina ila kurulmuş bir hukuki düzenin luzumunu inkar etmek şöyle dursun, bunun luzmu üzerinde bilhassa ısrar eder" Liberalizm sabit kural ve kaidelerle işlemez. Kendiliğinden doğal kuvvetlere mümkün oldukça yer verilerek hukuki denetim altında sınırlı bir devlet ile mümkün olur. “Liberalizmin bir defaya mahsus sabit kaideleri yoktur. Onun özü en kisa ifadeyle şudur; işlerin idaresinde kendiliğinden doğan içtimai kuvvetlere (sivil toplum) mümkün oldugu kadar çok yer vermek ve bu işlerin işleyişinde zorlayıcı tedbirlerden kabil olduğu kadar kaçınmak. Liberalizm, doğal düzenin kendi içerisindeki kuvvetlerin barışçı ve adil bir şekilde işlemesini sağlamakla ve düzeni hukuki olarak korumakla görevli sınırli bir devlete yer verir” Planlamacılık ile iş seçme özgürlüğüne sahip olamayan şahıslar, liberal ekonomik düzende bir mesleğe ebediyen bağlı kalmak zorunda olmayacaklardır. Planlamacılıkta, ‘daha fazla eşitlik’ formülüyle karşılaştırma yapılamayan çalışanlar, liyakat esasına dayalı olarak ilerleme olanağı bulacaktır. Sonuç olarak, Friedrich August von Hayek ‘Kölelik Yolu’ kitabında insanlığı köleliğe sürükleyen totalitarizmin kaynağının planlamacılık olduğu, özgürlük ve kölelik arasındaki yolun ‘planlamacılık’ taşlarıyla örüldüğü ve ancak doğal düzenin işlemesiyle, gelişmeyi kolaylaştıran şartları oluşturarak insanın kölelik yolundan sapabileceğinden bahseder. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 07 Nisan 2009 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

