Sınıfsız Toplum Ütopyası Yazdır E-posta
Yazar Haydar Eren   
Pazar, 05 Nisan 2009

Hic  bilim dergilerinde ya da bilim kurgu programlarinda izlediniz mi bilmem; bilmem kac milyar yil sonra Gunesin yakiti bittiginde kutlesinin genisleyecegini hatta Dunya'nin yorungesinide icine alacak kadar buyuyecegini, sonrada patlayarak cuce bir yildiz olacagini soylerler.

  http://www.freewebs.com/webnz/Communism.bmp

Dogru mu? 

Muhtemelen dogru.

 

Cunku Evrendeki olup bitenlere bakinca bu turlu olaylar gun gelecek olacak.

Simdi…

 

Birisi cikip “hadi bakalim buna gore hazirliklar yapalim” dese “iyide kardesim, milyarlarca yil sonra olacak -o da muhtemelen- olacak bir durum icin bugun hazirlik yapmanin ne geregi var, nede mantigi” demez miyiz?

 

Komunizme bakinca gordugum tablo bu.

 

Komunizm kagit uzerinde cokda fiyakali duran bir ideoloji. Eger birde gonlunuz yatkinsa, kafaniz alirsa derinlere dalip gidersiniz. Bana misin diyen din viz gelir.

Hele bir de dusunme mekanizmasi Diyalektik Materyalizm yok mu… Dr Jekyll ve Mr Hyde misali kendini yiyen canavar yaratmis.

 

***

Bu iki konu, Komunizm ve Diyalektik Materyalizmi once cok kisa tarif ediyim, sonrada biraz acmak isterim.

 

Komunizm; uzerine kitaplar degil, kutuphaneler yazilmis olan oldukca genis konular yigini. Ama en basit tarifiyle “sinifsiz toplum” ideolojisi.

 

Marks ve Engels tarafindan gelistirilmis olan Diyalektik Materyalizm ise “herseyin her diger seyle ilgisi vardir ve bunlar birbirini etkiler” diyen, sonuclardan tume, oradanda baska sonuclara ulasan dusunce mekanizmasidir.

 

Anlasilmasi icin ucuk bir senaryoyla biraz daha genisletirsek: Arjantinde olan bir deprem Yozgattaki bir hirdavatci dukkaninin sahibine “tuh yazik olmus” dedittirecek kadar kucuk bir etkiside olabilir veya o dukkanin kapanmasina sebep olabilecek kadar buyukluktede olabilir. Farzedelim ki o deprem cok buyuk bir deprem olsun, epey can kaybi olsun. AB tum dunya ulkeleri gibi bu felakete buyuk bir paketle yardima gider, hatta ikinci bir yardim paketiyle daha cok yardim eder. Bu olagan ustu durum AB nin aday ulkelere yaptigi yardimin bazilarinin iptaline veya ertelenmesine sebep olur. Senaryo bu ya, sans gelir Yozgatta yapilacak aritma tesisi projesi yardimin iptaline sebep olur. Dolayisiyla bu projeye senelerdir bel baglayan Hirdavatci Husamettin borclarinin altindan kalkamaz ve dukkan sizlere omur.

 

Yine, bir dag yamacindaki beyaz bir toprak katmana bakip “burasi 4 milyon yil once bir deniz di” diyen bilim adami raporunu hazirlarkende ayni dusunce zincirini kullanir.

 

Diyalektik Materyalizm boyle dusunur ve bence gayet saglikli bir dusunce tarzidir.

 

***

Hazir Diyalektik Materyalizm mekanizmasini elimize almisken… gelin onunla Komunizmin kisa fakat degisik bir analizini yapalim.

 

Askerlik nedir?

 

Insan oldurme sanati.

 

Oyle ya, muhendislik nasil ki yol, kopru yapma sanatiysa, askerlik de insan oldurme sanatidir. Gerci 50-60 yildir savas yerine savunma yontemlerini ilke edinmislersede gercek bu kadar aci ve soguktur.

 

Boyle olmasina ragmen, akli basinda biri nasil kalkipta “dunyadan askerligi kaldiralim” der ve ciddiye alinir?

 

Yok oyle birisi.

Niye?

 

Cagimizda insan iliskileri ve toplumlarin iliskileri askerligi ortadan kaldiracak sosyal, kulturel ve toplumsal duzeye ulasamadi. Insanligin evrimlesme skalasindaki BUGUNKU seviyesi “insan oldurme sanatinin ortadan kaldirilmasi”ni imkansiz kilar.

 

Ama bu bir evrim meselesidir.

 

Birgun gelecek ve bir sekilde olacak, ama bes nesil ama elli bes nesil sonra askerlik ortadan kalkacak.

 

Fakat bugun icin bu bir UTOPYADIR.

***

Tabiatin evrimini aciklayan Darwin’e de, Evrende olup biteni anlatan Einstein’e, insan psikiyatrisini aciklayan Frued’a ve daha nicelerinede baktiginizdada gordugumuz hersey Diyalektik Materyalizm mekanizmasinin geregi, birbirini etkileyen zaman ve olaylar zinciri sonucunda olusur. Oregin; Normalde daha sicak iklimde yasayan Grizzly turu bir ayi kutup soguklarinda yasamaya calismasaydi o kalin postu olmaz, bugunku Kutup Ayisi turune donusmezdi. O postun kalinlasmasi bir gecede “devrimle” olmadi, belkide yuzbinlerce yillik surecte bu hale geldi.

 

Peki bugun “sinifsiz toplum” olacagini iddia etmek cagdas midir?

Hayir.

 

Insan yaradilisi, icguduleri, salgiladigi kimyasal maddeleri itibariyla, “once ben” diyen yaratiktir. Her firsatta bu gudu kendini gosterir.

 

Bu “once ben” duygusu ancak sosyal yeteneklerle baski altina alinabilir ki, bunun icinde binler hatta onbinlerce yil gecmesini beklemek gerekir. 20-30 bin senedir mezralarda, koylerde, kasabalarda birarada yasadigimizdan buyana katettigimiz mesafeye bakin. Olcmek icin gunumuzun gazetelerine bakmamiz yeterli olabilir.

 

Hani ola ki baski ile sosyal yetenek olusturacak ortam yarattik, bu seferde insanin girisimci ruhunu, daha iyi kosullar yaratma cabasini, merakli olma ozelligini yoketmis/baski altina almis oluruzki bu durum evrim denilen saatin durmasi demektir.

 

Ve bu tabiata, fizige aykiridir.

 

Kisacasi, en azindan bugunku fiziksel ozelliklere sahip olan insan icin “sinifsiz toplum” mumkun degil.

Efendim, sinifsiz toplum tam olmasada, olmasi icin caba gosterelim diyenler var.

 

Oyle sey olmaz.

 

Varsa da ismi Komunizm degildir.

Son Güncelleme ( Pazar, 05 Nisan 2009 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans