Kadından Belediye Başkanı mı Olur? Yazdır E-posta

Yazan: Burak Başkan, Tarih: 01-04-2009 14:52

Yayınlama yeri : Yazarlar, Burak BAŞKAN

29 Mart yerel seçimlerinin tamamlanması ile, kadınları ön plana aldığını iddia eden tüm partilerin yine göstermelik birkaç aday dışında erkek egemen bir aday listesi çıkardığına ve yerel seçimlerin yine erkekler arası bir yarıştan ibaret olduğuna şahit olduk. Seçim sürecinde kadın adayların tüm adaylar içindeki oranına baktığımızda gerçekten çok vahim bir tablo ile karşı karşıyayız, çünkü Türkiye’de genel nüfusa oranı ile temsil oranı arasında bu kadar devasa bir fark olan başka bir dezavantajlı grup ne yazık ki mevcut değil. Seçim sonuçlarına göz attığımızda ise yalnızca Tunceli ve Aydın illerinin belediye başkanının kadın olduğunu görmekteyiz.

 

Kadınlara belediyelerde seçme ve seçilme hakkı 1930’da, muhtar ve köy heyetine seçilme hakkı 1933’te ve nihayet milletvekili seçme ve seçilme hakkı 5 Aralık 1934’te verilmiştir. Geçen onca yıla rağmen Türkiye yalnızca dört ilde kadın belediye başkanı görmüştür. 2004 yerel seçimlerinde toplam 3225 belediye başkanlığından yalnızca 18’i kadınlara ait olmuştur. Yani kadınların oranı yalnızca % 0,6 olarak gerçekleşmiştir. Yine 2004 yerel seçimlerinde 34477 belediye meclis üyesinden yalnızca 817’si kadındır. Buradaki oran da %2,3’tür. Dünya Ekonomik Forumu 2008 Raporu’na göre Türkiye, toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından sondan 7. sıradadır. Bu kötü sonuç, tüm parti genel başkanlarının özeleştiri yapmasını zorunlu kılmaktadır. Seçim dönemleri dışında kadın haklarını savunurken mangalda kül bırakmayan partilerin tamamı, iş seçim döneminde aday belirlemeye gelince sınıfta kalmaktadır.

Özellikle belirtmek gerekir ki, kadınların yerel yönetimlerde temsili, TBMM’de temsilinden çok daha önemlidir. Çünkü bir çok kadın ancak yerel yönetimler sayesinde devlet otoritesiyle muhatap olmaktadır.

 

Diğer bir deyişle, birçok kadın yerel yönetimlerle, merkezden çok daha doğrusal ve yakın bir ilişki içerisindedir. Kadının yaşadığı bölgenin sosyal hayatındaki rolünü, büyük oranda sınırları içinde yaşamını sürdürdüğü yerel yönetim ve bu yönetime bağlı olarak da yerel siyaset anlayışı belirlemektedir.

 

Uçan Süpürge Derneği’nden Sevim Kılınç’ın 02 Mart 2009’da Adıyamanlı kadınlarla yaptığı mülakatta, ismi Hamide olan bir kadının şu sözleri, az önce bahsettiğimiz yerel yönetimlerin kadınlar için önemini çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Hamide “Biz kadınları kapalı alanlara mahkum ediyorlar. Evde oturan kadınları kimse düşünmüyor. Kadınlar resmen dört duvar arasında çürütülüyor. Sosyal hayattan kopuk yaşıyoruz, yaptığımız işler üretimden sayılmıyor. Evde oturan kadınlara yönelik çeşitli konularda eğitimler, iş imkanı yaratacak, gelir getirecek mesleki kurslar açılmalı. Eğer belediye ev kadınlarına yönelik çalışmalar yapacaksa bunları mahalle içlerinde gerçekleştirmeli. İnanın ki birçok kadının cebinde minibüs parası yok. Kenar mahallelerde oturan kadınlar merkezdeki kurslara katılamıyor. Kadınlara klasik ev kadınlığından uzak eğitimler verilmeli.” sözleriyle, kadınların yerel yönetimlerden neler beklediğini çok güzel ortaya koymaktadır. Erkek egemen bir toplumda, sosyalleşmesi kocasının rızasına bağlı olan kadın için, yerel yönetimler bir anlamda bu zorunluluktan kurtulmak için önemli bir fırsattır. Ancak ülkemizde yerel yönetimler de erkek egemen bir yapıda olduğundan dolayı, kadınların sosyalleşme süreci, şehir hayatına katılımı, ekonomik ilişkilerdeki ağırlığı büyük bir sekteye uğramaktadır.

Öte yandan erkeklerin kadınları tam anlamıyla ve doğru bir şekilde temsil edemeyeceği de ortadadır. Belediye başkanlarına, belediye meclislerine, muhtarlıklara baktığımızda, yerel yönetimlerin yalnızca erkekler tarafından karar alınan yerler haline geldiğini görmekteyiz. Her şeyden önce kadınların hayattan beklentileri, yaşama koşulları, sosyal hayata katılımları, kentteki yaşam alanlarından yararlanma şekilleri, ekonomik hayattaki durumları erkeklerden çok farklıdır. Ayrıca yerel yönetim hizmetlerine gereksinim açısından da kadınlar ile erkekler arasında önemli farklılıklar vardır. Toplumsal yaşam alanları, yalnızca erkeklerin ihtiyaçlarına göre tasarlanmaktadır. Bir çok kent ve hatta köy, mekansal tasarım itibariyle kadınının toplumsal hayata dahil olamamasının ana nedenidir. Toplumsal yaşam alanlarının, kadınların öncelikleri de dikkate alınarak tasarlanması bir zorunluluktur. Bunun başarılabilmesi için de, kadınların belediyelerde bizzat görev almaları ve erkekler tarafından değil bizzat kadınlar tarafından temsil edilmeleri şarttır.

Haneler bazında politika üretmeye çalışan yerel yönetimlerin, hane sorunlarını belirlemek için evin sözde reisi olan erkekleri muhatap alması ve bunu yaparken de kadını erkeğe ait ve erkeğe göre ikincil pozisyonda olan biri şeklinde algılaması, cinsiyet ayrımcılığı konusunda en çok yapılan yanlışlardan biridir. Diğer bir deyişle yerel yönetimin şehirde yaşayan haneleri bir bütün olarak görmesi ve erkekleri o hanenin tek temsilcisi olarak kabul etmesi, kadınların bir birey olarak algılanmaması, onların yerel yönetimlere karşı erkeğe göre ikinci plana itilmesine yol açmaktadır. Demokratik bir sistemde tüm bireyler eşit haklara sahiptir. Bu nedenle kadın meydana getirdiği ailenin bir üyesi olmasının yanında, hanenin temsili konusunda erkekle eşit söz sahibi ve kendi başına bir bireydir. Bu bağlamda yerel yönetimler kadın ve erkeğin eşit bireyler olduğunun bilincinde olmalı; yerel yönetim uygulamaları kadın ve erkeğin eşit bireysel haklara sahip olacağı şekilde yeniden düzenlenmelidir.

2009 yerel seçimlerine baktığımızda, bütün siyasi partilerin kadınların yerel siyasette temsil edilmesi anlamında sınıfta kaldığını belirtmek zorundayız. 2009 yerel seçimlerinde yer alan siyasi partilerin, belediye başkanlıkları için kadın adaylarının oranı ne yazık ki % 1’ler seviyesindedir. Onca il arasından yalnız Aydın ve Tunceli’nin belediye başkanı kadın olmuştur. Unutulmamalıdır ki bir kadını en iyi bir başka kadın temsil edebilir ve kadınların yer almadığı bir demokrasi, ancak erkeklerin demokrasisi olabilir. Gerçekten demokrat olduğunu belirten tüm siyasi partilerin, birkaç göstermelik kadın aday yerine gerçekten kadınların toplumdaki oranını yansıtacak kadar kadın adaya, yasal hiçbir zorlamaya gerek kalmaksızın sahip olması gerekmektedir. Demokrasi ya herkes için vardır, ya da hiç kimse için yoktur. KADER Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği’nin çok ses getiren afişlerinde olduğu gibi, bütün liderlerin kadınların temsiline önem verdiği bir siyaset dileğiyle…

   

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

 

Yorum Sayısı: 3 / 3

...

Yazan:: figen sacik (Misafir) Tarih: 02-04-2009 13:32

...

Yazan:: figen sacik (Misafir ) Tarih: 02-04-2009 13:32

"ben şahsen eğer diğer erkek adaylar yetersiz değilse kesinlikle bir bayana belediye başkanlığı veya milletvekilliği için oy vermem. bu kadınları erkeklerden aşağı bir varlık olarak gördüğümden değil sadece bayanların yönetim yeteneklerinin veya doğasının buna aykırı olduğunu düşünmemdendir. saygılarımla."  
diye yazan "misafir"in ne demek istediği konusunda birşeyler anlamaya çalışıyorum ama maalesef ki; algılarım seçici davranıp "piyasaya" inancını dile getiren ve muhtemelen erkek olan bu yorumcunun demek istediğinin aslında "kadının siyasette yeri yoktur!"dan başka birşey olmadığı konusunda tıkanıyorum... 
tıkanmaktan öte dehşete kapılıyorum... 
"kadınlar"ın doğası gereği "yömetim" konusunda yetersiz olduğundan dem vuran bu yorumcu biz kadınları bir genellemeye kurban ettiği gibi, erkek egemen toplulukların, yönetim dehalarını(!) konuşturdukları bir sisteme de mahkum ediyor!... 
eminim ki bu misafir yorumcu şayet evli ise; evinin yönetimini ve idaresini çoktan eşine devretmiştir bile!

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

.

Yazan:: misafir (Misafir) Tarih: 02-04-2009 07:49

.

Yazan:: misafir (Misafir ) Tarih: 02-04-2009 07:49

Alıntıla

Bu bağlamda yerel yönetimler kadın ve erkeğin eşit bireyler olduğunun bilincinde olmalı; yerel yönetim uygulamaları kadın ve erkeğin eşit bireysel haklara sahip olacağı şekilde yeniden düzenlenmelidir. 
mevcut düzende kadınlara karşı bir ayrımcılık yok. Bayanlar aday olamaz diye bir kanun yok. Partiler aday göstermiyor diye kalkıp bayanlara pozitif ayrımcılık mı uygulayalım. Piyasaya inanmış biri neden kalkar böyle der anlayabilmiş değilim. ben şahsen eğer diğer erkek adaylar yetersiz değilse kesinlikle bir bayana belediye başkanlığı veya milletvekilliği için oy vermem. bu kadınları erkeklerden aşağı bir varlık olarak gördüğümden değil sadece bayanların yönetim yeteneklerinin veya doğasının buna aykırı olduğunu düşünmemdendir. saygılarımla.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

hiç birşey nedensiz değilidir!

Yazan:: figen sacik (Misafir) Tarih: 01-04-2009 12:42

hiç birşey nedensiz değilidir!

Yazan:: figen sacik (Misafir ) Tarih: 01-04-2009 12:42

Yazılanlara katılıyorum.... 
Fakat yine de en büyük nedenin; partilerin yeterli sayıda kadını aday göstermemesi değil de; aday gösterilmiş kadınlara kendi hemcinslerinin destek olmaması olarak belirlenmesinden yanayım... 
Mesela Liberal Demokrat Parti 29 mart 2009 yerel seçimlerinde belediye başkan adaylığına Manisa tarihinde bir ilki gerçekleştirerek bir KADIN'ı aday gösterdi...  
Sonuç olarak ilk KADIN adayın aldığı oy toplamda "75" idi... 
Çoğumuzun dediği yada düşündüğü gibi: "halk bilmediği tanımadığı veya hizmetinden emin olamayacağı birine neden oy versin ki!"  
Fakat Manisa'nın 29 Mart seçimiyle belediye başkanlığına getirilen MHP'li başkanı sadece vaatleri ve/veya partisine duyulan sempati yüzünden seçilmiştir... 
Farklı bir sebeple; çağdaş ve eğitimli olduğu için, liberal ve demokrat olduğu için ötesinde bir KADIN olduğu için kadınlardan oy alması mümkün olamaz mıydı? 
Sırf hemcinslerine destek vermek içinde değil üstelik, başka bir kadının kendi sorunlarını çözmek adına çırpınmasına tanık olmaları için, hayattan beklentilerine ışık tutabilecek biri için, sosyal hayata katılımlarını kolaylaştıracak, yaratılacak yeni iş imkanlarıyla ekonomik hayata girmelerini sağlayacak biri için OY vermeleri gerekmez miydi!... 
Bunlar maalesef ki; vaatlerle sağlanacak şeyler değiller... 
Ne bir KADIN nede bir ERKEK böyle bir şeyi vaad edebilir. 
Ancak ve ancak tüm bu olumsuzlukları, ötekileştirilmeyi birebir yaşayan biri ÇÖZÜM olabilir ...olacaktır diye düşünüyorum...  
 
 
Hem bir KADIN hem bir LİBERAL hem bir DEMOKRAT'ın naçizane görüşüdür bu!

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Yorum Sayısı: 3 / 3



Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
Yorum
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  Güvenlik sorusu,İki Sayının Toplamını Yazınız
 7          W        
ED     B    S M   FFK
 W    TTR   P4M      
 6     H      X   4DP
M5Q           5      
   
   



mXcomment 1.0.5 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Son Güncelleme ( Çarşamba, 01 Nisan 2009 )
 
Sonraki >
design by macroajans