Kapitalizmi "Sosyalizm" Korkusu mu Sardı? Yazdır E-posta
Yazar BLC   
Salı, 27 Ocak 2009

Artık, BLC’ye site üzerinden kapitalizm hakkında sorular sorulması bir klişe haline geldi. Biz de, 3H’nin Güzin Ablası’na dönen BLC’ye, cevapları için bir köşe ayırdık. Artık BLC de bir yazar ve site üzerinden kapitalizm hakkında sorduğunuz her soruya cevap verecek.

Yalnız, BLC Güzin Abla kadar sabırlı ve anlayışlı değil. Özellikle bazen çok saçmalarsanız çabuk sinirlenebiliyor. Onun için , BLC’nin bazı sorularınıza göstereceği geçici asabiyetten dolayı baştan sizi uyarıyor; hepimize hayırlı olsun diyoruz.


http://www.library.iitkgp.ernet.in/boundvolume/faq.gif

Kafam bi milyon, yine de sorularınızı elimden geldiğince cevaplayayım ama çok çılgın argümanlar beklemeyin...

Ama bu yorumları yapan hep aynı kişi mi merak ediyorum?  

Gün geçmiyor ki "BLC'ye SORULAR" diye bi yorum görmeyeyim. Gidin öğrenin, argüman oluşturun öyle gelin kardeşim. Soru sormaca da ne oluyor?

İddia

Kapitalizmin çöktüğünün söylendiği bir dönemde sosyalizmden bu kadar korkmanızı anlamıyorum.


Çok korkuyorum ya, öyle böyle değil..:) 

Bir kere sosyalist hareketlerin gelişmiş ülkelerdeki (aynı şekilde ülkemizdeki) durumu belli. Bu marjinal birkaç grubun iktidar olacağı ihtimalinden korkmak olsa olsa paranoyak kişilik bozukluğunun bir sonucudur. Çok şükür öyle psikolojik rahatsızlığım yok. 
 
"Kapitalizmin çöktüğü" geyiğini ise size zevk veriyorsa devam ettirin, bi 10 sene sonra "abi yine çökmedi boyudevrilesice!" der başka bir krizi beklersiniz, hayat sizin...

İddia

Yoksa sizin korkunuz mallarınızın elinizden alınacağı endişesinden mi kaynaklanıyor?


Evet ya, asıl neden bu... Nerden bildin?  
 
Geçen gün F430'uma binmiş turluyordum, tam Vertu'mu elime alınca içime bi kuruntu düştü yine. Dedim "ya sosyalizm gelirse elimde alırsa herseyimi?". Hemen çektim benim yata 3H sitesinde yorum yapmaya başladım, şu anda da bu yorumu fly deckte Moyet'imi yudumlarken komprador kahkahalarım eşliğinde yazıyorum... 
 
Arkadaşım sen hiç kafanı yorma, bir zorba özgürlüğümü elimden almadıkça (hapis, vs.) ben en koyu sosyalizmde de, en faşist düzende de, en serbest kapitalizmde de hayatı boyunca becerebildiği en komplike iş somun sıkmak/mal taşımak olan birinden daha çok para kazanır, daha çok şey bilir, daha yüksek standartta bir hayat sürerim.  
Yani konu mal mülk meselesi değil...  
 
İddia

Özel mülkiyet kavramı birilerinin tekelinde olan bir düşünce değildir. Birilerine göre özel mülkiyet iyiyken bir başkasına göre özel mülkiyet hırsızlıktır.


Öz sahiplik ilkesi birilerinin tekelinde olan bir düşünce değildir. Birilerine göre tecavüz kötü iken birilerine göre en temel haktır. Adam aç, ne yapsın abazan mı kalsın? Bulduğunu öpüyor işte, vermeyende asıl kabahat! 
 
Tabi canım bunlar böyle konular, zaten ahlak dediğin nedir, mevcut düzenin uydurması... 
 
İddia

Kapitalist sistem özel mülkiyeti baş tacı ederken sosyalizm onu yerle bir eder. Kapitalizmde özel mülkiyetin bu kadar değerli olması üretim araçlarının bireylerin elinde olmasından kaynaklanır. Toplumun bu şekilde refah bir seviyeyi yakalayacağı tezini kabul etmektedir. Sosyalizmde ise üretim araçlarının birilerinin elinde olması emek sömürüsünü gerçekleştirdiği için gelir dağılımı adaletsizliğini ortaya çıkardığı için kötüdür.  
 
Peki hangi tez doğrudur. Kapitalizmin özel mülkiyete dayanan bireyci ekonomisi insanlar arasındaki gelir dağılımını arttırmaktadır. İşyeri sahipleri her geçen gün zenginliğini arttırırken çalışanlar yoksulluk altında ezilmektedir. Kendi ürettiklerine kendileri sahip olamamaktalar. Şimdi diyeksiniz ki efendim onlarda çalışsın zengin olsun. Sizce böyle bir şey mümkün mü?


Tabi canım, mümkün değil. İşçilerin birikim yapıp girişimci olması yasak. Kast polisi gelip "yapaman gardeş, işçisin sen işçi kal!" diyor. 
Yeni bir fikir bulup, bu fikrine yatırım yapacak bir finansör araması yasak. Olmuyor hiç böyle şeyler.  
 
Dünyanın en zenginleri listesindeki girişimcilerin bir çoğunun 1-2 nesil önce fakir olduğu da gerçek değil. Kapitalistlerin bir uydurması. Babadan oğula geçiyor hep bu işler... 
 
Adam yeni bir fikir buluyor, bunun nasıl realize edileceğini düşünüyor, firmanın organizasyonuna, mamulün pazarlanmasına kafa patlatıyor. Bankadan kredi buluyor, iş sözleşmelerinin altına sınırsız sorumlu olarak imzasını atıyor. Çalışanları buluyor, tedarikçilerle anlaşıyor, müşterileri tavlıyor. Legal sorunları aşmak için çabalıyor. Yanisi, bütün bu organizasyonu yoktan var ediyor.  
Sonra birine "bak bizim firmanın üretim bandında şöyle bir iş var, benim bu iş için verebileceğim parada bu, yapar mısın?" diyor, tamamen gönüllü bir şekilde anlaşıyorlar.  
 
Ama şimdi bu ürünü üreten bizim somun sıkmaktan başka bir şeyden anlamayan beyzademiz oluyor. Bu da yetmiyor, somununu sıktığı ürünlerin sahibi olduğunu İddia ediyor. 
 
Hakkaten çok adaletli bir akıl yürütme...

Son Güncelleme ( Çarşamba, 28 Ocak 2009 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >
design by macroajans