Yasakmetre

Seçimlerde ikinci bir oyunuz olsa, (meclistekiler dışında) hangi partiye verirdiniz?
 
3H DUYURU | KAPAT

3H Hareketi Sohbetleri – Atilla Yayla

Finansal Kriz ortamında Liberal Fikirlerin ne kadar değeri var?

5 Şubat 2009 Perşembe, 19.00-21.00

3H Ofis, Akaretler Yokuşu Beşiktaş / Istanbul

 

Sample Image

Atilla Yayla, Eylül 2008'de mortgage krizi patlak verdiğinden beri, Zaman Gazetesi'nde düzenli olarak krizin kapitalizmin değil devlet müdahalelerin bir krizi olduğunu iddia etti ve herkesin aksine, çözüm için devleti değil piyasayı gösterdi.

Şimdi merak edenlere, kapalı masa toplantısı şeklinde olacak bu organizasyonla,bu düşüncelerini daha da geniş bir şekilde anlatacak.

  • Yıllardır piyasanın sözcülüğünü yapmış DAVOS bile devletçiliğe sığınmışken, serbest piyasada ısrar etmenin bir önemi var mı?
  • Liberaller yenilgiyi kabul etmiyor mu?
  • Sosyalizm nihayet kazandı mı?
  • Kapitalizm al aşağı mı edildi?

İşte tüm bu soruların cevaplarının yanında sizin de sorularınızla renk katacağınızı düşündüğümüz bu etkinliğin, oldukça keyifli, interaktif ve demokratik bir ortamda olacağının garantisini şimdiden veriyoruz.


Program:

19.00 - Açılış

19.00-19.30 - Kriz nasıl patlak verdi? (3H sunumu)

19.30-21.00 - Finansal Kriz ortamında Liberal Fikirlerin ne kadar değeri var? (Atilla Yayla)


Detaylı bilgi için mail veya sms atabilir; ya da telefondan arayabilirsiniz

Iletisim:      Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

                   05355626521

 

Mail Group

Mail Grubumuza Üye Olun...

3H Hareketini daha yakından tanımak ve

3H Çalışmalarında aktif rol oynamak için...

Mail grubumuza üye olabilirsiniz...

  Click here to join 3hhareketi

 Üye olmak için Tıklayınız

 

FaceTube

3H @ Facebook & Youtube

Bizi Websitemiz Dışında da Takip Edebilmek Mümkün...

Facebook Grubumuza Üye Olmak İçin Tıklayınız...

 Sample Image

Youtube Kanalımız için Tıklayınız... 

 Sample Image

 

Son Eklenen Yorumlar

Ergenekon Dini
Birey = Fikir
Gayet sagduyulu bir yorum...
31/01/09 Devamı...
By Haydar Eren

Kapitalizmi "Sosyalizm" Korkusu mu...
Klasörler yol'da...
Anlatmaya çalistigim olay...
31/01/09 Devamı...
By Engin

Ergenekon Dini
Bir Atheistin gözyaslari...
Yazinizi begendigimi...
31/01/09 Devamı...
By Engin

Kapitalizmi "Sosyalizm" Korkusu mu...
sorularınızın cevapları....
Her bir soru uzun uzun...
31/01/09 Devamı...
By Kerem Cantekin

Kapitalizmi "Sosyalizm" Korkusu mu...
Sorulara cevaplar
Halit X/Y, Marxist, Kerem...
31/01/09 Devamı...
By Engin

Kapitalizmi "Sosyalizm" Korkusu mu...
Sola sorular...
Solla uzlaşmak mümkün müdür...
30/01/09 Devamı...
By afşar

Kapitalizmi "Sosyalizm" Korkusu mu...
Ortaokul hemen köşede :)
Çok hikmetli laflar da anlamı...
30/01/09 Devamı...
By afşar

Kasımpaşa Diplomasisi Barış Getirebilir
Mantık yok.
"BOP Eşbaşkanı" olduğunu...
30/01/09 Devamı...
By Hiro Protagonist

Kapitalizmi "Sosyalizm" Korkusu mu...
afşar'a hodri meydan
Afşar bey; Hodri meydan...
30/01/09 Devamı...
By Marksist

Kasımpaşa Diplomasisi Barış Getirebilir
BOP Eşbaşkanı Erdoğan'a İnanmayın
BOP un eş başkanı olan bu...
30/01/09 Devamı...
By Marksist

Piyasada zorlama yoktur Yazdır E-posta

Yazan: Murat Cokgezen, Tarih: 24-01-2009 03:06

Yayınlama yeri : 3H Hareketi, Hür Yorum

19 Ocak’ta  Ekonomiturk’ de yayinlandi…


The image “http://lcjb.cjsonline.gov.uk/area3/images/Honour%20based%20violence/Forced.JPG” cannot be displayed, because it contains errors.

Finansbank, Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak kredi kartı yıllık kullanım ücretini iptal ettiren avukat Cem Demirhan'ın kredi kartını iptal etmiş. Bunun üzerine Demirhan bu defa da kartını iptal ettikleri için Finansbank’a dava açmış.

Akıl alır gibi değil. Piyasa ekonomisi gönüllü alışverişlere dayanır. Alıcılar ve satıcılar kendi tekliflerini ortaya koyar. Taraflar birbirlerinin tekliflerini inceledikten sonra, istedikleri takdirde, alışveriş gerçekleşir. Kimse kimseyi alışverişe zorlayamaz.

Son yıllarda adet haline geldi. Kafası bozulan ticari ilişkide olduğu kurumu dava ediyor. Halbuki tüketicinin tepkisini göstermesinin çok kolay bir yolu var. Ticari ilişkiye hiç girmemek ya da mevcut ilişkiyi kesmek. Bu kadar basit. Mahallenin köftecisine gittiniz.

Köfte pahalı geldi. Köfteciyi dava mı ediyorsunuz? Hayır. Yandaki köfteciye gitmeye başlıyorsunuz.

Demirhan’ın da yapması gereken Finansbank kredi kartını iptal ettirmek ve daha düşük aidat isteyen ya da hiç istemeyen bir kredi kartı almaktı. Buna karşılık Finansbank ise müşterisine doğru bir karşılık vermiş ve ticari ilişkisini kesmiş.

Bundan sonrası daha da akıl almaz bir durum. Demirhan zorla ticari ilişkiyi devam ettirmeye çalışıyor. Bunun için mahkemeleri kullanıyor. Bir an için, olayın ticari değil de, bir kadın erkek ilişkisi olduğunu düşünün. Kız ilişkiye razı değil. Adam ise ilişkiyi devam ettirmek için mahkeme kararı çıkarttırmaya çalışıyor. Kulağa garip gelmiyor mu?

   

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

 

Yorum Sayısı: 16 / 16

Anketlerde zorlama vardır

Yazan:: Anti demokratik piyasacı (Misafir) Tarih: 25-01-2009 19:43

Anketlerde zorlama vardır

Yazan:: Anti demokratik piyasacı (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 19:43

İkinci bir oyunuz olsa meclis dışındaki hangi partiye verirdiniz diye bir anket mi olur? Hem ÖDP ,BBP ve DSP meclis içinde değil mi?Ayrıca önemizdeki seçimde meclis değil,belediye başkanları seçilecek.Belediye seçimlerinde istediğiniz partiye verme eğiliminiz daha yüksek.Hangi partiye oy vereceğimiz gelecek kömür,pirinç yardımına bağlı.Muhtarlık seçimlerini bir paket sigaraya satarım.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Liberalizmde (de) zorlama vardır

Yazan:: Anti demokratik piyasacı (Misafir) Tarih: 25-01-2009 19:36

Liberalizmde (de) zorlama vardır

Yazan:: Anti demokratik piyasacı (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 19:36

Sekste zorlama vardır heralde,yapanlar bilir. Sekste zorlamanın olması benim görüşümü çürütmüyor.Hiro doğru söylemiş. İki satır propaganda okuyan,hemen o görüşün misyoneri oluyor.Liberaller de,sosyalistler de,Kemalistler de ideolojilerini dinle ikame etmişlerdir.Bunlar Kapital'e,Nutuk'a , Kölelik Yoluna,Milletlerin Zeginliği'ne Kurana inanır gibi inanırlar.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

ideolojide zorlama vardır

Yazan:: Hiro P. (Misafir) Tarih: 25-01-2009 13:50

ideolojide zorlama vardır

Yazan:: Hiro P. (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 13:50

İdeolojide zorlama vardır. Epeyce karmaşık ve pek de birşeye benzemeyen bir dünyada, her gün önünüze çıkan meseleleri, kafanızdaki şablonu haklı çıkartacak şekilde yorumlamak için epeyce öküzlüğü göze almak lazım. Liberal veya sosyalist olanlar ne demek istediğimi anlar. Kemalistlere zaten hergün bayram.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Sekste zorlama vardır

Yazan:: Halit X (Misafir) Tarih: 25-01-2009 13:34

Sekste zorlama vardır

Yazan:: Halit X (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 13:34

Sekste zorlama vardır. Birlikte olduğunuz kadını kaybetmemek için her türlü öküzlüğüne katlanırsınız. Seks yapmış olanlar beni anlar.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Piyasada Zorlama Vardır

Yazan:: Anti demokratik piyasacı (Misafir) Tarih: 25-01-2009 09:40

Piyasada Zorlama Vardır

Yazan:: Anti demokratik piyasacı (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 09:40

Piyasada zorlama vardır. İşinizi kaybetmemek için işverenin bütün öküzlüklerine katlanmak zorundasınızdır.Bir yerlerde çalışmış olanlar ne demek istediğimi anlar.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Bankacılık sistemi küllen piyasa aleyhi.

Yazan:: BULUT (Misafir) Tarih: 25-01-2009 08:18

Bankacılık sistemi küllen piyasa aleyhi.

Yazan:: BULUT (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 08:18

Bankacılık sisteminin yığınla sorunu var... 
 
En büyük sorun, tek merkezden yönetilme sorunudur. 
 
Evet Türkiye'de birden çok banka vardır ve bu bankaların sahipleri farklıdır, fakat bankacılık işlemleri (kredi, mevduat, fon yönetimi, faiz v.s.) ile ilgili yönetim tamamen BDDK ve Merkez Bankası tekelindedir. Faizler tek merkezden belilenmekte, işlem ücretleri tek merkezden belirlenmekte, kredi işlemleri tek merkezden yönetilmekte... 
 
Hal böyle iken, yani bankacılık sisteminde küllen piyasa aleyhi bir yönetim varken, tüketiciden piyasa şartlarına uymasını beklemek saflık olur. 
 
Şimdi bir de kanun çıkarıldı. Bankacılık işlemlerinde sicil affı kanunu... 
 
Piyasayı karşılıksız çeklerle, protestolu senetlerle, geri ödemesiz kredilerle dolandırmış ticaret erbablarına, piyasayı tekrar dolandırmak için devlet eliyle bir şans daha verildi. Bu dolandırıcıların ceremesini, bilinçli ve borcuna sadık tüketiciler çekmektedir. Bankalar devlet yüzünden uğradıkları zararları, borcunu ödeyen, temerrüte düşmeyen, kredileri zamanında geri veren tüketicilerin sırtına yüklemeye çalışmaktadır. Ve liberaller bunu doğru bir yolmuş gibi görüp lanse etmektedir. 
 
Bir kez daha söylüyorum, bankacılık sistemi baştan aşağı piyasa aleyhi bir sistemken, küçük ve orta yatırımcı ve banka tüketicisinden, piyasaya saygılı davranmasını beklemek saflıktır. Büyük yatırımcılar, şirketler bankaları ve piyasaları dolandırırken, tüketicinin ödediği 30-40 lirayı geri istemesini ahlaksızlık olarak görmek ise en büyük ahlaksızlıktır.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Kadın-erkek,bankacı-tüketici

Yazan:: BULUT (Misafir) Tarih: 25-01-2009 06:38

Kadın-erkek,bankacı-tüketici

Yazan:: BULUT (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 06:38

Alıntıla

Bir an için, olayın ticari değil de, bir kadın erkek ilişkisi olduğunu düşünün. Kız ilişkiye razı değil. Adam ise ilişkiyi devam ettirmek için mahkeme kararı çıkarttırmaya çalışıyor. Kulağa garip gelmiyor mu?
 
 
 
Bir an için kadın erkek ilişkisinin evlilik sözleşmesi ile bağıtlanmış olduğunu düşünün. Resmi nikahlı eşlerden birisi ben sıkıldım artık diyip evlilik sözleşmesini bitirebiliyor mu? Hayır. Çünkü sözleşme yapmışsın ve bu sözleşme ile geleceğini bağlamışsın. Ama doğru, ama yanlış... Fakat bu ülkede evlilik hukuku liberallerce hiç tartışılmaz, çünkü kurallar kanunla belirlenmiştir ve genelde de ilişkinin güçsüz tarafı olan kadın lehinedir... Fakat bankacıların aleyhine ve tüketicinin lehine olan kanunlar sürekli tartışılır ve piyasa ekonomisine aykırı bulunur. Ama piyasanın işlemesi için tüketiciye muhtaç olduğu hep unutulur. Tüketici olmadan piyasanın tam manası ile işlemeyeceği görmezden gelinir. 
 
 
Belki bankacı-tüketici arasındaki ilişki için çok güzel bir örnek değil ama yazarın verdiği örneklerden daha iyi bir örnek olduğu kesin.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Köfteci-bankacı-abesle iştigal...2

Yazan:: Haydar Eren (Misafir) Tarih: 25-01-2009 05:48

Köfteci-bankacı-abesle iştigal...2

Yazan:: Haydar Eren (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 05:48

iki gundur su konuda birsey yazmamak icin kendimi zor tutuyorum. 
Oner hislerime tercuman olmus... 
Alıntıla

Şu köfteci-tüketci, bankacı-tüketici örneklemesi ve benzeştirmesi çok saçma olmuş.
 
*** 
 
Turkiye henuz orada degil ama kredi karti olmayan kimse piyasa ekonomisinin tam gazla gittigi ulkelerde ormanda bile yasayamaz. 
Her seyden once "kredi skoru" denilen bir rakam varki kredisi olmayan yada yeterince "kredibilite tarihi" yukleyememis kimseye kimse kiraya ev vermez, ise almaz, araba satmaz, yolda kalsa kimse yuzune bakmaz. 
Sozde 3 buyuk rakip gibi gorunen bu kredi scoru tutan burolar "masum" bir dernek kurarak hem tekellesmis, hemde politikacilara guclu lobi baskisi uyarlar. 
 
Yasalara gore kredi karti almaya mecburmusun? 
Hayir. 
Ama gelde bu sekilde yasa. 
Ayrica makalede belirtildigi gibi kredi karti bir banka meseleside degildir. Banka sadece araci kurumdur. Onaylayan, dunyada bu piyasanin belkide %90 nina sahip olan ya Visa yada Master Card dir. 
 
Neredeyse kartel olan bu ikisinin ne hikmetse her turlu kural ve uygulamalari tipa tip aynidir. Faiz oranlarindan tutun, gecikme cezasina. Eger biri kartlara senelik ucret uygulamasi yapiyorsa digeride derhal uyar... ve boyle gider. 
 
Piyasadaki ekonomik canliligin ve ticari islem hacminin 2/3 unu yapan perakendeye dayali sektorun dayanagi olan kredi karti ve debit karti sektoru oyle kofteci edebiyati ile gecistirilecek mevzu degildir.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Köfteci-bankacı-abesle iştigal...

Yazan:: BULUT (Misafir) Tarih: 25-01-2009 04:36

Köfteci-bankacı-abesle iştigal...

Yazan:: BULUT (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 04:36

Şu köfteci-tüketci, bankacı-tüketici örneklemesi ve benzeştirmesi çok saçma olmuş. 
 
Çünkü tüketici ile köfteci aralarında zımni bir sözleşme yapmaktalar ve bu sözleşme tüketici köftesini alıp yedikten sonra kendiliğinden sona ermektedir. Yani köfteci ile köfte tüketicisi arasında devam eden, süregiden, daimi bir yazılı sözleşme yoktur. 
 
Fakat bankacı ile banka tüketicisi arasında yazılı bir sözleşme yapılır ve bu sözleşmede bütün kurallar belirlenir, belirlenmeyen kurallar içinse bankacılık hukuku ve tüketici hukuku kuralları uygulanır. Bankalar ve tüketiciler arasındaki sözleşme, sözleşme konusu işi bir kere yapmakla bitmez, tükenmez. Aksine devamlı, süregiden bir sözleşmedir. Bu nedenle sözleşmenin tarafları sözleşmelerin hükümleri ile bağlıdır. Bu banka da olsa durum değişmez. Banka sözleşmeyi tek taraflı olarak, "vaay sen benim ücretimi iptal ettirdin" diyerek sözleşmeyi feshedemez. Her sokak başında millete bir imza karşılığında kredi kartı sözleşmesi yaptırıp, kredi kartı dağıtırken herşey çok güzel. Madem ki sözleşme daha ziyade bankanın icabı ile gerçekleşiyor. O zaman banka kendi hazırladığı bu sözleşmeye aykırı davranmaması gerekir. 
 
 
Yine köfteci ile köfte tüketicisi arasında, köfte satışı ile bir tüketici ilişkisi kurulmuş olur. Köftenin yenmesi ile bu ilişki sona erer. Ancak mesela köfteden ötürü zehirlenirse, tüketici köfteciyi dava edebilir. "Vay efendim madem zehirlendin, bir daha o köfteciden alma, git başka köfteciden al, ne diye dava ediyosun" demek abesle iştigal etmek demektir.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Piyasa

Yazan:: Anti demokratik piyasacı (Misafir) Tarih: 25-01-2009 00:15

Piyasa

Yazan:: Anti demokratik piyasacı (Misafir ) Tarih: 25-01-2009 00:15

Köfteciler piyasası ile bankalar piyasası aynı yapıda değil. Bankalar piyasası oligopolistik bir yapıya sahipken,köfteciler izafi olarak rekabetçi bir piyasada mücadele ediyorlar.Bankaların birbiriyle iletişim kurup kartel oluşturma şansları köftecilere göre daha fazladır. Şansları eşitlemek için ya bankacılığı deregüle edeceksiniz ya da köftecileri regüle edeceksiniz.Eşitliği sevmediğinizi varsayarsak yaşasın oligopoli,yaşaşın kartel diyebilirsiniz.Çözüm bankacılığı deregüle etmektir.Benim nasıl köfte satmam kolaysa (gerci onun da mafyası vardır),bankacılık yapmam da aynı kolaylıkta olmalıdır.O zaman görün rekabeti. Bu arada mevduata uygulanan devlet güvencesi de kalkmalıdır.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Doğru değil YT

Yazan:: Demokratik Sosyalist (Misafir) Tarih: 24-01-2009 14:40

Doğru değil YT

Yazan:: Demokratik Sosyalist (Misafir ) Tarih: 24-01-2009 14:40

yahu siz ABD ve AByi liberal görmüyorsunuz ki şimdi YT çıkmış örnek veriyor.ABD ve AB'nin ne kadar liberal olmadıkları burada başka yorumlarda uzun uzun anlatıldı 3H'ci arkadaşlarca.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Emekçiye Faydası...

Yazan:: YT (Misafir) Tarih: 24-01-2009 08:10

Emekçiye Faydası...

Yazan:: YT (Misafir ) Tarih: 24-01-2009 08:10

Emekçiye ne faydası olduğu, ABD ve AB ülkelerinde çalışmayı tercih etmiş 5 Milyon Türk vatandaşı emekçiye sorulabilir.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Liberalizmin Emekçiye Ne Faydası Var?

Yazan:: Marksist (Misafir) Tarih: 24-01-2009 07:14

Liberalizmin Emekçiye Ne Faydası Var?

Yazan:: Marksist (Misafir ) Tarih: 24-01-2009 07:14

Liberalizm, burjuvazinin icat ettiği bir şey. Emekçilere ne yararı var? Zeytinburnu'ndaki işçiye, Çemişkezek'teki köylüye ne yararı var? Bunlara nasıl yansıyor veya yansıyor mu? İşin özü bir kere ekonomik serbestlik. İşsiz güçsüz adam, ekonomik serbestliği ne yapacak? Karnını doyuracak parası yok, kapitalist efendilerin serbest rekabetinden ona ne? Yoksul köylü taban fiyatına bakıyor. Fındıkta, tütünde, pancarda, buğdayda. Taban fiyatı onun için yaşam demek. Liberalizm adına bunu kaldırsan, ona ne yarayacak?  
 
Emperyalizm olgusunu göremiyorsunuz. Her şey apaçık ortada. Adamlar düzenini kurmuş. Ekonomistler söylüyor, her giren 1 dolar 4 dolar olarak çıkıyor diye, var mı ötesi? Bugün Türkiye tüm kalkınmasını, tüm milli gelirini dış borç ödemesine verse yetmiyor. Açığı kapatmak için yeniden borçlanıyor. Mekanizma bu. Bu yalnız Türkiye için de geçerli değil. Dünyada bir avuç devlet var, adlarını saymama gerek yok, dünyanın geri kalanını sömürüyor. Dünya genelinde, birkaç yüz milyon insan adam gibi yaşıyor, milyarlarca insan açlık ve sefalet içinde. Hatta o birkaç yüz milyonun içinde "kremanın kreması" var, tüm dünya insanları onlara çalışıyor. Bu mekanizmayı anlamak bu kadar zor mu? Gaspçılar, hırsızlık her yeri sarmış durumda. Neden? Bir cep telefonu için 20 lira para veya bir bilezik için komşusunu ve 3 yaşında çocuklarını kesiyor adam. Bu iş "canavar ruhlu" "asalım" demekle geçiştirilir mi? Ülkedeki işsizliğin, açlığın, sefaletin, yoksulluğun ve tabii etik yoksunluğun tümünün sonucu bunlar. Kısaca emperyalizmin sonucu. Bugün Türkiye'de, bırakın asgari ücreti, yüksek öğretim yapmış ve işi olan insanların aldığı ücret ve maaş ile bile adam gibi yaşamaya olanak var mı? Bugün bir hekimin veya bir mühendisin aldığı maaşla dahi, New York'ta, Londra'da, Paris'te bir daire bile tutamazsınız. Londra'da bir hamburgerciye verdiğiniz para ile insanlar bir hafta ailesini doyurur. Türkiye'den daha beter ülkeler de var. Hala emperyalizm olgusunu görmüyor musunuz? Sizi Cola satarken de kazıklıyor, Nokia satarken de kazıklıyor tabii. Cola işinde kendi ürettiğiniz boyalı, gazlı, şekerli suyun karı dışarı akıyor. Nokia işinde, gidiyor Çin'de üretiyor. On işçiye ayda 1 telefon parası veriyor. Geliyor Türkiye'de ortalama modelleri 2 asgari ücrete satıyor. Ben en gelişmiş, son modellerin fiyatını bilmiyorum bile. Alsam ne olacak? Dünyanın parası. Zaten 6 ay sonra modeli geçecek. 2 yıl sonra bozulacak. Bakın bugün Türkiye'de evinde adam gibi bir bilgisayar, adam gibi bir TV olanlar, nüfusun kaçta kaçıdır? % 5'i var mı? Diğerlerinin gücü buna yetmiyor. Bunları almak bir Amerikalı için, bir Alman için, sıradan yurttaş için işten değildir. 
 
Saygılar.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Ek...

Yazan:: BULUT (Misafir) Tarih: 24-01-2009 04:35

Ek...

Yazan:: BULUT (Misafir ) Tarih: 24-01-2009 04:35

Eğer eleştirilmesi gereken bir taraf varsa bu dava açan tüketici değil, açılan davada çıkan hukuk dışı kararlar olmalıdır.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

İşi çığrından çıkaran kim?

Yazan:: BULUT (Misafir) Tarih: 24-01-2009 04:32

İşi çığrından çıkaran kim?

Yazan:: BULUT (Misafir ) Tarih: 24-01-2009 04:32

Bankaların kredi kartı kullanımı nedeniyle müşterisinden belirli bir hizmet bedeli alması doğaldır. 
 
Fakat bu hizmet bedelini bankanın tek taraflı olarak belirlemesi ve her sene kendi belirleyeceği oranda bu bedeli artırabilmesi doğal değildir. 
 
Bankanın bu şekilde davranması halinde tüketicinin elbetteki kartını iptal ettirme yetkisi vardır. Fakat sözleşme ile kurulan bir ilişki ancak sözleşmedeki şartlarla yürütülür ve iptal ettirilebilir. 
 
Banka eğer ki sözleşmeye aykırı davranıyorsa tüketicinin hakkını hukuk yolu ile araması engellenemez. 
 
Ticari ilişkilerde hukuksuzluklar ve haksızlıklar olmaz, olursa taraflar kendi aralarında halletsin bu işe mahkemeleri karıştırmasın demek, ticareti ve ticaret hukukunu bilmemektir. 
 
Kaldı ki banka ile kredi kartı kullanıcısı arasında bir ticari ilişki yoktur. Banka ile kredi kartı kullanıcısının arasındaki ilişki tüketici-hizmet sağlayıcı ilişkisidir. 
 
Şimdi bankanın müşterisinin kredi kartını sebep belirtmeden, ya da belirttiği sebebin sözleşme dışı ve hukuksuz bir sebep olması halinde, elbetteki müşterisi banka aleyhine dava açabilir. 
 
Eğer böyle olmasaydı sözleşme ile kurulan her ilişki, taraflardan birisinin keyfine göre bitirilebilirdi. Bu halde ise arşı taraf onarılamaz zararlar içine girerdi. Bu zararların tazmin edilmesi muhakkak gerekir. Çünkü iki taraflı bir sözleşme ancak tarafların her ikisinin de istemesi halinde, ya da sözleşmede belirtilen şartlarda sona erdirilir. İsteyen, kafasına esen, ben sözleşmeyi bozuyorum, ne halin varsa gör diyemez. 
 
Murat Çokgezen, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim üyesi imiş. Muhakkak ki hukuk nosyonu vardır. Hukuk nosyonu edinmiş birisinin yazacağı bu tip bir yazıda benim belirttiğim ihtimalleri de değerlendirmesi gerekirdi. Salt bankanın yanında yer alan ve "eğer beğenmezsen sözleşmeyi bozarsın" tarzında bir yazı yazmış olması tuhaf. 
 
 
Son söz: Kimse, kimsenin hakkını arama yollarını peşinen tıkayamaz. Herkes hakkını, hukuk yolu ile arayabilir. Bu hak arama tercihi eleştirilemez.

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Murat Cokgezen

Yazan:: BLC (Misafir) Tarih: 23-01-2009 20:12

Murat Cokgezen

Yazan:: BLC (Misafir ) Tarih: 23-01-2009 20:12

Murat hoca ile bir program yapsak ya?

 

» Bu Yorumu Administratore raporla

Yorum Sayısı: 16 / 16



Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
Yorum
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  Güvenlik sorusu,İki Sayının Toplamını Yazınız
Y           GRG      
U P    U    I 9   FGK
THI   DKS   8TU      
  G    I      B   1NJ
  2         J5M      
   
   



mXcomment 1.0.5 © 2007-2009 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Son Güncelleme ( Cuma, 23 Ocak 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

3H'nin Menüsü

Ziyaretçilerimiz

Bugün166
Dün404

(C) macroajans
design by macroajans