| Devlet Taraf Olursa |
|
|
| Yazar Alper Akalın | |
| Cuma, 02 Ocak 2009 | |
|
“TRT 6 bünyesinde açılan kürtçe televizyon kanalının istiklal marşı ile başlayan ilk yayını, tüm yurtta büyük bir coşku ve sevinç ile karşılandı .” Dün TRT’nin haberlerini seyretmedim ama yeni açılan kürtçe TRT 6 kanalının haberi, eminim izleyicilere bu şekilde duyurulmuştur. TRT işte bu “klasik” duyuruları kadar sıkıcı, heyecansız, durağan, soğuk ve samimiyetsiz bir kanal. İktidar kim olursa olsun, devletçi kafaların yönetiminde sansürcü zihniyetler tarafından yönetilmesi alışkanlık hale getirilmiş bir devlet ofisi. “Kar etme” gibi bir zorunluluğu olmadığı için de, her sene bütçeyi delik deşik etmeyi alışkanlık haline getirmiş; halkın beğenisinden çok devletin beğenisini kazanmaya yönelik programlar yapan, bir propaganda aracı. Zaten, benim anlamadığım; kuruluş amacı bizzat devletin doğru ve (çoğunlukla) yanlış politikalarını halka benimsetmek hatta dikte etmek olan bir kanalın, kürtçe yayına başlaması ile ülkede duyulmaya başlanan büyük sevinç. Sizce, bu gelişmeye sevinmeli miyiz , korkmalı mıyız? Ülkede bireysel özgürlük ve hakların genişliği giderek artıyor diye mi düşünmeliyiz; yoksa devletin, Türkiye’de yıllardır gelenekselleştirdiği o “anormelleri normalleştirme” misyonunun parçası olarak mı görmeliyiz bu kürtçe TV açılımını? Bu ülkeye “komunizm gelecekse onu da biz getiririz” diyen Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın halefleri, bugün kürtçe TV için de aynısını söylüyor olmasın? Bu şüpheyi içinde taşımak istemeyen “demokrat” aydınları anlayabiliyorum. Zira onlar, istenilirse devletin, belirli bir çaba sonunda tamamen tarafsız olabileceğini düşündükleri için, devlete misyonları yükler de yüklerler. “Devlet tarafsız eğitim versin”, “devlet her dilde kanal açsın”, “devlet herkese eşit mesafede dursun” ve benzerleri. Ama ben, "Devlet, “iyi niyetli yöneticilerin” çabasıyla, ülkenin demokratikleşmesi yolunda bize gerçekten yardımcı olabilir" diye düşünen aydınlar kadar umutlu değilim. Açıkçası, TRT 6’nın kurulması, “aman kürtler kötü yola sapmasın” duygusuyla gerçekleştirilmiş bir girişim gibi geldi bana. Tabi bu sadece bir önsezi. Ama üzülerek belirtmeliyim ki; devlet dediğimiz bu aygıt, benim bu tarz bir önyargıya sahip olmamı haklı çıkaracak kadar kötü bir sicile sahip. Ne yazık ki bana göre, devlet “tarafsız” olamıyor. Ancak, “daha az” taraflı olabiliyor. Eminim ki, TRT’nin kürtçe yapacağı programlar, devletin “kuruluş felsefesine” zıt gitmeyecek kadar yüzeysel ve sıradan olacak. O yüzdendir ki, eminim bu kanal bir süre sonra kürtçe Kral TV’ye dönecektir. Zira şarkılar kadar zararsız ama bir o kadar evrensel bir dil taşıyan başka bir kitle eğlendirme ya da uyutma aracı yoktur. Ciddi meselelerin çözümü yerine, sadece bir hevesi söndürme amacı taşıyan bu “suni” açılımı, ciddi ve umut verici bir geliştirmeye dönüştürmek, devletten çok özel teşebbüse düşüyor. Devletten tamamen bağımsız bir şahıs ya da grup tarafından kurulacak kürtçe bir gazete ya da TV, hem istediği konuları tartışmanın keyfini yaşayacak, hem de ülkenin gündemini şu zamana kadar fuzuli bir şekilde işgal etmiş “tabuların” sarsılması görevinde, devletin kurduğu TV’lerden çok daha etkin olacaktır. Taraf gazetesinin bir devlet görevlisinin elinden çıkabilme ihtimaline ne kadar inanabiliyorsanız, TRT 6’nın da ülkeyi “özgürlükler cennetine” çevireceği konusunda o kadar ümitli olabilirsiniz. |
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Ocak 2009 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


