[Türkiye'de seçimler yapıldı. Peki ya eski çağlarda demokrasi nasıl işliyordu, bakmakta yarar var]
Taş Devri nde yaşayan on üç kişi, sözlerine uymak dışında bir ilişki
kuramadıkları medeniyetin yanıbaşındaki mağaranın içinde hep birlikte
otururlar.
Yönetimin kimde olacağının belirlenmesi için oylama yapmak isterler. Dört kişi başkan
adayı olur. Üç kişinin partilerinin isimleri şöyledir: Taşist Parti, Otyalist
Parti, Liberal Parti. Bir de bağımsız aday B nin katılımıyla, seçim
propagandası başlar.
Taşist Parti başkanı ve başkan adayı Kaya Dan Suçıkaran:
- Toplumsal refahınız için elimden geleni yapacağım. Kötü ve üretimsiz
günleriniz için saklamak ama bu arada gerektiğinde sizin iyiliğiniz için
kullanmak üzere, ürettiğiniz ve satın aldığınız hatta öyle ya da böyle
kullandığınız, sakladığınız her türlü mal varlığınız için, varlığınızın
tamamının bilmemkaçta kaçını vergi olarak alacağım. Tabii refahınız için
gerekli olan yol, su, güvenlik ve yönetim işlerinin iyileştirilmesi için
gerekli tüm varlığı, iç ve dış tehlikelere karşı koruyacağım ve gerekirse
içeride ve dışarıda bulunan medeniyetlerin birtakım mekanizmalarıyla karşılıklı
olarak borçlanma amacıyla kullanabileceğim. Eğer bu borçlanma işinde kendi
başarısızlığım nedeniyle size yüklemiş olduğum vergi miktarını artırmam da
dahil, sizin iyiliğinizi düşünerek yaptığım her türlü işle ilgili en ufak bir
kötü yorumunuzu duyarsam, yönetimin kaba gücünü, sizi susturmak, sindirmek ve
gerekirse etkisiz hale getirmek için harekete geçirebileceğim. Oyunuzu Taşist
Parti ye verin!
Otyalist Parti başkanı ve başkan adayı Semiz Otyeşil:
- Toplumsal refahınız için elimden gelenin fazlasını yapacağım. Elimden
gelenin fazlası yla neyi kastediyorum? Sizin elinizden geleni
kastediyorum. Sizin gelirinizin, harcamalarınızın, tasarrufunuzun ve
hatta tüm varlığınızın, yine sizin iyiliğiniz için kullanılması amacıyla vergi
adı altında toplanacağı bir düzen oluşturmak, tek başıma yapabileceğim bir iş
değil. Bunun için vereceğiniz destek karşılığında, size kendi bildiğim
kadarıyla avlanmayı öğreteceğim. Otları ıslah etmeyi ve yemeyi öğreteceğim.
Bunları yiyip hastalandığınızda, size hangi otları yemenizin zararlı olduğunu
söyleyeceğim ve yeni otlar önereceğim. Eğer kötü otları yemeye devam ettiğinizi
görürsem, onları yemenizi yasaklayacağım. Yediğinizi tespit ettiğim her hayvan
ve ot için sizden keseceğim vergiyle kendimi güçlendirip, yeme ihtiyacını
karşılayamayanlarınızı doyuracağım. Biz daha iyisini biliriz de
deseler, varlığınızı ve kazanımlarınızı onlara adamak istemeseniz de, sizden
aldığım vergilerle, onlara
gereken dersleri ve sağlık hizmetlerini vereceğim. Karşı koyarsanız,
sizi toplum düşmanlığından dolayı hapsedeceğim. Ama korkmayın. Geri kalanların
kazandıklarıyla, hapisteki üretimsiz sizleri aç bırakmayacağım. Dışarıda
kalanlarınızın kazancıyla, içeride olanlarınızın karnını doyuracağım gibi, bu
yönetimin adil olduğu konusunda sizi ikna etmek adına her türlü çabayı
göstereceğim. Çünkü ben iyi niyetliyim. Oyunuzu Otyalist Parti ye verin!
Bağımsız aday B:
Oylarınızı bana verdiğiniz takdirde, bu ikisinin yanında meclise
gireceğim ve yönetime katılacağım. Ne onlar tek başlarına iktidar olacaklar, ne
de ben olacağım. Ama olsun. Bu düzen içinde yine de sesinizi duyurmak
istediğinizde bana ulaşabileceksiniz ve ben de sizin haklarınızı elimden
geldiğince koruyacak ve sizi temsil edeceğim. Oylarınızı Liberal Parti ye verip
çöpe atmayın çünkü onun baraj problemi var. Benim öyle bir sorunum yok. Bu
ikisinin, kuracakları koalisyonun içinde mutlaka uzlaşmak zorunda kalacakları
konular olacak. Ben de mutlaka önerilerimle yönetimin kapılarını aşındıracağım.
Onların önerecekleri konularda da bilmemkaçta bir lik oy hakkımı kullanacağım.
Daha ne? Oyunuzu Bana verin!
Liberal Parti genel başkanı ve başkan adayı Libero:
- Önce sizin kendinize faydalı olmanıza izin vereceğim, sonra bu faydanın
hepimizin faydası için işlevsel kılınmasının yollarını açmak için çalışacağım.
Oyunuzu kime isterseniz ona verin!
Oy verecek olanlar düşünürler, taşınırlar ve sonunda oylarını verirler&
Kendilerini en çok baskı altına alanın, kendilerini tehdit altına sokacak olan
herkese ve her şeye vereceği güçlü karşılığı düşünenler, Taşist Parti ye oy
verirler.
Başkalarını en çok düşünenin kendilerini de en çok düşünen olacağına inananlar,
Otyalist Parti yi seçerler.
Biz hiçbiri gibi düşünmüyoruz ama ne düşündüğümüzü bir gün bilirsek,
karar verdiğimizde o bizi dinler diyenler, Bağımsız adayı tercih ederler.
Ne olursa olsun, isterse barajı geçemesin. Benim kişisel haklarımı
korumak vaadinde bulunan ve buna karşılık bana eziyet etmeyeceğinin, ne kadar
kazanırsam o kadar yiyebileceğimin garantisini veren, üstelik de kendi
üretimimi yeni yöntemlerle geliştirmeme izin verip kendi birikimimi, eğer
hastalanırsam, kendi istediğim miktarda kullanmamı daha mantıklı bulan ve
sağlığını tehlikeye atanların yükünü kendime iyi bakan bana yüklemeyen bir
yönetimi tercih ederim diyenler, Liberal Parti ye oy verirler.
Sonrasında, mevcut durumdan fakirleşenler Otyalist Parti yi, sonraki durumdan
fakirleşenler de Taşist Parti yi seçerek dalgalanmalara neden olacaklar ve bir
seçimde biri galip gelecek, diğer seçimde diğeri galip gelecek, ya da ikisi de
galip gelip birbirini yiyecektir. Bağımsız adaya oy verenlerse bir sonraki
dönemin başka bir bağımsız adayını tercih edeceklerdir çünkü onun sözü hiçbir
durumda büyük çoğunluk la iktidara gelenlerce dinlenmeyecektir. Bu da
uzun süre, bağımsız vekilin kişisel beceriksizliğine bağlanacaktır. Tıpkı
Yönetim deki beceriksizliğin sisteme değil de partilere ve/veya parti
başkanlarına bağlanacağı gibi&
Peki Yönetim in totaliter politikaları neden işlemeyecektir?
Çünkü:
Temel görevi toplumun iç ve dış güvenliğini sağlamak, hukukun üstünlüğünü tesis
etmek, nihayetinde insanların hak ve özgürlüklerini korumak olan bir seçilmiş
temsilciler ve atanmış memurlar topluluğundan oluşan Yönetim, insanları mutlu
etmek vaadiyle, aslında herbirinin ayrı yollarla mutlu olacakları özgür
yaşantılarını ellerinden alıp, ortak mutluluklarını yaratmak üzere bir potada
toplayıp israf edecektir. Mutluluk, kişisel bir algılamadır ve totaliter olarak
algılanması mümkün olmadığı gibi, gereksizdir de&
Ne yapılması gerekir?
Aynı güçlerle donatıldığı ve hesap sorulamaz bir yapıya kavuşturulduğu koşulda
her kurumun benzer şekilde yozlaşacağı, kalitesizleşeceği, kendisine ve
çevresine zararlı hale dönüşeceği bilindiği halde, mağdurları tarafından kendi
kendine genişletebileceği yetkilerle donatılmış bir Yönetim in çözüm şansının
bulunmadığının anlaşılması gerekir.
İnsanların temel hakları olan düşünce, inanç, dil, mülkiyet gibi, insani
değerlerin korunmasının önündeki her türlü engelin kaldırılması gerekir. Bu
engellerin başında da Yönetim in kendi zorba yapısı gelmektedir.
Taş Devri mağarasındaki seçim sonuçları için bekleyin!
|