LİTERATÜR
Liberalizm (Son): Liberalizm, Devlet ve Entelijansiya Yazdır E-posta
Yazar F. A. von Hayek   
Pazar, 14 Mart 2010

14. Hükümetin Hizmet Görevleri 

http://www.hermeskitap.com/catalog/images/wd8rf4jl.jpgLiberal ilkelerce talep edilen, hükümet yetkilerinin genel âdil davranış kuralları ile sıkı bir şekilde sınırlandırılması, sadece cebrî hükümet yetkilerine işaret eder. Hükümet, ilâveten, tasarrufuna sunulan kaynakların kullanımı ile, kaynakların vergileme ile arttırılması dışında zor kullanımını icap ettirmeyen birçok hizmeti verebilir; ve galiba liberal akımın bazı aşırı kanatları haricinde bu gibi görevleri deruhte eden bir hükümetin arzu edilirliği asla reddedilmedi. Bununla birlikte, on dokuzuncu yüzyılda, yine ikinci derecede ve esasen geleneksel öneme sahip olan ve liberal teori tarafından kısa süre tartışılan, bu tür hizmetlerin merkezî hükümettense yerel hükümetin ellerine bırakılmasının daha iyi olacağını vurgulayan bir fikir vardı. Yol gösterici düşünce merkezî hükümetin gereğinden fazla güçlü olması endişesi ve farklı yerel otoriteler arasındaki rekabetin bu hizmetlerin gelişimini arzu edilen çizgiler üzerinde etkin bir şekilde kontrol etmesi ve yönlendirmesi umudu idi. 

        Başlangıcından bu yana, zenginliğin genel artışı ve bu artış tarafından tatmini mümkün kılınan yeni istekler bu hizmet faaliyetlerinin muazzam bir artışına yol açmaktadır, ve klâsik liberalizmin bu faaliyetlere yönelik şimdiye kadar aldığından çok daha açık ve net bir tavrı zarurî kılmaktadır. Ekonomistlece “kamu malları” olarak bilinen, tedarik edilirlerse herkese fayda sağladıkları ve kendileri için ödeme yapmak isteyen kişilerle sınırlandırılamadıkları için, yüksek derecede talep edildiği halde piyasa mekanizmasınca sunulamayan bu türden çok sayıda hizmetlerin varlığına hiç şüphe olamaz. Suça karşı koruma veya bulaşıcı hastalıkların yayılmasının engellenmesi gibi temel vazifelerden, büyük şehir yığınlarının son derece şiddetli bir şekilde meydana getirdiği çok sayıdaki farklı sorunlara kadar gerekli hizmetler, ancak eğer maliyetlerini karşılayacak kaynaklar vergileme ile arttırılır ise sunulabilir. Bu, eğer bu hizmetler herhangi bir seviyede sunulacak olursa, aynı zamanda mecburen işletilmeleri olmasa da, en azından finansmanları vergileme yetkisine sahip birimlerin ellerine bırakılmalıdır anlamına gelir.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 13 Mart 2010 )
 
Liberalizm (7): Liberalizm, Adalet, Demokrasi ve Sol Yazdır E-posta
Yazar F. A. von Hayek   
Cuma, 05 Mart 2010

 11. Liberalizm ve Adalet 

http://uzar.files.wordpress.com/2009/10/heil_democracy.jpg

Liberal adalet anlayışı liberal hukuk anlayışıyla yakından bağlantılıdır. Liberal adalet anlayışı iki önemli hususta günümüzde yaygın kabul gören anlayıştan farklılık arz eder: bu anlayış, özel çıkarlardan bağımsız objektif âdil davranış kurallarının keşfedilmesi imkânına duyulan bir inanç üzerine temellendirilir; ve kendisini, insan davranışının farklı bireyler vaya grupların sosyal mevkileri üzerine muayyen sonuçları ile değil, ama sadece, insan davranışının hakkaniyeti ya da insan davranışını yöneten kurallarla ilgilendirir. Özellikle sosyalizme karşıt olarak, liberalizmin dağıtımcı adalet veya artık daha sıklıkla “sosyal” adalet diye adlandırılan şeyle değil de, karşılıklı uygulanan adalet (commutative justice) ile ilgilendiği söylenebilir. 

Keşfedilebilen ama keyfî olarak yaratılamayan âdil davranış kurallarının varlığına inanç, bu türden kuralların büyük çoğunluğunun her zaman şüphe edilmeksizin kabul edilmiş olacakları ve belirli bir kuralın hakkaniyeti hakkındaki herhangi bir şüphenin, genel kabul görmüş kuralların bu ana bütünü bağlamında, kabul edilecek kuralın kalan diğer kurallarla bağdaşır olacağı bir şekilde, çözümlenmesi gerektiği gerçeğine dayanır; yani, bu kural bütün diğer âdil davranış kurallarının kendisine hizmet ettiği aynı tür soyut faaliyet düzeninin oluşumuna hizmet etmeli, ve bu kurallardan herhangi birisinin icapları ile çatışmamalıdır. Böylece, herhangi bir belirli kuralın âdilliği testi, bu kuralın, bütün diğer kabul edilmiş kurallarla tutarlı olduğunu kanıtlamasından dolayı, evrensel seviyede uygulanmasının imkân dahilinde olup olmadığıdır. 

Son Güncelleme ( Cuma, 05 Mart 2010 )
 
Liberalizm (6): Liberal Hukuk ve Kurumlar Yazdır E-posta
Yazar F. A. von Hayek   
Pazartesi, 22 Şubat 2010
http://chnm.gmu.edu/declaration/images/thelen2.jpg 8. Liberal Hukuk Anlayışı

        Liberalizmin hukuk çatısı altında özgürlük anlayışının veya keyfî cebir kullanımına yer vermemeyişinin manası, bu bağlamda “hukuk” ve “keyfî” kelimelerine verilen anlama dönüşür. Kısmen bu ifadelerin kullanımındaki farklılıklardan dolayı, liberal gelenek içinde iki akım arasında bir fikir ayrılığı vardır. Kıta Avrupası liberallerinin bir çoğu ve Jeremy Bentham’a göre, Bentham’ın da ifade ettiği gibi, “her yasa bir özgürlük ihlali olduğundan, her yasa bir kötülüktür.” John Locke gibi düşünenlere göre ise özgürlük ancak hukukun çatısı altında var olabilir. (Locke’un ifadesiyle, “zira, diğer herkesin keyfî iradesi kendisi üzerinde despotça hükmediyor iken, kim özgür olabilir ki ?”)

        Elbette, doğrudur ki, kanun özgürlüğü imha etmek için kullanılabilir. Ancak, yasamanın her ürünü John Locke, David Hume, Adam Smith, Immanuel Kant veya sonraki İngiliz Whig’lerinin özgürlüğün himayesi olarak kabul ettikleri anlamda bir yasa değildir. Onlar özgürlüğün vazgeçilmez himayesi olarak hukuka dair konuştuklarında, akıllarındaki şey, yasama otoritesince yayınlanan her emir değil, ama sadece özel hukuku ve ceza hukukunu teşkil eden âdil davranış kurallarıydı. Hükümetçe uygulanan kuralların Britanya liberal geleneğinde özgürlüğün koşullarını tarif etmek için kullanıldığı anlamıyla yasa olarak nitelenebilmesi için, İngliz Örf ve Adet Hukuku (Common Law) gibi bir hukukun mecburen sahip olması gereken, ama yasama meclisi ürünlerinin illaki sahip olmaya ihtiyaç duymadığı, belirli vasıflara sahip olması gerekmişti: bu kurallar, bilinmeyen sayıdaki gelecek zamana ait misallere tamamen benzer şekilde uygulanabilen, bireylerin koruma altındaki alanını tanımlayan ve bu yüzden belirli emirlerden ziyade, esas itibariyle yasaklamalar niteliğine sahip genel bireysel davranış kuralları olmalıdırlar. Bu nedenle, bu kurallar, aynı zamanda, özel mülkiyet kurumundan ayrılmazdırlar. İşte bu âdil davranış kurallarınca belirlenen sınırlar dahilinde, bireyin bilgisini ve yeteneklerini kendisine uygun görünen herhangi bir tarzda kendi maksatlarının takibinde kullanmak için özgür olması gerekliydi.

Son Güncelleme ( Salı, 02 Mart 2010 )
 
Friedman, Hayek'e Meydan Okuyor Yazdır E-posta
Yazar Mark SKOUSEN   
Cuma, 12 Şubat 2010

http://rlv.zcache.com/never_forget_the_austrians_hayek_friedman_mises_poster-p228272433928654668qzz0_400.jpgÇeviren: Ünsal Çetin

“İktisadî dalgalanmanın Hayek-Mises açıklaması

delil tarafından yanlışlanmıştır. İnanıyorum ki, bu açıklama hatalıdır.”

----Milton Friedman

 


        Monetaristler ve Avusturyanlar serbest piyasanın gayretli savunucuları, fakat metodoloji ve iktisadî modelleme üstüne mütemadiyen çarpışırlar. Konu politikaya gelince, bu çarpışma iktisatta olduğu kadar çok değil. Nitekim, Monetarist Okul’un önder sözcüsü Milton Friedman, Friedrich Hayek’in The Road to Serfdom’unun (Kölelik Yolu) 50’inci yıldönümü baskısına bir süre önce iltifatlı bir takdim yazdı. Fakat, Friedman’ın (ve Allan Meltzer’in) Hayek’in Prices and Production’ı (Fiyatlar ve Üretim) ile Avusturyan iktisadî dalgalanma teorisine yönelik tutumu daha az cömert. 

       Friedman Avusturyan iktisadî dalgalanma teorisine dair sorusunu ilk olarak NBER’deki parasal çalışmalarda yer alan 1964 tarihli bir makalesinde yükseltti,1 ve Economic Inquiry’deki 1993 tarihli bir makalesinde güncelledi.2 Her iki makalede, Friedman resesyonlara önceki dönemin enflasyonları tarafından neden olunduğu şeklindeki Hayek-Mises tezini sorgular.

Son Güncelleme ( Perşembe, 11 Şubat 2010 )
 
Liberalizm (5): Liberal Özgürlük Anlayışı Yazdır E-posta
Yazar F. A. von Hayek   
Pazar, 31 Ocak 2010
http://reason.com/assets/mc/_ATTIC/ngillespie2/modsoc_libertarian.jpg

 7. Liberal Özgürlük Anlayışı

        Sadece “Britanya” ya da evrimci liberalizm tipi belirli bir politik program geliştirdiğinden liberalizm ilkelerinin sistematik bir açıklamasına yönelik bir girişim bu tipe yoğunlaşmak zorunda kalacaktır, ve Kıta Avrupası ya da kurucu tipin görüşlerinden ancak ara sıra tezat oluşturan noktanın izahı usulüyle bahsedilecektir. Bu gerçek, ayrıca, çoğunlukla Kıta Avrupası’nda politik ve ekonomik liberalizm arasında çizilen, (liberalismo ve liberismo arasındaki ayrım olarak, bilhassa İtalyan filozof Benedetto Croce tarafından incelenen) ama Britanya tipine tatbik edilemeyen, diğer bir ayrımın reddedilmesini talep eder. Cebrî güçlerin verilişi hükümete, bütün liberallerin korumak istediği, bireysel amaçların seçimindeki özgürlüğü dahi sınırlamaktan başka bir şey yapmayan, esasen keyfî ve ayrımcı yetkileri verdiği halde, Britanya geleneği için bu ikisi birbirinden ayrılamaz, çünkü hükümetin cebrî yetkilerinin genel âdil davranış kurallarının uygulanması ile sınırlandırılması temel prensibi, hükümeti bireylerin ekonomik faaliyetlerini yönlendirme ve kontrol etme gücünden mahrum eder. Bütün amaçlara yönelik araçların kontrolü olarak, ekonomik kontrolün imkân dahilindeki bütün hürriyetlerin bir sınırlandırılmasını meydana getirmesine karşın, hukukun himayesi altında özgürlük ekonomik özgürlüğü belirtir.

        İşte bu bağlantıda, farklı liberalizm türlerinin bireysel özgürlük talebi ve bu talebin ima ettiği bireysel kişiliğe saygı üzerine görünüşteki mutabakat önemli bir farklılığın üstünü örter. Liberalizmin en parlak devri süresince, bu özgürlük anlayışının epeyce belirli bir anlamı vardı: bu anlayış öncelikle hür insanın keyfî zorlamaya tâbi olmadığı anlamına geldi. Fakat, toplum içinde yaşayan insan için, bu türden zorlamaya karşı korunma bütün insanlar üzerinde, onları başkalarını zorlama imkânından yoksun bırakarak, bir kısıtlamayı gerektirir. Herkes için özgürlük ancak, Immanuel Kant’ın ünlü formülü ile, eğer her bir kişinin özgürlüğü diğer herkesin eşit özgürlüğü ile bağdaştığından daha fazla genişlemediyse kazanılabilir. Bu nedenle, liberal özgürlük anlayışı, mecburen, her bir kişinin özgürlüğünü herkes için aynı özgürlüğü korumak amacıyla sınırlayan, hukukun himayesi altında bir özgürlük idi.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 30 Ocak 2010 )
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 31
design by macroajans