İttifak görüşmeleri ve MHP’nin kozları - Seçim 2015

  • Furkan Menekşe
  • 08 Haziran 2015
  •     

Not: 3H Blog'da ifade edilen görüşler, yazarların şahsi görüşleridir.

Oylama işleminin tamamlanmasıyla seçimin bir bölümü bitti, daha büyük bir bölümü başladı.

Seçim sonuçlarında fazla şaşırtıcı bir şey olmadı. Anketler aşağı yukarı bu rakamları veriyordu. Barajın artık bir anlamının kalmaması ve yıllar sonra yeniden koalisyon hesaplarının yapılması yeni bir dönemin başlangıcı gibi.

Herkesin aklında aynı düşünceler var. Bundan sonra ne olur, kim kim ile birlikte olur gibi sorular herkesin dilinde. İşte benim gördüklerim:

Hükümet kurma planlamalarının kilit aktörü MHP olacak. Hem AKP’nin hükümet kurmak için hem de CHP-HDP birleşmesinin MHP’siz bir hükümet kurma ihtimali yok.

AKP-MHP ilişkisi...

Öncelikle AKP olası bir koalisyondan önce tek başına iktidar olmanın formüllerini arayacaktır. Bunun için de 45 gün sonrasına ya da erken seçime en avantajlı şekilde girilmesi için hesaplamalarını yapmaya başlamıştır.

Eğer "tek başına iktidar" hesaplamaları tutmazsa yanına bir ortak bulmak zorunda. HDP ve CHP kapıları kapattığı için geriye tek bir seçenek kalıyor MHP.

Mart’tan beri MHP’nin AKP ile bir koalisyon yapabileceği konuşuluyordu. Oktay Vural’ın 21 Mayıs’taki açıklaması bu düşünceyi biraz uzaklaştırmıştı zihinlerden: 
www.radikal.com.tr/politika/oktay_vural_ak_parti_ile_koalisyon_yapmamiz_mumkun_gorunmuyor-1362486

Oktay Vural’ın seçimden sonraki açıklamaları açık kapı bırakır gibiydi, Demirtaş gibi kesin bir dille reddetmedi iddiaları:
http://www.cnnturk.com/turkiye/oktay-vuraldan-ak-parti-ile-koalisyon-aciklamasi

Aslına bakarsanız kendisi için en iyisini yaptı. Neden mi?

Her ne kadar AKP ile yapılacak olası bir ittifakın kendi seçmenini küstüreceğini çok iyi bilse de bu seçeneği masada tutarak CHP ve HDP ile yapacağı yeni hükümet tartışmalarına eli güçlü bir şekilde girmek istiyor. Oy oranı CHP’den 10 puan daha az olsa bile elindeki bu AKP ile de ittifak yapabilme kozuyla eşit bakanlık hatta belki başbakanlık talebinde bulunabilecek. Aynısını AKP’ye karşı bir koz olarak da kullanabilir. “İstediklerimi vermezsen onlarla ittifak yaparım” diyebilir.

Bu açıdan düşünüldüğünde MHP bayağı şanslı bir konumda. Ama diğer yandan da bir hayli handikaplı bir konumda. Çünkü MHP tabanı hem AKP’den hem de HDP’den nefret ediyor. Herhangi birisiyle koalisyon kurulduğunda “Bunca yıllık MHP’liyim, bundan sonra oy falan istemesinler” benden diyecek çok fazla seçmen var. 

MHP’de durum böyleyken AKP’de de durum farklı değil. 

Normal şartlar altında %40 oy oranına sahip bir partinin sevinçten havalara uçması gerekirken AKP sukut-u hayale uğramış durumda. Toplumu ve kendini kutuplaştıran, herkesi ötekileştiren bir tutum sergilediği için tek başına iktidar olamadığında işi çok zor oluyor bu partinin çünkü çok yalnız. MHP’yi yanına çekmesi için çok fazla taviz vermesi gerekebilir.

Bunun dışındaki opsiyon için AKP’nin her zaman parlattığı mücevher şimdi her zamankinden daha çok işe yarayabilir: İstikrar!

İstikrar politikasının gerekliliğini söylemden çıkarıp elle tutulur hale getirerek tekrar tek başına hükümet kurma şansı var. 

AKP’nin MHP’yi ikna etmediği, CHP-MHP-HDP ittifakının kurulamadığı bir ortamda 45 gün sonra tekrar seçime gidilir ve arada geçen 45 gün öyle bir anlatılır ki insanlar 90’ları görür gibi olup korkabilir.

Hükümeti CHP-MHP-HDP ittifakının kurması orta vadede ekonomi çevrelerini pek memnun etmeyebilir.

  • Bu üçlünün ekonomiyi yönetebilme becerisinin şüpheli olması,
  • Sosyal partiler olmaları dolayısıyla kamu harcamalarını artıracak olmaları,
  • Fazlasıyla zıt görüşte partiler olmaları dolayısıyla verdikleri kırılgan görüntü

her zaman için yatırımcıda siyasi risk düşüncesini yüksek tutacak. Tüm bunların ekonomik göstergelere orta vadede S.O.S verdireceğini düşünüyorum.

AKP bunu çok iyi kullanıp “Bakın gördünüz, geldiler n’oldu, yönetemediler. Ekonomi yönetimini en iyi biz biliriz biiiz” şeklindeki söylemleriyle seçmenleri yeniden kendi çatısı altında toplamayı başaracaktır. 

Ekonomik göstergelerin seçmenler üzerindeki etkilerini görmek için Alper Akalın’ın seçim tahmin yazısındaki tablolara bakabilirsiniz: http://t.co/TEO0gyy4mp

Sonuç olarak;

1) MHP hem en avantajlı, hem dezavantajlı parti. Hamle yapmadan önce çok iyi düşünmesi lazım.

2) AKP aleyhine gözüken durumu lehine çevirmek için elinden geleni yapacaktır. Vaatler verme ve onları yönetmede Yalçın Akdoğan’a büyük iş düşüyor. Bu dönemde Erdoğan biraz geri durmalı. 

3) CHP MHP HDP koalisyonu eline geçecek olası bir fırsatı kaçırmamalı. Sırf halka hoş gözükmek için SYRIZA olmaya çalışmamalı. Gerekirse Kemal Derviş’i getirip kasanın başına onu oturtmalı.

Her zamanki gibi yine kritik günlerden geçiyoruz.

Bir an önce normalleşip, ülkenin siyasetle yatıp siyasetle kalkmadığı günlere uyanmak dileğiyle...


© 2013 3H Hareketi. Powered by Akıl Ofisi