Yerel seçimler sonrası: Şimdi özgürlük zamanı

  • Kubilay Atlay
  • 31 Mart 2014
  •     

Not: 3H Blog'da ifade edilen görüşler, yazarların şahsi görüşleridir.

Seçimler sonuçlandı. Seçim öncesi tahminlerim doğru çıktı. Şimdi, seçim sonrası neler yapılabileceğiyle ilgili olarak Ankara Üniversitesi İnsan Hakları Anabilim Dalından Kerem Altıparmak’ın Facebook’tan yaptığı değerlendirmeyi paylaşıyorum:
 

“Her seçimin ardından olduğu gibi "muhalefet partileri halkı anlamadı, halkı hakir gördü" muhabbeti yine başladı. Ben ortada ne zafer, ne de büyük bir başarısızlık görüyorum. Evet CHP bizim kabul edebileceğimiz bir siyaset izlemedi, aynı cemaat algısı nedeniyle hiçbir zaman da izlemeyecek. Nispeten izlediğini düşündüğümüz HDPnin başarısızlığı da ortada. CHP izlese de 3 aşağı 5 yukarı aynı sonuç çıkacaktı.

Sorun şu, Türkiye'de siyasi tercihler cemaat-kimlik üzerinden yapılıyor. AKP cemaati en büyük ve adiyet duygusu çok yüksek bir parti. Bakmayın Bekir Berat Özipek gibi küplerle altın gömse halkımız hizmeti görüyor diyenlere. Cemaat, liderini tehlikede görünce sahip çıkmış, durum bundan ibaret. Suçlu olan yakının koruyan bir aile gibi davrandı. Bir çoklarını kızdıracak olsa da söyleyeyim, BDPnin başarısı da bundan ibaret. O da belirli nedenlerle kendi cemaatini sıklaştırmış durumda.

Bu durumda seçimin kaybedenleri için bir gerçek ortaya çıkıyor. O da cemaat siyasetine karşı durmak. Sandığa, milli iradeye saygı falan gerçekçi değil. Sandık bir cemaatin değerlerini diğerlerinin üstüne çıkarmış durumda. Bu yüksek gerilim o cemaatle diğer cemaatler arasında hemen hemen hiçbir ortak nokta bırakmamış durumda. Ama kazanan cemaatin iddiası, buradan aldığı yetkiyle tek başına ortak değerler oluşturabileceği.

Bu açık resim karşısında, bir gün doğru siyaset yapar o sandığı biz de ele geçiririz demek çok anlamsız. Bunun yerine bu büyük cemaatin hegemonyasına karşı özgürlük ve özerklik çağrısı yapmanın zamanıdır. O cemaat % 60 oy da alsa özgürlüklerimize müdahalesine izin verilemez demenin zamanı. Devlet her ihtimalde özgürlüklerimizden uzak durmalı ama cemaatler arası bir yarışın söz konusu olduğu bir ortamda Devlet ve iktidar olabildiğince küçültülmeli, meşruiyeti sorgulanmalı.

Bence Gezi'yi orjinal ve değerli kılan da buydu. Gezi öncesinde o cemaat kürtajdan, çocuğa, alkolden, sanata her alanı hegemonyası altına alma iddiasındaydı. Gezi bunu reddettiği için değerliydi. O yüzden Gezi'den bir cemaat çıkmaz. Çıkmaz ama Gezi'den gerçekçi bir siyaset çıkabilir. Hiçbir zaman seçim kazanmasa da özgürlüklere sahip çıkmanın ve savunmanın gerekliliğini vurgulayan bir siyaset.”

 

Gezi olayları esnasında hiç sokağa çıkmadım. Gezicileri de geçmişte de şimdi de desteklemedim. Onların ifade ve protesto haklarının ellerinden alındığını da söylemekten imtina etmedim. Sayın Altıparmak’la siyasi açıdan da zıt pozisyonlarda sayılabiliriz. Bu yazıda yazdıklarının da hepsine katılmıyorum. Ancak kendisini liberal olarak tanımlamayan Altıparmak’ın durduğu pozisyonun, kendisini liberal olarak tanımlayanlarınkinden ne kadar daha özgürlükçü ne kadar daha liberal olduğunun da görülmesini isterim. Herkesin liberal olmasına gerek yok. Temel prensiplerde (küçük devlet, hayat, hürriyet ve mülkiyet) anlaşabilirsek yeter diye düşünüyorum. Sayın Altıparmak’ın bu liberal çıkışı bize de fikirlerimizin gücünü ve liberal fikirlerin kimsenin tekelinde olmadığını hatırlatsın.

 

Korkmayın. Özgürlüğünüze sahip çıkın. İnsan olduğunuz için haklarınız var, bu haklarınızı savunun. Özgürlük yolundan sapmayın, sapanları takmayın.


© 2013 3H Hareketi. Powered by Akıl Ofisi