Dersaneleri yasaklasak da mı saçmalasak...

  • Faruk Saim Akhan
  • 10 Eylül 2010
  •     

Not: 3H Blog'da ifade edilen görüşler, yazarların şahsi görüşleridir.

Başbakan Erdoğan, son açıklamalarında daha önce de vaat ettiği dersanelerin kapatılması konusunda kararlılığını vurguladı. Dersanlerin kapatılmasının piyasaya açık bir müdahale olmasınıu bir kenara bırakıp pragmatist yaklaşalım. Dersanelerin yasaklanmasının topluma nesnel bir faydası olabilir mi?

Bunun için öncelikle dersanenin ne olduğunu, piyasadaki karşılığını tanımlamak gereklidir. Dersaneler, genel olarak, rekabet koşullarında kurumsallaşmış özel ders hizmeti sunan uzmanlaşmış kurumlardır. 

Tanımdan yola çıkarsak, başbakanın adet edindiği üzere, vatana millete zararlı olmakla itham edilmesinin aksine, piyasada bireysel olarak temin edilmesi halinde oldukça maliyetli olacak özel ders hizmetini rekabet koşullarında kurumsallaştığı için oldukça ucuza, dolayısıyla hemen her tabakadan insanın ulaşabilmesini sağlayacak şekilde sunduğunu görürüz.

Bunun yanında devletin yanlış eğitim politikasının neden olduğu fazladan eğitim fakültesi mezunu sorununu absorbe etmesi de eklenebilir, ancak bu nispeten daha az anlamlı bir faydadır.

Peki, dersaneler tam olarak ne yaparak halka zarar veriyor ve başbakanı karşılarına alıyorlar? Çünkü devletin tekelinde tuttuğu eğitimdeki en büyük çelişkilerden birini piyasa koşullarında pragmatist düzeyde fırsata çeviriyorlar. Bu çelişki ise devletin bir kurumunun eğitimi sonucu diploma alan bireylere bir başka kurumunun onlara öğretilmeyen -metod ya da müfredat açısıdan- bilgileri merkezi sınavla sınamaya çalışmasıdır. Haliyle bu çelişkinin insanlara maddi olarak yansıması, halk nezdinde bu çelişkinin sorgulanmasını sonuç veriyor. Hükümet de kolaycılığa kaçarak sorunu çözmek yerine sorgulanmasını ertelemeye, kiri pası halının altına süpürmeye çalışıyor.

AKP iktidarının son dönemde sürüklendiği agresif ve ötekici dil ise her sorunda bir günah keçisi gerektiriyor. Dersanelerin bu konuda bu kadar öne çıkarılması, bir nevi mafya muamelesi görmesi bu günah keçisi ihtiyacından kaynaklanıyor.

Sorunun kaynağı ve çözüm diye dayatılan piyasa müdahalesi işe yarar mı? Yani hükümetin çelişkiyi gizleme amacına hizmet eder mi?

Bir kere piyasada talep söz konusu oldukça arz kendini yeniden üretecektir. Yukarıda bahsettiğim tanım gereği, dersanelerin yasaklanması kurumsallaşan özel ders hizmetinin rekabet ve kurumsallıktan uzaklaşmasını, haliyle maliyetinin artmasını ve topluma maliyetini arttıracaktır.

Bundan en çok zarar görecek ise özel lisede okuma ve özel ders alma imkanı olmayan ve üniversite kazanma rekanetinde eğitim sisteminin çelişkisinden sıyrılma fırsatı bir tek dersaneler olan maddi durumu yetersiz bireylerdir diyebiliriz.

Piyasaya her müdahale orta ve uzun vadede maksadının aksini sonuç verecektir. Dersaneleri yasaklamaya dönük bir girişim, eğitimdeki çelişkiyi derinleştirmekle birlikte AKP iktidarının müdahaleci tavrına tüy dikecek, üstelik nihai olarak eğitim sisteminin çelişkisini hafifleten eğitim kurumlarını haksız olarak cezalandırmış olacaktır.


© 2013 3H Hareketi. Powered by Akıl Ofisi