Darbe nedir, ne değildir?

  • Kubilay Atlay
  • 26 Aralık 2013
  •     

Not: 3H Blog'da ifade edilen görüşler, yazarların şahsi görüşleridir.

 

Türkiye’de eli kalem tutan, okumuş yazmış özgürlük savunucularının başında bir lanet var: mütemadiyen temelden bir şeyler anlatıp durmak zorunda kalıyorlar. Ciddi ve kaliteli akademisyenler normalde lisans öğrencilerinin amatör bloglarında yazmaları gereken şeyleri  yazmak zorunda kalıyorlar. Atilla Yayla, “uçak fiyatlarına tavan fiyat uygulaması yanlıştır” yazmak zorunda kalıyor örneğin. İktisat 1. Sınıf öğrencisi bilir bunu normalde. Kerem Altıparmak “Evleri, kadınla erkek beraber kaldıkları için basmak insan hakkı ihlalidir” diye yazmak zorunda kalıyor. Hukuktaki öğrencilerine 2. Sınıfta dönem ödevi niyetine verseler yeridir bunları. Ama işte, özgürlükle ilgili bilinç ve bilgi seviyemiz o noktada ki tekrar tekrar bunları anlatmak zorunda kalıyorlar.

 

 

Bunun en ciddi sonuçlarından birisi, bu minik şeyleri insanlara nalatmakla zaman geçirdikleri için uluslararası literatüre daha az katkı sağlanılması. ABD’de eşcinsel evlilikler, evlilik olmayan sosyal birliktelikler, Anayasa Mahkemesinin kararı, AİHM’in takınacağı tavır hakkında çalışmak isteseniz mesela toslayacağınız duvar “AK Partinin ipnelerin oyuna ihtiyacı yok” diye Twitterdan bağıran birisi olacak. Ülkede eşcinsellerin yaşayabileceklerine, onların da yaşam hakkı olduğuna insanları inandırmaya çalışmaktan daha sofistike diğer tartışmalara geçemiyoruz bile.

 

 

Ben de şimdi, mecburen, neyin darbe olduğu, neyin olmadığı hakkında bir yazı yazacağım. Normalde bunu lise öğrencilerinin bile bilmesi gerekir, hem de ülkemiz gibi darbesi mebzul bir ülkede. Heyhat, bilinmiyor. “Fil büyük bir hayvandır” bilgisine sahip birisinin gördüğü her büyük hayvana fil demesi gibi, “darbe ile iktidar el değiştirir” bilgisine sahip olan ülkemiz yarı-entelektüeli, her iktidar değişimini darbe, iktidar değiştirme girişimini de darbe girişimi zannetmeye meyyal.

 

 

Kısa keseyim, aydın havası olsun:



Darbe, demokratik yollarla seçilmiş bir hükümetin olduğu yerde vardır. Demokrasinin sayısız tanımlarından birisi de iktidarın şiddet kullanılmadan, barışçıl yollarla değiştirilebildiği bir rejim olduğudur. Hali hazırdaki iktidar demokratik yollarla seçilmemişse, kendisinin iktidarı alış şekli de şiddete dayanıyorsa ve/veya barışçıl yollarla değiştirilmesi mümkün değilse, o iktidarın şiddet kullanılarak değiştirilmesi darbe değildir. Abdülhamit’in tahttan indirilmesi darbe değildir örneğin. Hiçbir padişahın tahttan indirilmesi darbe değildir. Demokratik yollarla seçilmemiş, demokratik yollarla görevden alamayacağınız iktidarı var olan tek yolla: şiddet ile değiştirirsiniz. Kaddafi’nin indirilmesi de darbe değildir, Saddam’ın indirilmesi de, Mübarek’in indirilmesi de. Bugün Kuzey Kore’nin başındaki evlat olsa sevilmeyecek diktatörü şiddet uygulayarak alaşağı etmek imkanım olsa yapardım, bu da darbe olmazdı. Mümkün olan tek yolla diktatörü indirmiş olurdum. 1960’da, 1980’da, 1996’da Türkiye’de ve daha bu sene Mısır’da yapılan ise darbedir. Demokratik yollarla seçilmiş bir hükümet vardır, bu hükümetin seçimle değiştirilme şansı vardır, mamafih şiddet kullanılarak kendileri alaşağı edilmişlerdir.

 

 

Demokratik ülkelerde, demokratik yollar kullanılarak iktidarın el değiştirmesi ise darbe değildir. Örneğin Türkiye’de 3 Kasım 2002’de iktidar seçim yoluyla iktidar değiştirilmiştir. Bu, darbe değildir. Yarın bir gün yine bir seçimle iktidar değişse bu da darbe olmayacaktır. Ancak şiddete başvurmadan, barışçıl yöntemlerle iktidarın değiştirilmesi sadece seçim ile olmaz. Seçim dışı bazı durumlarda da iktidar el değiştirebilir ve bu da darbe değildir. Roosevelt ABD başkanı iken ölmüştür ve yerine başkası geçmiştir. Bu darbe değildir. Önceki Alman Cumhurbaşkanı bir yolsuzluk soruşturması yüzünden istifa etmiştir. Bu da darbe değildir. Nixon, Watergate Skandalı yüzünden alaşağı edilmiştir. İstifa etmiştir, ancak istifa etmeseydi de yargı ve kongre tarafından sıkıştırılıyordu. Eğer istifa eden ilk ABD Başkanı olmasaydı, Kongre kararıyla düşürülen ilk ABD başkanı olması muhtemeldi. Bu da darbe değildir. İngiliz Kralı 8. Edward bir aşk meselesi yüzünden tahtından olmuştur, bu da darbe değildir.

 

 

Bunlar darbe olmadığı gibi, bunun gibi şeylere girişmek de bir darbe girişimi değildir. İktidardakinden başka partiye oy vermek, iktidarın istifasını talep etmek, ir yolsuzluğu ortaya çıkartmak, iktidardan birisinin, örneğin belediye başkan yardımcısının beceriksiz olduğunu öne sürmek ve görevinden el çektirilmesini talep etmek vb. darbe girişiminde bulunmak değildir. Bu ve benzeri eylemlerin darbe girişimi sayılabilmesi için yukarıda bahsettiğim iki şartın oluşması gerekir: Demokratik yolla seçilmiş bir hükümetin olması ve onu şiddet kullanarak veya şiddet kullanma tehdidiyle alaşağı etmek. Eğer bir köşe yazarı, “yolsuzluk var, belediye başkan yardımcısı istifa etsin” yazıyorsa bu darbe girişimi değildir. İlçenin jandarma komutanı gazeteye “yolsuzluk var, belediye başkan yardımcısı istifa etsin, yoksa emrimdeki askerlerle belediyeyi basarım” diye ilan veriyorsa, bu darbe girişimidir.

 

 

İnsanların buraya kulak asmadan hoşlarına gitmeyen her şeyi günümüzün klasik çamuru olan “darbecilikle” sıvayacaklarından çok kuşkum yok. Eskiden dinci idi, bir ara komünist idi, bir ara din düşmanı idi, şimdi darbeci.

 

 

En azından biz tarihe not düşmüş olalım.

 

 

 



© 2013 3H Hareketi. Powered by Akıl Ofisi