Bakın diğer ülkelerde de dövüyorlar!

  • Tarık Beyhan
  • 17 Ağustos 2014
  •     

Not: 3H Blog'da ifade edilen görüşler, yazarların şahsi görüşleridir.

ABD’nin Missouri eyaletine bağlı Ferguson şehrinde Michael Brown adlı silahsız siyah bir gencin beyaz bir polis tarafından vurulup öldürülmesinin ardından çıkan olaylar sonrası geçim kaynağı hükümetin işine yarayacak haber üretmek olan medya coşkuya kapıldı.

Polis eylemlere müdahale etmişti! Orda da polis şiddeti vardı! Bu da yetmemiş üstüne sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti! Hadi hemen Gezi Parkı olaylarına ile karşılaştıralım! Hükümetimiz ne kadar haklıydı herkes görsün!

Her zaman geçiştirilen kısma tekrar değinmek istiyorum. Gezi olaylarının barışçıl çizgisinden çıkması polisin saldırısı ile başlamış, polisin taksimden çekildiği 2 Haziran günü ise kesilmişti. Hatta 2 Haziran günü polisin çekildiği sıralarda Gezi Parkı içinde yakılan bir konteynır eylemciler tarafından söndürülmüştü. Polisin olmadığı günlerde duvarlara yazılama yapmak dışından hiçbir vandal eylem olmamış, sağa sola saldırmaya çalışan provokatörler diğer eylemciler tarafından engellenmişti. Aslında herkesin bildiği üzere polisten dayak yerken barışçıl göstericilerin, provokatörlere engel olması zaten mümkün değildi. Ve provokatörler zaten provokasyona hazır ortamları severler. Gezi parkını da provokasyona hazır hale getirenin hükümetin söylemleri ve polisin saldırısı olduğunu tekrar hatırlatmama gerek yoktur sanırım.

Ferguson’daki olaya gelince… ABD’de geçmişin izleri hala devam ediyor. Bir beyaz polisin bir siyahı öldürmesi doğrudan ırkçı bir davranış olarak algılanıyor. Aslında biraz haklı bir algı bu… Zira ABD’de hala birçok ırkçı bulunuyor. Genelde polisler hep “yanlışlıkla” siyahları vuruyor.

Şimdi bir karşılaştırma yapalım.

Ferguson’daki eylemciler polise karşı Gezi Olaylarında nadiren görülen molotof kokteylinden her gün yüzlerce kullanıyor. ABD’deki polis de buna rağmen Türkiye’dekine benzer müdahalede bulunuyor.

Ferguson’da gerçekten “çapulcular” var ve birçok dükkanı yağmaladılar. Gezi Olayları’nda yağmalanan dükkan sayısı bir elin parmağını geçmedi.

Ferguson’daki polisler basın mensuplarından ikisini gözaltına aldı. Türkiye’deki polisler gezi olayları sırasında birçok muhabiri dövdü, pek çoğunu yaraladı. Ferguson’daki emniyet amiri bu tavrın doğru olmadığını, barışçıl eylemcilere müdahalenin kesinlikle kabul edilemeyeceğini, basının görevine engel olunmaması gerektiğini ve sadece şiddet uygulayanlara müdahale edilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’de herhangi bir yetkili bu kadar kesin bir açıklama yapmadı, polis de herkese saldırmaya devam etti.

Ferguson’da bu kadar çatışma devam ederken 40 tane FBI ajanı kapı kapı dolaşıp Brown’un öldürülmesi olayı için şahit arıyor. Türkiye’de gezi olayları sırasında öldürülenlerin çoğunun faili hala yargı önüne bile çıkarılmadı.

Ferguson’da Missouri valisi Jay Nixon utanç, üzüntü ve gerginlik içerisinde sokağa çıkma yasağı ilan ederken Brown’un katilinin yargılanacağını belirtip barış mesajları verdi. Türkiye’de ise aylar sonra bile başbakan utanmadan ve üzülmeden polisin öldürdüğü Berkin Elvan’ın annesini yuhalattı. 

Ferguson’da Nixon “kötü niyetli eylemcilerin iyi niyetli barışçıl eylemcilerin sesini kısmasına izin vermeyeceğiz.” dedi. Türkiye’de ise zaten ilk başta barışçıl eylemcilere saldırıldı.

Ferguson’daki olaylar ile ilgili Başkan Obama “Polisin aşırı güç kullanmasının ya da anayasal haklarını kullanan barışçıl protestocuların nezarete atılmasının hiçbir bahanesi olamaz.” dedi, barışçıl gösteriler yapan eylemcilerin liderlerine teşekkür etti. Türkiye’de ise başbakan polis şiddeti için “Polisimiz destan yazdı” dedi.

Kısacası,
ABD’de hükümet eylemcilere barışçıl mesajlar verdi, polis şiddetini kınadı. Eylemler bitince aşırı güç kullandığı tespit edilen polisler her zaman olduğu gibi yüksek cezalar alacaklar, mağdurlar da yüklü tazminatlar.
 
Türkiye’de hükümet eylemcilere kin kustu, toplumu kutuplaştırıcı dili eksik etmedi, polis şiddetini övdü. Eylemler bitince de ölenlerin, yaralananların failleri yargılanmadı. Hatta bazı barışçıl göstericiler yargılandı.

Polis şiddeti her ülkede olur, haklar her ülkede çiğnenir, her devlet suç işler.

Özgürlüğün olduğu ülkelerde hukukun üstünlüğü de vardır, haklar çiğnenemez, devlet görevlileri işlediği suçların hesabını yargıda verir.

Özgür olmayan ülkeler ise milli irade ile yönetilir.


© 2013 3H Hareketi. Powered by Akıl Ofisi