İktidar sahiplerinin bir süredir kullandıkları dilden rahatsızız. 

Aldıkları oylara güvenerek, kendilerine oy vermeyen kitleleri aşağılamalarından, polis ne kadar şiddet kullanırsa kullansın, onlara arka çıkılmasından, dolayısıyla daha da cesaretlendirilmelerinden rahatsızız.

Düne kadar adını bilmediğimiz TOMA'larla tanışmaktan, TALCID'lerin, deniz gözlüklerinin, sütlerin ve limonların alternatif kullanım alanlarını öğrenmekten, yapılan eleştirilerden çok, eleştiri yapanların kim olduğuyla ilgilenilmesinden,  Avrupa'nın çeşitli belediyelerinde olan tüm uçuk yasakları toplayıp, sanki bunlar bütün Avrupa için geçerliymiş gibi pazarlanmasından, sadece yasak ithal etmekten, hiç özgürlüklerin ithalatının ve ihracatının yapılmamasından, ahlaksızlık denince akla sadece, kızların, erkeklerin kucaklarına oturmasının gelmesinden rahatsızız. 

Gazetecilerin yazdıkları yazılar nedeniyle onlarca dava ile uğraşmalarından, tazminatlar ödemeye mahkum edilmelerinden, patronlarına şikayet edilmelerinden ve dolayısıyla sindirilmelerinden, ülkede o kadar gazeteci varken, bir yabancı ajans muhabirinin başbakana az biraz yüklenerek soru sormasının haber değeri taşıyabilmesinden, televizyon dizileriyle uğraşılmasından, on yılı aşkın bir süredir tek başına iktidar olunmasına rağmen davaların hala uzun yıllar sürmesinden, yargının hantallığından ve dolayısıyla henüz suçu kesinleşmemiş insanların, yargılanırken, senelerce tutuklu kalmasından, kimseye doğrudan bir zararı olmadığı halde, din karşıtı söylemlerde bulunanların ağır hapis cezalarıyla karşılaşmasından, devletin ve toplumun olası şiddetine karşı, bireyi koruma altına almayan bu yargı anlayışından rahatsızız. 

Rahatsızlık duyduğumuz konuların bu kadar uzun olmasından ve aslında devamı da olmasından RAHATSIZIZ!

Özgürlükle, 3H Hareketi 


© 2013 3H Hareketi. Powered by Akıl Ofisi